Nijer’de Fransa karşıtı bir gösteride “Fransa ordusu buradan çekil” yazan bir pankart, 16 Eylül 2023, Niamey.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Temmuz ayındaki darbenin arkasından askeri cuntanın yönettiği Nijer’deki büyükelçisini geri çekeceğini ve ülkeyle askeri iş birliğini sonlandıracağını deklare etti.
Macron, “Büyükelçimizi geri çekme sonucu aldık. Önümüzdeki saatlerde büyükelçi ve birkaç öteki diplomatımız Fransa’ya geri dönecek” dedi.
Ülkeyle olan askeri iş birliğinin de sona erdiğini açıklayan Macron, Fransız askerlerin gelecek aylarda Nijer’den ayrılacağını açıkladı.
Nijer’deki cunta yönetimi sonucu memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; “Bugün Nijer’in egemenliğine doğru atılan bu yeni adımı kutluyoruz” açıklamasını yapmış oldu.
Batı Afrika’da, denize kıyısı bulunmayan ülkede ortalama 1500 Fransız askeri bulunuyor.
Eski bir Fransız sömürgesi olan ülkedeki askeri darbenin arkasından meydana getirilen cunta yanlısı gösterilerde, Fransa’nın ülkedeki varlığı da protesto ediliyordu.
Askerlerini geri çekmesi Fransa’nın Afrika’nın Sahil (Sahel) bölgesindeki İslamcı militanlarla mücadelesine ve bölgedeki etkisine de darbe vurmuş olacak.
Fotoğraf altı yazısı,
Sahil (Sahel) Bölgesi
Fransız TF1 ve France 2 televizyonlarında konuşan Macron, halen darbe yönetiminin “tutsak tuttuğu” Nijer’in seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Barzoum’u “tek meşru otorite” olarak tanıdığını ve kararını Barzoum’a ilettiğini belirtti.
Macron, Barzoum’un yapmış olduğu yürekli reformlar ve süregiden etnik hesaplaşmalar sebebiyle askeri darbe ile hedef alındığını belirtti.
Birçok Batı Afrika ülkesi son dönemde askeri darbelere sahne oldu. Burkino Faso, Gine, Mali, Çad, Nijer ve son olarak Ağustos ayında Gabon’da askerler yönetimi ele geçirdi.
Eski Fransız sömürgelerinin bulunmuş olduğu bölgede son yıllarda mahalli siyasilerin Paris’i “neo- kolonyal politikalar” izlemekle suçlamasıyla da beraber, Fransa karşıtı hava büyüyordu. Fransa ise bu suçlamaları reddediyor.
Batılı ülkeler, Rusya’nın paralı asker grubu Wagner’in bölgede “artan varlığından” kaygı ettiklerini de belirtiyor.
26 Temmuz’daki darbeyle yönetimi yakalayan askeri liderler, Fransız büyükelçi Sylvain Itte’ye ülkeyi terk etmesi için 48 saatlik süre vermiş sadece Fransa bu emre uymayı reddetmişti.
Cunta yönetimi son olarak Fransız uçaklarının ülkenin hava sahasını kullanmasını yasaklamıştı.
Bölgesel havayolu güvenliği kuruluşu ASECNA da ülkenin hava sahasının “Fransız ya da Fransa Havayolları tarafınca kullanılan uçaklar hariç tüm ulusal ve internasyonal ticari uçuşlara açık bulunduğunu” duyurdu.
Air France ise Fransız haber ajansı AFP’ye Nijer üstünden uçmadığı bilgisini verdi.
Fransız askerlerinin bu senenin sonuna kadar ülkeden çekilmesi planlanıyor.
Ulusal sporcu Uğurcan Özer, Dünya Paratriatlon Şampiyonası’nı 7. sırada tamamladı.
Türkiye Triatlon Federasyonundan meydana getirilen açıklamaya nazaran, Pontevedra’da meydana gelen organizasyonda ulusal paratriatlet Uğurcan Özer yarıştı.
Toplam 438 puan alarak yarışı 59.42’lik sürede tamamlayan Uğurcan Özer, 7. olarak şu ana kadarki en yüksek puanını elde etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen ulusal ekip antrenörü Mert Onaran, ilk 8 içinde yer alma hedefiyle şampiyonaya geldiklerini vurgulayarak, “Olimpiyatlar öncesi önümüzde üç Dünya Kupası yarışı daha var. Birinde ilk üç sırada olmak bizi olimpik listede 8. yada 9. sıraya taşıyacaktır. Hedefimize ilerlerken, başta bakanlığımız ve federasyonumuz olmak suretiyle bizi destekleyen tüm camiamıza teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.
Uğurcan, 7-8 Ekim tarihlerinde Portekiz’de yapılacak Dünya Paratriatlon Kupası’nda savaşım edecek.
İSTANBHUL (İGFA) – Türk müziğine Son Mektup, Olamazdım Senle, Şimdi Hayallerdesin, Gönül ve Artık Sevmeyeceğim şeklinde unutulmaz eserler kazandıran Zerrin Özer, Akşam Gazetesi Güneş Eki Haber Müdürü Yasemin İlan’a hususi açıklamalar yapmış oldu.
Seneler sonrasında ‘Rahat Numaralar’ adlı şarkısıyla geri dönen ve bir ayda 20 milyon izlenme rakamına ulaşan usta sanatçı yaşamı ve beklentileri hakkında dobra açıklamalar yapmış oldu.
“Ben öldükten sonrasında asla kimsenin ‘Zerrin’i anma gecesi’, ‘Zerrin ödülleri’, ‘Zerrin müzisyen okulu’, ‘Zerrin sokağı’ şeklinde şeyler yapmasını istemiyorum. Zerrin Özer adıyla ardımdan hiçbir şeyin yapılmasını istemiyorum. Avukatımla da konuştum, bu şekilde bir hakkımın bulunduğunu öğrendim. Yaşarken mesleğimde asla mutlu olmadım. Öldükten sonrasında da bu tür etkinliklerle adımın kullanılmasını istemiyorum şeklinde bir vasiyetinizin olduğu doğru mu?” şeklindeki soruya karşılık Zerrin Özer şunları söylemiş oldu:
“Şimdi bu ifadelerde yanlışlıklar var şöyleki ki; Zerrin Özer Sokağı, Zerrin Özer Caddesi, Zerrin Özer Çocuk Bahçesi, Zerrin Özer Viyadüğü örnek olarak bunlar beni son aşama onurlandırır. Benim anlatmak istediğim ben öldükten sonrasında benim adıma, benim sırtımdan yok Zerrin Özer Festival, Zerrin Özer Ödülü, Zerrin Özer Gecesi şeklinde etkinlikleri istemiyorum. Fakat ötekiler olsa sonsuz şükranlarımı sunarım, mutluluk duyarım.” Zerrin Özer sözlerini şöyleki sürdürdü: Valla yaşarken ara sıra mutsuz oldum öteki sanatçıların olduğu şeklinde doğal olarak bakış açısıyla orantılı bir şey o ara sıra da oldukça mutlu oldum mesleğimde bir kere sevenlerim her şeyim onlarla oldukça mutluyum. Dolayısıyla ben yaşarken ehemmiyet kazanmalıyım, yaşarken kıymet görmeliyim. Bir tek ben kendi adıma değil benim şeklinde öteki sanatçının adına da konuşuyorum. Vefat ettikten sonrasında ne yararı kalıyor bir tek tüm yiyiciler geliyor birden bire çıkıyorlar ortaya, filmin yapılıyor, gecen düzenleniyor, senin adına törenler düzenleniyor, ödüller veriliyor ben bu tarz şeyleri istemiyorum. Fakat diğer türlü devletten gelmiş sokak adı, sokak adı, cadde adı bunlar oldukça güzel onure edicidir”
Trendyol 1. Lig’in altnc haftasnda arlad Erzurumspor FK’yi 1-0 yenen Adanaspor’un yardmc antrenr Fatih Kavlak, “Hepimiz ok mutlu. Aslına bakarsanız takmn iinde ok iyi bir hava var. Umarm bu ekilde devam ederiz.” dedi.
Kavlak, man ardndan dzenlenen basn toplantsnda, futbolcularnn iyi mcadele ettiini syledi.
“MALUBYET SERSN BTRDK”
Uzun sredir kaybeden bir takm olduklar iin galibiyete ihtiyalar olduunu aktaran Kavlak, unlar kaydetti:
“Geen haftay ok iyi geiren bir Erzurumspor’a kar oynadk. Disiplinli oynadk. Nispeten iyi oynadmz dnyorum. Kazandmz iin ok mutluyuz. Daha nce de son dakikalarda kaybettiimiz puanlar vard. Ligin ba fakat ok uzun sren malubiyet serisinden dolay kazanmak gerekten ok nemliydi. Hepimiz ok mutlu. Aslına bakarsanız takmn iinde ok iyi bir hava var. Umarm bu ekilde devam ederiz.”
Kazanmak iin ndeki oyuncularda deiiklik yaptklarn dile getiren Kavlak, “Izleyici devamlı arkamzda olsa, ikimiz de daha gl oluruz. Fakat Trkiye’de biliyorsunuz ki sonu almak gerekiyor. Sonu almaynca ilgi de azalyor. Umarm bu matan sonrasında ierideki malar birazcık daha taraftarmz arkamzda hissederek oynarz.” diye konutu.
Son yılların en fazlaca izlenen dizilerinden kabul edilen Succession’ın final bölümünün yayınlanmasından dört ay sonrasında diziye esin deposu olan taht macerasında sona gelindi.
Avustralyalı medya devi Rupert Murdoch, Fox News ve News Corp şirketlerinin başkanlığı görevinden çekilme ettiğini ve oğlu Lachlan’ın her iki firmanın başına geçeceğini deklare etti.
Succession’ın İngiliz yazarı Jesse Armstrong, geçen ay Edinburgh Tv Festivali’nde her insanın bilmiş olduğu gerçeği itiraf etmiş ve dizinin esin kaynağının Murdoch ailesi bulunduğunu söylemişti.
Amerikan tv devi HBO’nun bir dizisi olan Succession, medya patronu bir babanın koltuğunu kime bırakacağına dair kardeşler içinde yaşanmış olan mücadeleyi, aile dramasını ve entrikalarını ele alıyordu.
Armstrong, karakterleri büyük bir oranda değiştirdiğini ve Sumner Redstone ile Robert Maxwell şeklinde adların başını çekmiş olduğu öteki büyük ailelerden de esin aldığını belirtmişti.
Sadece BBC’nin eğlence muhabiri Ian Youngs’a bakılırsa Succession dizisindeki karakterler ile Murdoch ailesi arasındaki benzerlikler gözden kaçacak şeklinde değil.
Kesin, sıkıntılı, ürkütücü ve yaşlanan bir aile reisi. Aile işinin başına geçmek için savaşım eden üç kardeş. Dijital medya devrinde ayakta kalmaya çalışan bir medya imparatorluğu.
İngiltere’de Sun ve Times, ABD’de Wall Street Journal ve Fox News medya şirketlerini, Hollywood’da 20th Century stüdyosunu kuran Rupert Murdoch, imparatorluğunun temellerini 1960’larda atmıştı.
Murdoch’un News Corporation adındaki şirketi küresel bir siyasal güce dönüştü.
Seçimler üstünde bir tesiri olacağını düşünen siyasetçiler, başbakanlar ve devlet başkanları Murdoch üstündeki etkilerini çoğaltmak için savaşım etti.
Murdoch’un yerine geçebilecek evlatları ise Elisabeth, Lachlan ve James idi.
Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı,
Soldan sağa: James Murdoch, Elisabeth Murdoch, Rupert Murdoch, Lachlan Murdoch
“Oğullarını şirketi devretmek için yetiştirdi”
Sunday Times gazetesinin eski editörü Andrew Neil, Murdoch’un iki oğlunu işlerin başına geçmesi için yetiştirdiğini söylüyor.
Neil, 1980’lerin ortalarında bir Cumartesi gecesi Murdoch ile yiyecek yerken Sunday Times’ın baskıya gönderildiğini ve o sırada iki ergen olan Lachlan ile James’in de ortamda bulunduğunu konu alıyor:
“Konuşmalar şirketi iyi mi onlar için inşa ettiğine yönelikti. Kardeşleri, sağ çıkıp çıkamayacaklarını görmek için birbirlerine karşı kışkırtırdı. En azından bir çocuğunun yerini almasını istiyordu.”
Neil’e bakılırsa o zamanlar Elisabeth taht savaşının içinde yer almıyordu.
“Hanımefendilerin bu biçim işleri becerebileceğini hakkaten düşünmüyordu” diyen Neil’e bakılırsa zaman içinde Murdoch’un bu konudaki fikri değişmiş olmalı.
Elisabeth ise 2012 senesinde babasının işlerini devralmak için niyeti olmadığını söylemişti.
Elisabeth o zamanlar bir kısmı News Corp’a ail olan Sky Networks’te müdürdü.
2000 senesinde ise kendi işi Shine’ı kurdu.
Bu şirket de 2011 senesinde News Corp tarafınca satın alındı.
Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı,
Lachlan Murdoch (solda) babası ve kardeşi James Murdoch ile
Fox’tan iğrenen adam kardeş
Uzun seneler süresince James’in işleri üstleneceği düşünülüyordu.
James uzun seneler süresince babasının imparatorluğunun değişik şirketlerinde kıdemli işlerde çalışmıştı.
Sadece 2019 senesinde “editöryal açıdan farklılarını” gerekçe göstererek News Corp yönetim kurulundan çekilme etti.
Daha sonraki yıllarda ise Fox haber kanalının sağ ideolojiye yatkınlığı ve babasının medya kurumlarının iklim kriziyle ilgili yapmış olduğu haberleri eleştirmekten geri durmadı.
Bu da Lachlan’ın liderliği için yolu açmış oldu.
1996 senesinde aile şirketinin yönetim kuruluna ilk giren şahıs olan Lachlan, Murdoch imparatorluğunun değişik şirketlerinde çalıştı, sadece 2005 senesinde işleri bırakıp Avustralya’ya geri döndü.
Ortalama 10 senenin peşinden ise geri dönerek 21st Century Fox şirketinin yönetim kurulu başkanı oldu ve News Corp’un babasıyla birlikte başkanlığını yürüttü.
Vanity Fair dergisinin muhabirlerinden Brian Stelter’a bakılırsa ortalama 10 senedir Lachlan’ın varis olduğu biliniyordu.
Stelter, “James Murdoch fazlaca uzun süreden beri Fox’un ABD’deki gösterim çizgisinden iğreniyordu. O yüzden şirketlerden uzaklaştı. Bu sebeple Lachlan uzun süreden beri sıradaki kişiydi, sadece gücü hep babasıyla paylaşıyordu” diyor.
Kardeşler birleşip şirketi ele geçirir mi?
Nisan ayında Vanity Fair aile içindeki kavgalara ilişkin bir öykü yayımlayarak baba Murdoch’un yerine kimin geçeceği problemlerinden bunaldığını kaleme aldı.
Yazının yazarı Gabriel Sherman’a bakılırsa Murdoch, kuvvetli olanın ayakta kalacağı Darvinci bir anlayışa sahipti.
Hatta makaleye bakılırsa Lachlan, kardeşi James’in Succession senaristlerine informasyon sızdırdığından kuşku ediyordu.
Succession dizisinin yaratıcısı Jesse Armstrong ise senaryoyu yazmak için “Murdoch ailesi ile öğle yemeğine çıkmak gerekmediğini, tüm kavgayı mecmua sayfalarından okumanın mümkün bulunduğunu” söylemişti.
Succession dizisinde olduğu şeklinde Murdoch ailesinde de Prudence isminde medya ile daha azca ilgisi olan bir kardeş daha var.
Vanity Fair dergisinin haberinde yer edinen iki değişik kaynağa bakılırsa James, kardeşleriyle birlikte babası gittikten sonrasında yönetimi Lachlan’dan almak için hazırlanıyor.
Eski bir Fox yöneticisi dergiye, “James, Elisabeth ve Prudence, şirketi devralmak için güçlerini birleştirecek” dedi.
Succession dizisi sonlanmış olan olabilir; sadece bu diziden yola çıkan değişik hikayelerden yeni yapımların ileride ortaya çıkması konuşuluyor.
İspanya La Liga’nın 6. haftasında Real Madrid, deplasmanda Atletico Madrid deplasmanına çıktı.
Metropolitano Stadı’nda oynanan Madrid derbisinde gülen taraf 3-1’lik skorla Atletico Madrid oldu.
Maçın hemen hemen 4. dakikasında Morata’nın golüyle öne geçen Atletico Madrid, bir başka yıldızı Griezmann ile 18’de farkı ikiye çıkardı. 35’te Kroos’un golüyle Real Madrid farkı bire indirerek ilk yarıyı noktaladı.
İkinci yarıya da etkili başlamış olan Morata, 46’da attığı golle skoru 3-1 yaparak altyapısından yetişip ustalaşmış olduğu Real Madrid’in fişini çeken isim oldu.
Öte taraftan Real Madrid’de Arda Güler, Atletico Madrid’de Çağlar Söyüncü maç kadrosunda yer almadı.
Bu sonuçla Atletico Madrid puanını 10’a yükselterek zirve takibinin içinde bulunduğunu gösterdi. Real Madrid ise sezonun ilk yenilgisini alarak 15 puanla 3. sırada haftayı kapattı.
Kurulduğu günden bu yana dünyanın en oldukca kullanılan ara motor Google web tabanlı hizmet ve ürünler geliştirir. Yapmış olduğu yatırımlar ile yalnız arama motoru olmaktan çıkan Google bugün Gamil, Google News, Google Analytics, Google Chrome şeklinde araçları ile de sektöründe öncü konumdadır.
Arama motorları içinde Google’ın kullanımı yüzde 80 oranındadır. Ek olarak Alexa verilerine nazaran Google dünyadan en oldukca ziyaret edilen internet sayfası konumunda yer alır. Dünya genelinde hizmet verir.
Google’ın Merkez Binası Nerededir?
Google’ın merkez binası Googleplex olarak adlandırılır. Bu ifade Google ve karmaşa kelimelerinin birleşiminden oluşturulmuştur. Google merkez binası ABD’nin Kaliforniya eyaletine bağlı olan Mountain View şehrinde yer alır. 2006 senesinde bu adrese taşınmıştır. Lobisi piyano şeklinde dekore edilen binada lav lambaları, eski server clusterlar ve duvarlarda arama sorgu projeksiyonları bulunmaktadır. Her çalışanın ortak eğlence ve dinlenme alanlarına giriş hakkı bulunur. Çeşitli oyun ve antrenman odaları vardır.
Google’ın Kim Tarafınca Kuruldu?
Google’ın kurucusu Larry Page ve Sergey Brin’dir. Stanford Üniversite’sinde doktora talebesi oldukları zamanlarda kurulmuştur. İlk hususi şirket olarak 4 Eylül 1998 kurulmuş ve 19 Ağustos 2004 tarihinde halka arz edilmiştir.
Google’ın Çalışan Sayısı Kaçtır?
Google’ın 2019 verilerine nazaran 188 bin 899 çalışanı bulunmaktadır. Dünyanın dört bir yanından bulunan çalışanların çoğunluğu ABD’de yer alır.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, ülkesinin Azerbaycan ile barışa hazır bulunduğunu söylemiş oldu.
DARBE GİRİŞİMİ: 8 ÜST DÜZEY KOMUTAN GÖZALTINDA
Öte taraftan Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi, 8 üst düzey komutanı “Yurtsever Haçlılar” grubuyla ortaklık yaptıkları ve darbe girişiminde bulundukları iddiasıyla gözaltına aldı.
ANKARA (İGFA) – Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Birlik Mahallesi’nde yer edinen İnönü Parkı’nda gerçekleşen panayırda iklim ve çevre dostu emekler yürüten 20’yi aşkın Sivil Cemiyet Kuruluşu yer aldı.
Panayırda konuşan Çankaya Belediyesi Kültür ve Toplumsal İşler Müdür Yardımcısı Serhan Sarıkaya, “Bu dünya bizim, bu dünya hepimizin. Başta İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü olmak suretiyle tüm müdürlüklerimiz, birimlerimiz, çalışanlarımız ve TEMA Vakfı ile daha yeşil bir dünya için çalışmalarımızı sürdürmekten mutluluk duyuyoruz. Küreselleşen endüstri sektörünün getirmiş olduğu çevresel felaketlerin yol açmış olduğu iklim krizine karşı her geçen gün daha oldukça bilinçlenen, harekete geçen ve yeşil bir dünya için emek sarf eden bir cemiyet yaratmak ve gelecek nesillere yaşanılır bir dünya bırakmak mümkün” dedi.
“İKLİM İÇİN HAREKETE GEÇ”
TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Internasyonal İlişkiler Bölüm Başkanı Fiil Tuncaelli de “Bildiğiniz gibi gezegenimiz ozon tabakasının incelmesinden, verimli topraklarımızın yitirilmesine, arazi tahribatından plastik kirliliğine, biyolojik çeşitlilik kaybından yıkıcı ormansızlaşmaya, susuzluktan hava kirliliğine kadar birçok ekolojik sorunla boğuşuyor. Bunlar yalnız birimizin ya da yalnız birkaç bölgenin, ülkenin problemi değil. Bunlar tüm yerkürenin problemi, hepimizin, yaşamın devamlılığının problemi” diye konuştu. İklim için bir an ilkin harekete geçilmesi icap ettiğini vurgulayan Tuncaelli “Eğer derhal şimdi bir şeyler hayata geçirmeye başlamazsak gelecek nesiller iklim krizinin en fena sonuçlarına katlanacaklar. Atmosferimizin dengesini bozup küresel ısı artışlarına neden olan karbondioksit gazı en oldukça fosil yakıtlar sebebiyle atmosferimize karışıyor. Fosil yakıtlar yalnız bununla kalmıyor, ülkemiz özelinde kömür için Akbelen şeklinde ormanlarımız yok ediliyor, arazilerimiz topraklarımız tahrip ediliyor. Tam da bu sebeple fosil yakıtlardan çıkılması, yerine temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları oluşturulması için çalışmalara başlanması icap ettiğini vurguluyor, ‘iklim eylemi derhal şimdi’ diyoruz” diye konuştu.
Panayır süresince stantlarda 7’den 77’ye her insanın ilgisini çeken atölyeler yapılmış oldu. TEMA Vakfı tarafınca kurulan stantlarda ufaklıklara yönelik “İklim değişikliğini tanıyalım”, “İklim değişikliğine dur de!”, “Büyüklere mesajlar”, “İklim için tasarlıyoruz” temalı 4 imalathane gerçekleşti.
Fransa Ligue 1 6. hafta karşılaşmasında Paris Saint-Germain, sahasında Marsilya ile karşı karşıya geldi.
Parc de Princes’teki maçı Paris Saint-Germain 4-0’lık skorla kazanmıştır.
Maçın hemen hemen 8. dakikasında Hakimi’nin golüyle öne geçen ev sahibi ekip, 37’de Kolo Muani ile farkı ikiye çıkardı ve ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı.
İKinci yarıya da golle süregelen PSG, 47’de Goncalo Ramos’la farkı üçe çıkardı. 89’da bir kez daha sahneye çıkan Ramos attığı golle maçın skorunu 4-0 olarak duyuru etti. Bilhassa ikinci yarıda Marsilya’ya neredeyse top göstermeyen PSG böylelikle üç puanı hanesine yazdmırş oldu.
PSG bu galibiyetle 11 puana yükselerek sezonun üçüncü galibiyetini elde etti. Bir türlü kadro istikrarı yakalayamayn ve yönetim kanadında da problemler yaşayan Marsilya 9 puanda kaldı.
PSG bir sonraki hafta Clermont’a giderken Marsilya ise Monaco’ya konuk olacak.