ABD Kongresi’nde Türkiye karşıtlığı ile öne çıkan New Jersey’nin Demokrat Senatörü Bob Menendez ve eşi, federal savcılar tarafınca “rüşvet almak”la suçlandı.
New York Cenup Bölge Federal Mahkemesine sunulan 39 sayfalık iddianamede, Menendez ve eşi Nadine Arslanian’a, New Jerseyli iş insanlarıyla girmiş olduğu ilişkilerde rüşvete karışma suçlamaları yöneltildi.
Federal savcılar, bir yıldan fazla devam eden soruşturma kapsamında, Menendez’in evinde meydana getirilen aramalarda 100 bin dolarlık iki altın külçe ve 480 bin dolarlık gizli saklı nakit para ele geçirdiklerini deklare etti.
İddianamede ek olarak, Menendez’in senatörlük makamını kullanarak altın ve nakit para haricinde usulsüz şekilde ev ipoteği ödemeleri, usulsüz iş tazminatı ve lüks bir vasıta edinme benzer biçimde yolsuzluk işlerine karıştığı aktarıldı.
Menendez’in eşi Nadine Menendez de 3 New Jersey’li iş insanıyla yolsuzluk bağlantıları kurmakla suçlanıyor.
Menendez ile alakalı bir öteki suçlama ise Mısırlı yetkililerle akşam yiyecekleri esnasında rüşvet karşılığı siyasal enerjisini ABD’nin Mısır’a askeri satışlarını ve finansmanını kolaylaştırmak için kullanacaklarına söz verdiği iddiası.
İddianame ile New Jersey’nin Demokrat Senatörü Menendez’e 10 yıl içinde ikinci kez yolsuzlukla ilgili suçlama yöneltilmiş oldu.
Senato Tarih Ofisi’ne nazaran, 69 yaşındaki Menendez, ABD tarihinde iki ayrı kabahat iddiasıyla suçlanan ilk senatör olarak kayıtlara geçti.
New Jersey Senatörü olarak 2006’dan bu yana vazife icra eden Menendez’in 2024 ABD Başkanlık Seçimi’nde tekrardan Kurultay’ye Demokrat Partiden aday olması umut ediliyor.
Suçlamaların temelsiz bulunduğunu öne devam eden Menendez, savcıların ‘aşırı’ bulunduğunu ve bu iddiaların mühim işler yürütürken dikkatini dağıtmayacağını söylemiş oldu.
Menendez’in eşi Nadine Menendez de tüm suçalamaları reddettiğini ve mahkemede sert bir müdafa yapacağını duyurdu.
DAHA ÖNCE DE RÜŞVETLE SUÇLANMIŞTI
New Jersey eyaleti Senatörü Menendez, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve ABD Vergi Dairesinden (IRS) müfettişlerce, bankacılık suçlarından davası devam eden emlak devi ve eski banka yöneticisi Fred Daibes’ten Hakkaniyet Bakanlığından bağlantılarını kullanmak karşılığında rüşvet almakla soruşturuluyordu.
Menendez’in, evinden çıkan külçe altın ve nakit para ile lüks armağan şeklindeki rüşvetleri eşi Nadine Arslanian vesilesiyle kabul etmiş olduğu belirtiliyordu.
Ek olarak senatöre karşı yürütülen soruşturmalar içinde, sektörde tecrübesi olmamasına rağmen ABD genelindeki helal sertifikasyonunu üstüne alan Mısır merkezli startup şirketi “IS EG Halal”den ihaleyi kazanması karşılığında rüşvet almış olduğu da kaydediliyordu.
2019’da birçok firmanın kontratları ansızın iptal edilirken, IS EG’in dünya genelinde helal et sertifikası almak suretiyle Mısır ile hususi bir sözleşme yapması kuşku uyandırmıştı.
İhalenin kamuoyunda tartışılmasıyla IS EG’in sahipleri ile Menendez’in eşinin dost oldukları ortaya çıkmış ve Menendez’in her yıl Mısır’a milyonlarca askeri desteğe onay veren Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı olmasının ilgili sözleşmenin yapılmasında etkili olduğu tartışmalarını bununla beraber getirmişti.
ABD’li senatör 2015’te de ek olarak Floridalı bir göz doktorundan başta hususi jetle gezi, Paris’te 5 yıldızlı bir otelde 3 gün konaklama olmak suretiyle 600 bin dolar üstünde hediyeler kabul etmekten dolayı suçlanmıştı.
2015’teki suçlama ile ilgili dava sürerken, Kasım 2017’de, jürinin rüşvet, dolandırıcılık ve komplo benzer biçimde suçlamalar sebebiyle çıkmaza girmesi ve hakimin bazı suçlamaları reddetmesi üstüne savcılar davayı bırakmıştı.
TÜRKİYE’YE MESAFELİ TAVRIYLA İLE BİLİNİYOR
Küba kökenli göçmen bir ailenin oğlu olan Bob Menendez, ABD Kongresi’nde Türkiye’ye mesafeli tavrı ve Rum ile Ermeni lobisine yakınlığı ile biliniyor.
Kurultay’de yabancı ülkelere yapılacak askeri yardımlar üstünde söz sahibi olan Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin Başkanı olması ve ABD tarafınca Türkiye’ye F-16 satışına karşı çıkmasıyla adından sık sık söz ettiren Menendez, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’deki politikalarından rahatsızlığını da gündeme getiriyor.
Menendez, 25 Ağustos’ta, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi tarafınca Rumların mücadelelerine katkı ve “Helenizm”e hizmetlerinden dolayı Havari Barnabas Altın Madalyası ödülüne layık görülmüştü.
Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Gaziantep FK’ye deplasmanda 2-0 yenilen İstanbulspor’un teknik direktörü Fatih Tekke, oyun olarak kazandıklarını fakat puan olarak kaybettiklerini açıkladı.
Maçın arkasından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Tekke, takımının oyununun iyi bulunduğunu söylemiş oldu.
“DAHA SAKİN VE İŞ BİTİRİCİ OLMALIYIZ”
“Oyuncularımın performansından dolayı oldukça oldukça memnunum. 3. bölgede oldukça daha etkili olabilseydik, bu maçın hikayesi oldukça daha değişik olabilirdi. Gaziantep FK’yi kutlama ederim, 3 puan kazanmıştır. Biz oyunu kazandık fakat puanı kazanamadık. Bu bizim için mühim, 3 puan kaybettiğimizin için üzgünüz. Bu maçta ön taraftaki etkisizliğimizi oyuncu performansı üstünde değerlendirmemiz gerekir. Organizasyonda hiçbir sorun yok. Daha sakin ve iş bitirici olmak gerekiyor. Bunu da gole çevirmeniz gerekiyordu.”
NASA Yöneticisi Charles Bolden’ın, “Şempanzelerin Güneş’in plazma çekirdeğine yaklaştıklarında iyi mi tepki verdiklerini izleyerek insan astronotlarının Güneş’e gönderilmesinin yolunu açabileceğini umuyoruz” şeklindeki açıklamalarına dair çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. Bu iddia, parodi haberlerle tanınan The Onion sitesinden kaynaklanıyor. The Onion, NASA’nın 2014 senesinde bir şempanzeyi Güneş’e gönderme sonucu aldığına dair gerçek dışı bir parodi haberi yayınlamıştı.
Ek olarak, bu haberlerde kullanılan fotoğrafın da gerçekle ilgisi yok. Fotoğraf, 2006 senesinde The Honda Classic adlı golf turnuvasının bir basın toplantısına ilişik. Bu yüzden, NASA’nın şempanzeleri Güneş’e gönderme şeklinde bir planının olmadığını ve bu haberin gerçek dışı bulunduğunu belirtmek gerekir.
Türkiye, Mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin arkasından, kış aylarına doğru hızla mahalli seçim sürecine girecek. İktidar ve karşıcılık kanadında, son üç seçimdir ittifakla seçime giden siyasal partilerin yeni dönemde iyi mi tutum alacağı merak mevzusu.
2018’den bu yana uygulanan ittifak sistemi mevzusunda, Cumhur İttifakı partileri Hakkaniyet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) “etle tırnak şeklinde” diye vasıflandırılan seçim işbirliğini, Mart 2024’teki mahalli seçimlerine de taşıma kararlılığında.
Altılı Masa’yı oluşturan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) öncülüğündeki Millet İttifakı ise dağınık bir görünüm sergiliyor.
2019 mahalli seçimlerinde Batı illerinde aday çıkarmayarak CHP adaylarına destek veren Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Yeşil Sol Parti’nin (YSP) çatısı altında gireceği mahalli seçimleri için alacağı tutum karşıcılık açısından ehemmiyet kazanacak.
Mahalli seçim ittifakları, şimdiden kritik edilmeye başlasa da, başta AKP ve CHP olmak suretiyle Meclis’te temsil edilen bazı siyasal partiler, seçim ittifakı yada ortaklaşa iş mevzusunda masaya oturmak yada ortaklaşa iş arayışı için yeni parti yönetimlerinin şekilleneceği olağan büyük kurultay süreçlerinin tamamlanmasını bekliyor.
AKP 7 Ekim, YSP 15 Ekim’de olağan büyük kongrelerini, CHP ise 4-5 Kasım tarihlerinde 38. Olağan Büyük Kurultayı’nı gerçekleştirecek.
Mahalli seçimlerde resmi olarak bir ittifak söz mevzusu değil. Sadece şimdiye kadar genel seçim ittifakları, mahalli seçimlere de taşındığı için, bu işbirlikleri de bir anlamda “ittifak” olarak nitelendiriliyor
Peki iktidar ve karşıcılık cephesinde, mahalli seçim için ittifak, ortaklaşa iş mevzusunda şu andaki pozisyonları ne? Siyasal partilerdeki yönetim değişikliği, ittifak hesaplarını da değiştirir mi?
Kaynak, DHA
AKP ve MHP ortak komisyon kurdu: Muhalefete geçen belediyeleri geri alma hesabı yapılıyor
Seçim ortaklaşa iş mevzusundaki en net iki parti AKP ve MHP. 2018 seçimlerinde süregelen seçim ittifakını, mahalli seçimler de taşıma sonucu alan AKP ve MHP, bu amaçla ortak komisyon kurdu. MHP’den Genel Başkan Yardımcıları Feti Yıldız, Sadir Durmaz, AKP’den Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın başkanlığındaki üç kişilik kurul ortak ittifak yapılacak iller için ön emek harcama yürütecek.
İki partide mahalli seçim ortaklaşa iş için kriter, “eldeki belediyeleri korumak, 2019 mahalli seçimlerinde, başta İstanbul olmak suretiyle muhalefete geçen belediyeleri geri almak” olarak ifade ediliyor. AKP’de “popüler adaylar” yerine, “hizmet belediyeciliği” vurgusunun öne çıkacağı adların aday gösterilmesi görüşü öne çıkıyor. Bunun için mahalli ölçekteki talepler dikkate alınarak aday belirlenmesi düşünülüyor.
İktidar partisi kaynakları, 2019 mahalli seçimlerinde bazı yerlerde ayrı seçime girilmesi sebebiyle, CHP’nin yada başka bir karşıcılık partisinin aradan “sıyrılıp” belediyeleri aldığını anımsatıyorlar.
AKP ve MHP’nin başa baş oy almış olduğu bazı illerde CHP’nin yüzde 30-35 oyla belediye başkanlığını aldığına dikkat çekilerek, önümüzdeki mahalli seçimlerde, bu tür yerlerde ortak adayla seçime girilebileceği ifade ediliyor. Bu mevzuda ilçeleri de kapsayacak, detaylı emek harcama yapılması planlanıyor.
Son seçimlerde Cumhur İttifakı içinde yer almasına rağmen, kendi milletvekili adaylarını çıkaran Tekrardan Refah Partisi (YRP) ise mahalli seçimlerde de kendi adaylarıyla yarışacak.
Kaynak, @herkesicinCHP
CHP, Kurultay sonrası karşıcılık partilerinin kapısını çalmayı planlıyor
İktidar bloğundaki ortaklaşa iş öngörülebilirken, karşıcılık cephesi dağınık bir görünüm sergiliyor. 2019 seçimlerinde CHP, Ankara ve İstanbul’un da aralarında bulunmuş olduğu birçok büyük kent belediyesini ittifak yada seçim ortaklaşa iş ile seneler sonrasında AKP’den almıştı. CHP, Kasım’daki Olağan Kurultay’ın arkasından, mahalli seçimler için de başta eski ittifak ortakları olmak suretiyle, Cumhur İttifakı’nın karşısında yer edinen siyasal partilerin kapısını çalmaya hazırlanıyor.
Oldukca adaylı yarışın yaşanacağı CHP Kurultayı’nda, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısındaki en kuvvetli aday, Meclis Grup Başkanı Özgür Hususi. CHP’de ihtimaller içinde bir yönetim değişimi halinde, ittifak yada seçim işbirlikleri mevzusundaki tutumda fazlaca köklü bir değişim olması beklenmiyor.
Gerek Kılıçdaroğlu, gerekse “değişimcilerin talibi” Özgür Hususi, mahalli seçimlerde ortaklaşa iş mevzusunda adım atacakları mesajını veriyorlar.
Kurultayda yarışacak iki ismin de genel başkan seçilmeleri halinde, bilhassa Ankara ve İstanbul’da seçim ortaklaşa iş için İYİ Parti’yi masaya oturtmak için harekete geçmesi planlanıyor.
Kaynak, İYİ PARTİ
‘İYİ Parti’nin şartları bu kez ağır olur’
2019 seçimlerinde CHP’ye ittifak önerisi götürmüş olan İYİ Parti ise köklü tutum değişikliğine gitti ve şimdilik seçim işbirliklerine kapılarını kapattı. Parti yöneticileri, ısrarla tek başına seçime gireceklerini ve İzmir’in arkasından öteki illerde de adaylarını açıklayacaklarını dile getirse de kulislerde, siyasette devamlı bir “görüşme zemininin” bulunabileceği de anımsatılıyor.
Sadece 2019 mahalli seçimlerinde İYİ Parti’nin ittifak teklifinde bulunmuş olduğu, birçok yerde fedakarlık yapmış olduğu düşünülüyor. İYİ Partililer, şu anda CHP ile tekrardan masaya oturmak şeklinde bir fikir olmadığını sadece ilerleyen süreçte bu şekilde bir kapı açılması halinde de şartlarının “ağır” olacağını, artık özveride bulunan tarafın CHP olacağını ifade ediyorlar.
Kaynak, Getty Images
DEVA Partisi ile seçimde ortak aday çıkaracak olan Gelecek ve Mutluluk Partisi işbirliğine açık
Bundan önceki seçimlerde Millet İttifakı içinde yer edinen Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) kendi adaylarıyla, Meclis’te ortak grup kuran Gelecek ve Mutluluk Partisi ise ortak adaylarla seçime girmeyi planlıyor. Sadece bu CHP yada öteki karşıcılık partileri ile mahalli seçim işbirliklerine kapıların kapatılması anlamına gelmiyor.
DEVA Partisi, seçim ortaklaşa iş mevzusunda CHP’den gelebilecek önerilere öncelik verme eğiliminde. BBC Türkçe’ye konuşan bir parti yöneticisi de mahalli seçimlere ilişkin tutumlarını şu şekilde özetledi:
“Seçimlere kendi adaylarımızla gireceğiz. Fakat iktidarın olumsuzlukları göz önündeyken, karşıcılık İstanbul’da, Ankara’da muntazam adaylar çıkardığında, ikimiz de göz gore gore buraların iktidara bırakılmasını doğru bulmayız. Elbet ortaklaşa iş yapılır. Esasen yapılmazsa, seçmen makul adayda buluşur.
“Siz iki yıl aynı masada oturacaksınız, Parlamenter Sistem istiyoruz diyeceksiniz. Ondan sonrasında e bu oyun olmadı, ben misketlerimi toplayıp gidiyorum, diyeceksiniz. Böyle bir durum bizim açımızdan olmaz.”
Kaynak, @YesillerSol
Yeşil Sol Parti tabanında eğilim: ‘Kendi adaylarımızla yarışalım’
Kapatma davası sebebiyle HDP, mahalli seçimlere girmeyecek sadece bundan önceki seçimde olduğu şeklinde YSP çatısı altında seçimlere girecek. İYİ Parti şeklinde HDP de 2019’da CHP’li büyükşehir belediyelerinin kazanılmasında kilit rol oynamıştı.
YSP, bireysel açıklamalar haricinde, mahalli seçimlere ilişkin stratejisini netleştirmiş değil. Partinin isim değişikliğinin de gündeme geleceği 15 Ekim’de yapılacak Olağan Kurultay’nin arkasından bu konudaki tutumun netleşmesi planlanıyor.
2019 seçimlerinden sonrasında neredeyse tüm kazanılan belediyelerine kayyum atanması sebebiyle YSP’nin öncelikli hedefi, bu belediyeleri tekrardan kazanmak.
Başta, Doğu ve Güneydoğu olmak suretiyle kayyum atanan belediyelerin tekrardan kazanılması için parti yönetimi, adayları mümkün olduğunca geniş cemiyet kesimlerinin önerileri doğrultusunda belirleme sonucu aldı.
Bu çerçevede, parti üyeleri, inanç ve kanaat önderleri, demokratik kitle örgütleri, sivil cemiyet, sulh annelerinin de aralarında bulunmuş olduğu platformların aday belirleme sürecine etkin katılımının sağlanması planlanıyor.
YSP kaynakları, ittifak ve seçim ortaklaşa iş mevzusundaki tutumun Büyük Kurultay sonrasında yapılacak iç değerlendirmelerin arkasından kamuoyuna açıklanacağını ifade ediyor.
Sadece, 28 Mayıs seçimlerinden sonrasında parti tabanından, Türkiye’nin yer yerinde seçimlere, kendi adaylarıyla gidilmesi mevzusunda yoğun baskı olduğu da anımsatılarak, seçim ortaklaşa iş mevzusundaki tutumda bu taleplerin de dikkate alınacağına işaret ediliyor.
Kaynak, @tipgenelmerkez
TİP, CHP’den kopacak seçmenin adresi olabilir mi?
Son seçimlere YSP’nin de içinde yer almış olduğu Emek ve Özgürlük İttifakı içinde yer edinen, sadece bazı seçim çevrelerinde kendi adayıyla giren Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) mahalli seçim ittifakı için önceliği YSP.
Sadece TİP, cumhurbaşkanlığı seçimindeki yenilginin arkasından hayal kırıklığına uğrayan CHP seçmeninin “ikinci adresi” olmayı da hedefliyor. Partide hemen hemen ittifak mevzusunda bir karar alınmamakla beraber, CHP’ye de açık kapı bırakılabileceği ifade ediliyor.
İstanbul’da TİP’in ortalama 400 bin oyunun olduğuna dikkat çekiliyor ve her iki parti için de bunun mühim ve sonuca tesir edecek bir sayı olduğuna dikkat çekiliyor. TİP’in Muğla ve Hatay şeklinde bazı şehirlerde ilçe belediye başkanlıkları çıkarma potansiyeli olduğu ve ilkelerde uzlaşılması halinde YSP’nin yanı sıra, CHP ile de ortaklaşa iş yapılabileceğine dikkat çekiliyor.
TİP kaynakları, gerek Yeşil Sol, gerekse CHP’nin, “TİP oyları cepte” anlayışından vazgeçmesi icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor. Parti yönetimi, gelecek günlerde seçim ortaklaşa iş ilkelerini bir bildiri ile kamuoyuna açıklamayı planlıyor.
Sırbistan’da düzenlenen 2023 Dünya Güreş Şampiyonası’nda ulusal sporcu Rıza Kayaalp, grekoromen yoldam 130 kilo finalinde İranlı rakibi Amin Mirzazadeh’e kaybederek, gümüş madalya elde etti.
Başkent Belgrad’daki organizasyonda Rıza Kayaalp, grekoromen yoldam 130 kiloda final müsabakasında İranlı Amin Mirzazadeh ile karşılaştı.
Kariyerinde 5 dünya, 12 Avrupa şampiyonluğu bulunan Rıza Kayaalp, Mirzazadeh’e karşı maçın son anlarına kadar üstün bir oyun sergiledi. Son saniyelere de 2-1’lik Rıza’nın üstünlüğüyle girilirken, son anda Mirzazadeh, Rıza’yı minderin dışına taşıyarak skoru 2-2 yapmış oldu. Bu sonuçla Mirzazadeh, 2-2’lik skorda son sayıyı kazanan sporcu avantajıyla altın madalyaya ulaştı. Rıza Kayaalp, gümüş madalyada kaldı.
Ulusal güreşçi, geçen yıl finalde İranlı rakibi Mirzazadeh’i yenik ederek 5. kez dünya şampiyonu olmuştu.
İSTANBUL (İGFA) – Üsküdar Üniversitesi Sıhhat Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Maral Yeşilyurt, pandemi döneminde başladığı ön lisans programını bitirerek, girmiş olduğu Dikey Geçiş Imtihanı (DGS) sonrası Moleküler Biyoloji ve Genetik Kısmına kayıt yaptırdı. Yeşilyurt böylece, aynı üniversitenin hem hocası hem de talebesi oldu.
Pandemi döneminde sınavsız ikinci üniversiteye kaydolduğunu belirten Yeşilyurt, “Anadolu Üniversitesi AÖF Laborant ve Baytar Sıhhat Kısmına kaydolmuştum. İyi ki kaydolmuşum. O bölümden DGS ile Moleküler Biyoloji ve Genetik Kısmına geçtim.” dedi.
Dil ve Konuşma Terapisi alanında emekler yürütürken niçin Moleküler Biyoloji ve Genetik Kısmı seçtiğini de özetleyen Maral Yeşilyurt, şunları dile getirdi:
“Aslına bakarsak hedefim kendi alanımda daha derine, işin temeline inmek. Dil ve konuşma terapisi alanında bilhassa ses bozuklukları ve ses terapisi alanında çalışıyorum. Bu süreçte yaptığımız terapilerde davranışsal ve patolojik değişimleri gözlemleyebiliyorduk. Fakat artık dünyada değişik bilimler, değişimlerin daha temel düzeyde bulunduğunu bana gösterdi. İlgi alanım olan ses oluşumunun, ses hastalıklarının temelini, yapısal ve genetik özelliklerini ilk başta okumalar ile destekledim fakat genetik, yapısal ve moleküler düzeyde değişimin okumalarla bir yere kadar desteklenebileceğini gördüm. Ben de bu doğrultuda bu işin laboratuvarına inmeye karar verdim. Yeni bir disiplin okumaya karar verdim. Hocalığın yanında yine bir lisans eğitimi almak, bu alanda Üsküdar Üniversitesinin talebesi olmak bana klinik anlamda işin mutfağına, kısaca laboratuvarına inme şansı tanıyacak.”
Daha ilkin bir lisans, iki yüksek lisans, bir doktora programını tamamlayan Maral Yeşilyurt, “Öğrencilerime, gençlere seslenmek isterim. Yeni şeyler öğrenmekten çekinmeyin. Yaşam fırsatlarla doludur, fırsatlar karşımıza vardığında mühim olan onları donanımlı bir halde karşılamaktır.” dedi.
Dr. Yeşilyurt’un başarısını takdir eden Dil ve Konuşma Terapisi Kısmı öğretim üyeleri de Yeşilyurt için pasta keserek kendilerini kutlama etti.
Siyah-beyazlı kulübün web sitesinde yer edinen mesajda “Futbol A Takımımızın UEFA Konuşma Ligi’nde Club Brugge ile oynadığı müsabakayı izledikten sonrasında geçirdiği trafik kazası sonucunda yaşamını kaybeden taraftarımız Hakan Özdemir’e Tanrı’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Beşiktaş Kulübü ek olarak bir başka taraftarı Göksel Hamalı için de “geçmiş olsun” dileklerini iletirken, şu açıklamayı yapmış oldu:
“Takımımıza destek olmak için Belçika’da bulunmuş olduğu sırada Club Brugge taraftarlarının alçakça saldırısına maruz kalan, hastanedeki tedavisinin arkasından taburcu edilen taraftarımız Göksel Hamalı’ya geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz.”
UEFA Konuşma Ligi’nde Beşiktaş D Grubu’ndaki ilk maçında Belçika’da Club Brugge ile 1-1 berabere kaldı. Maçın büyük kısmı Club Brugge’ün üstünlüğüyle geçerken, Beşiktaş’a 1 puan kazandıran gol, 88. dakikada Cenk Tosun’dan geldi. Belçika medyası, maç sonrası haber ve yorumlarında, Club Brugge’ün hayal kırıklığı yaşadığına vurgu yapmış oldu.
Beşiktaş ve Club Brugge, son olarak 2015 senesinde UEFA Avrupa Ligi’nde karşı karşıya gelmişti. Belçika ekibi evindeki ilk maçı 2-1, İstanbul’daki ikinci maçı da 3-1 kazanmıştı. Belçika medyasının beklentisi, Club Brugge’ün dün gene sahadan 3 puanla ayrılacağı yönündeydi.
Flaman kamu yayıncısı VRT, maça ilişkin gelişimleri, “Oldukca yazık: Kuvvetli Club Brugge kargaşa ve bunalımlı son dakikalarda galibiyeti kaçırdı” başlığıyla aktardı.
Ev sahibi takımın, galibiyeti fazlasıyla hak etmiş olduğu vurgulanan haberde, ”Hans Vanaken’in golünün peşinden zafer geliyor benzer biçimde görünüyordu. Sadece Club Brugge, Casper Nielsen’in trajik pası yardımıyla kargaşa ve bunalımlı son dakikalarda Beşiktaş’a karşı galibiyeti kaçırdı” denildi.
Club Brugge’ün ikinci yarı oldukca fazla gol pozisyonuna girdiğini vurgulayan VRT’nin yorumu şöyleydi:
“Club Brugge kolayca 5 gol bulabilirdi sadece son vuruşu yapamadı. 1-0’dan sonrasında skoru korumak zordu. Cenk Tosun, Nielsen’den gelen iğrenç bir pasın peşinden bunu kanıtladı. Netice, Club Brugge için tam bir hayal kırıklığı.”
Fransızca kamu yayıncısı RTBF de, “Beşiktaş, Brugge karşısında son anda 1 puanı kaptı” başlığını kullandı.
Haberde, Club Brugge’ün sayısız şansı değerlendiremediğine yer verildi; Vanaken’in golüyle “zor kısmın geçilmiş olduğu” düşünülürken, Beşiktaş’ın son anda puanı kaptığı vurgulandı.
Kaynak, EPA
‘Verimsiz Club Brugge, Nielsen’in hatası yüzünden galibiyeti kaçırdı’
Het Nieuwsblad gazetesi, “Club Brugge, minimum 3 farkla kazanması ihtiyaç duyulan maçı acı bir beraberlikle noktaladı” yorumunu yapmış oldu.
Gazete, Beşiktaş karşısında öne geçen Mavi Siyahlıların, Mert Günok’un kurtarışları ve Nielsen’in hatası sebebiyle beraberlikle yetinmek zorunda kaldığını altını çizdi.
Beşiktaş’ın ikinci yarıdaki ilk ciddi şansını gole çevirdiğini kaydeden Het Nieuwsblad, bunu “Hak edilmemiş ve Club Brugge için son aşama acı verici bir vaka” diye değerlendirdi.
La Libre gazetesi, “Club Brugge için sinir bozucu beraberlik” başlıklı haberinde, 1 -1’lik sonuçla Beşiktaş ve Club Brugge’ün, 0-0 berabere kalan Bodo/Glimt ve Lugano ile puanlarını eşitlediğini yazdı.
HLN gazetesi de, “Olasılıksız: Verimsiz Brugge, Nielsen’in hatası yüzünden galibiyeti kaçırdı” başlığını kullandı.
Club Brugge’ün ilk otuz dakikada, bu sezonun şu ana kadarki en iyi futbolunu oynadığı belirtilen haberde, önde meydana getirilen iyi baskı ve oynanan iyi futbola karşın istenen ikinci golün atılamadığı kaydedildi.
“Hak edilmiş golün peşinden Club Brugge rahatlamıştı. Zafer garantilenmiş benzer biçimde göründüğünde hayal bile edilemeyecek şeyler oldu. 88. dakikada Nielsen’in hatası sonrası, Beşiktaş’ın golcüsü Cenk Tosun aniden kendisini kaleciyle karşı karşıya buldu. İyi bir mücadelenin peşinden Mavi Siyahlılar sahadan hüzünle ayrıldı.”
De Standaard’ın haberinde de, “Casper Nielsen son anda Brugge’ü galibiyetten etti” denildi.
Club Brugge’nün, Konuşma Ligi’ne fena bir başlangıç yaptığını belirten gazete,
“Mavi Siyahlılar, Beşiktaş’ın boynunu bükme fırsatını kaçırarak, başarısız oldu, hayal kırıklığı yarattı” yorumunda bulunmuş oldu.
Le Soir gazetesi de maça ilişkin gelişimleri, “Club Brugge, Beşiktaş ile puanları paylaşmak mecburiyetinde bırakıldı” başlığıyla aktardı.
Gazeteye nazaran, üstün oynadığı maçta Beşiktaş karşısında alınan bu beraberliğin peşinden Club Brugge’ün oyuncuları, üzüntüden parmaklarını ısırıyordu.
Mehmet Cengiz Tesisleri’ndeki tantm toplantsna, bu sürem aktarma edilen 15 futbolcunun yan sra Vali hsan Selim Bayda, Kulp Bakan brahim Turgut, Bakan Vekili Adnan Er ve Bakan Yardmcs Fatih Bakolu ile dier yneticiler katld.
Turgut, burada yapt konumada, Sper Lig’e ykselmenin ardndan ara vermeden lhan Palut’u takmn bana getirdiklerini ve transfere baladklarn belirterek, “eitli aratrmalar sonucu aktarma etmeye karar verdiimiz oyuncularn tamamn hocamzn onayn alarak gerekletirdik. Bizlere nerilen birok futbolcuyu da hocamzn onay olmad iin aktarma etmedik. Ynetim olarak ok iyi bir sre geirdik. Ynetim adna bırakım meydana getiren aktarma komitemiz, hocamz byk emek sarf etti.” dedi.
“EHR OLARAK HANDKAPLIYIZ”
Turgut, aykur Rizespor’un geleceini oluturacak gen kabiliyetleri takma kazandrmak hedefi ile yola ktklarn vurgulayarak, u deerlendirmede bulunmuş oldu:
“Baarya a, ayn zamanda dnya apnda yetenekli olduklar kabul grm isimlere yneldik. Sper Lig’in en gen takmyz. Kadromuza kattmz gen oyuncularn gelecekte Rizespor’a ok ynl katk sunacana inancmz tamdr. Gen adların yanna tecrbeli adları de kattk. Aktarma srecinde birok kez Avrupa takmlaryla yartk. Belirli seviyenin zerindeki oyuncular mali artlar dnda farkl koullar da nemsiyor. Ayrıca belirtmek isterim ki aktarma etmek istediimiz 5-6 oyuncu iin uzun uralar verdik. Parasal olarak anlatmz halde baz oyuncularn transferi toplumsal yaam koullar sebebiyle gereklemedi. Bilinmesini isteriz ki futbol ehri olmak iin bu handikaplar beraber amamz gerek.”
Kurulan takmn, aykur Rizespor’a iskelet kadro oluturacana inandnn altn izen Turgut, “Takmmzn sahadaki duruu, mcadelesi futbol severlerin beenisini kazanmtr. Bu beeni ciddi saydaki Rizelilerin yllar sonrasında tekrardan coşku duymaya balamalarn salamtr. ok sayda oyuncumuzun takma ge katlmas sebebiyle birazcık daha zamana ihtiya duymaktayz. Her geen hafta daha iyi iler yapacamza inanyoruz.” diye konutu.
İsrail, birkaç senedir yürüttüğü ‘Orta Doğu ülkeleriyle normalleşme’ politikası neticesinde Suudi Arabistan ile ‘zamanı’ bir barışın eşiğinde olduklarını duyurdu. Başbakan Netanyahu, bu barışı Filistinlilerin ‘veto edemeyeceğini’ söylemiş oldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 78. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada, ülkesinin Suudi Arabistan ile “zamanı” barışın eşliğinde bulunduğunu öne sürerek Tel Aviv’in Arap ülkeleriyle yapacağı anlaşmalara karşı “Filistinlilerin veto hakkının bulunmadığını” söylemiş oldu.
Netanyahu, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, İsrail’in 2020’de Arap ülkeleriyle imzaladığı normalleşme anlaşmalarına işaret etti.
İsrail’in daha çok Arap ülkesiyle normalleşme anlaşması imzalaması yardımıyla Filistinlilerle barışın sağlanabileceğini söyleyen Netanyahu, “Ben uzun süre Filistinlilerle bir sulh anlaşmasını arzu ettim. Filistinlilere, İsrail’in Arap ülkeleriyle yeni sulh anlaşmalarına karşı veto hakkı verilmemeli. Filistinliler bu süreci veto etmeden barışın genişletilmesinden yararlanabilir.” dedi.
Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde Arap ülkeleriyle İsrail’in normalleşme anlaşmaları imzaladığını dile getiren Netanyahu, ABD Başkanı Joe Biden’ın liderliğinde de Suudi Arabistan ile normalleşme anlaşması imzalayabileceklerine işaret etti.
Netanyahu, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın liderliğinde ülkesinin Riyad ile normalleşme anlaşması imzalayabileceğini aktararak, “Suudi Arabistan ile zamanı barışın eşiğindeyiz. İsrail ve Suudi Arabistan arasındaki sulh yeni bir Orta Doğu oluşturacak.” diye konuştu.
‘YENİ ORTA DOĞU’ HARİTASI
Netanyahu, Hindistan’dan Avrupa’ya uzanacak ve ülkesinden geçmesi planlanan yeni ekonomik koridordan ve Riyad ile normalleşme anlaşmasından bahsederek, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Mısır, Sudan ve Ürdün’ün yeşil renkte gösterildiği “Yeni Orta Doğu” başlıklı bir harita kullandı.
Netanyahu’nun sergilediği haritada, işgal altındaki Doğu Kudüs, Batı Şeria ve kuşatım altındaki Gazze Şeridi’nin de İsrail toprağı olarak gösterildiği dikkati çekti.
İRAN VE FİLİSTİN’E TEPKİ
Internasyonal toplumu İran’ın “saldırılarına karşı kayıtsız kalmakla suçlayan” Netanyahu, “İran’ın nükleer emellerini sürdürmesine karşın yaptırımların gevşetildiğini” beyan etti.
Netanyahu, “İran’ın nükleer emellerine karşı ikna edici bir tehdit sunulmalı. Ben İsrail Başbakanı olduğum müddetçe, İran’ın nükleer tabanca elde etmemesi için elimden geleni yapacağım.” ifadesini kullandı.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a yüklenen Netanyahu, Abbas’ı Yahudi Soykırımı’nı (Holokost) inkar etmek ve “antisemitik” söylemde bulunmakla suçladı.
BM BİNASI ÖNÜNDE PROTESTO EDİLDİ
Öte taraftan İsrail basınının aktardığına bakılırsa, Netanyahu’nun konuşma yapmış olduğu sırada BM’nin New York’taki Genel Merkezi haricinde binlerce İsrailli ve ABD’deki Yahudi, İsrail’deki sağcı hükümetin hazırladığı yargının yetkilerini azaltan yasal düzenlemeye karşı protesto düzenledi.