Ana Sayfa Blog Sayfa 89

30. Internasyonal Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde “Kuğu Gölü” balesi sahnelendi

0

[ad_1]

Kültür ve Gezim Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nce Antalya Aspendos Antik Tiyatrosu’nda düzenlenen 30. Internasyonal Aspendos Opera ve Bale Festivali‘nde, Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafınca Çaykovski’nin bestelediği “Kuğu Gölü” balesi sahnelendi.

Operayı, Antalya Vali Yardımcısı Suat Seyitoğlu, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ve sanatseverler izledi.

Meşhur koreograflar Marius Petipa ve Lev Ivanov’ın koreografisi üstüne Devlet Opera ve Balesi koreografları Volkan Ersoy ve Armağan Davran’ın yorumlarıyla sahneye taşınan yaratı, Şef Sunay Muratov yönetimindeki Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşliğinde sahnelendi.

30. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nde "Kuğu Gölü" balesi sahnelendi - 1

Dekor tasarımı Gürcan Kubilay, kostüm tasarımı Cenk Camgöz, ışık tasarımı Fuat Gök’e ilişkin iki perdelik eserde, Prens Siegfried’in evliliğe hemen hemen hazır olmamasına karşın, onuruna verilen bir baloda annesinin dileğiyle bir eş seçmek zorunda kalması anlatıldı.

Eserin koreograflarından Volkan Ersoy, Aspendos’ta bir sanat eserini canlandırmanın sanatçılar için oldukça keyifli bulunduğunu söylemiş oldu.

30. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali'nde "Kuğu Gölü" balesi sahnelendi - 2

Ersoy, “Bu şekilde bir sahnede dünyanın en mühim eserlerinden, klasik balenin mihenk taşlarından önde gelen Kuğu Gölü’nü oynamak ayrı bir zevk. Armağan Davran ile beraber koreografisini gerçekleştirdiğimiz eserde, 150 sanatçıyla Aspendos’ta unutulmaz bir gece yaşıyoruz. Bale sanatına son yıllarda ilgi çığ şeklinde büyüyerek artıyor. Her temsilimiz kapalı gişe oynuyor. Bunu öteki illerimizde, festivallerimizde gözlemliyoruz. Seyircilerimize bu şekilde kaliteli, büyük prodüksiyonları canlandırmak, karşısına çıkarmak bizim için oldukça büyük coşku verici bir vaka. Seyircilerimize bizleri yalnız bırakmadıkları için müteşekkiriz” diye konuştu.

Festival kapsamında eserin ikinci temsili bugün saat 21.00’de sahnelenecek.


NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun

[ad_2]

İyi Haber

Günümüz Sanatçıları Ödülü sergisi başladı

0

[ad_1]

Fotoğraf ve Heykel Müzeleri Derneği ve Akbank Sanat iş birliğiyle düzenlenen Akbank 41. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi 14 Eylül – 04 Kasım tarihleri içinde Akbank Sanat’ta ziyaret edilebilecek.

30 senedir Türkiye’nin sanat ekosistemini kapsayan Akbank Sanat, Fotoğraf ve Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle uygar sanat alanındaki gelişimleri teşvik etmek ve genç sanatçılara destek olmak amacıyla Akbank 41. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması’nı gerçekleştirmiş oldu.

1020 müracaat alan yarışmada, jüri üyelerinin seçtiği 19 genç sanatçının eseri hususi bir sergi ile Akbank Sanat’ta yerini alıyor. 14 Eylül – 04 Kasım 2023 tarihleri içinde fotoğraf, heykel, fotoğraf, video ve enstalasyon benzer biçimde uygar sanatın değişik ifade biçimlerini içeren eserler sanatseverlerle buluşuyor. 

Sanatçı ve yazar Ferhat Özgür’ün küratörlüğünde sunulan sergide, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiyi ele alan ve Spinoza’ya saygıyla meşhur düşünürün ortaya koyduğu ‘Conatus’ terimi üstünden öznel yorumlara dayanan eserler yer ediniyor. Bu kapsamda sergi süresince Ferhat Özgür’ün öncülüğünde gerçekleşecek konuşma serisi de 3 değişik oturumla hem bu ilişkiye ve Spinoza’nın ‘Conatus’ terimine hem de uygar sanatın mevcut durumuna ışık tutacak.Nazif Can Akçalı, Melike Şevval Akın, Cemil Arslan, Şener Yılmaz Aslan, Mustafa Yasin Aydoğan, Nur Bardakçı, Uğur Bişirici, Ahmet Dündar, Hüseyin Güler, Şeyma Güzelaydın, Yazı Ece Köz, Can Memişoğulları, Nazan Özaras, Okay Özkan, Monica Papi, Defne Parman, Fatih Umdu, Deniz Varlı, Ece Yazıcıgil’in eserlerinden oluşan seçki Akbank Sanat’ta ziyarete edilebilecek.

[ad_2]

İyi Haber

Kreşteki fentanil vefat etmesiyle ilgili 3. gözaltı

0
Kreşteki fentanil vefat etmesiyle ilgili 3. gözaltı

[ad_1]

Kaynak, NYPD

Fotoğraf altı yazısı,

Kreşte döşemenin altında bulunan fentanil maddesi

ABD’nin New York kentinde kreşte bir çocuğun ölümüne yol açan fentanil vakasıyla ilgili olarak üçüncü şahıs gözaltına alındı.

Bir yaşındaki Nicholas Dominici, Bronx semtinde kalmış olduğu kreşte döşemenin altına gizlenen büyük oranda fentanile maruz kalmış olarak yaşamını yitirmiş, üç çocuk da aynı sebeple hastaneye kaldırılmıştı.

Fentanil oldukça ağır bir bileşik ağrı kesici.

Vakayla ilgili son olarak 38 yaşındaki Renny Antonio Parra Paredes, kreşte gizlenen uyuşturucunun dağıtımına destek olmak suçlamasıyla gözaltına alındı.

[ad_2]

İyi Haber

Türk ve Yunan sanatçılardan Bodrum’da “dostluk ve kardeşlik” konseri

0

[ad_1]

Bodrum’da Türk ve Yunan sanatçılar bir araya geldi. Kos’ta 25 Ağustos’ta verilen konserin ikincisi, Kumbahçe Mahallesi Halikarnas konser alanında yapılmış oldu. Etkinlikte, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Kos Belediye Başkanı Theodosis Nikitaras’ın sulh, dostluk ve kardeşlik mesajları katılımcılar tarafınca beğeni topladı.

Kısa film vizyonu ve etkinliğe katılamayan davetlilerin mesajlarının okunması ile süregelen program açılış konuşmalarıyla devam etti. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, açılış konuşmasında konser etkinliği projesinin ortaya çıkışından bahsederek Kos Belediye Başkanı Nikitaras ile ortak bir projeye imza attıklarını belirtti.

Türk ve Yunan sanatçılardan Bodrum'da "dostluk ve kardeşlik" konseri - 1

Aras, Nikitaras ve ekibine teşekkür etti. Kos Belediye Başkanı Nikitaras ise Bodrum’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Hakkaten bu şekilde anılar yaşayacağımı asla düşünemezdim. Kardeşlik, dostluk ve sulh. Bu konser kararını aldığımda ufak tedirginliklerim vardı. Fazlaca düşündüm fakat geliştikçe gördüm ki hepimiz hakkaten oldukça destek oldu. Biz burada bir kez daha gördük ki hep birlikte, bir olabiliyoruz.” diye konuştu.

Bölgesel oyunların da oynandığı konserde Bodrum’dan ve Kos’tan mahalli sanatçılar tarafınca seslendirilen Yunan-Türk dostluğunun bir marşı durumunda olan “Boğazın En Dar Yeri” şarkısı ile Türkçe ve Yunanca birçok şarkı seslendirildi.

Türk ve Yunan sanatçılardan Bodrum'da "dostluk ve kardeşlik" konseri - 2

Etkinlikte, Bodrum ve Kos görüntülerinden oluşan klip vizyonu de beğeni topladı. Sulh ve kardeşlik duygularını yaygınlaştırmak ve devamlılığına katkı sunmak amacıyla meydana gelen Bodrum Kos Dostluk Konseri plaket ve çiçek takdimleriyle sonlandı.

[ad_2]

İyi Haber

‘Instagram Giriş’ Linki 2023: Instagram’a Giriş Iyi mi Yapılır?

0
‘Instagram Giriş’ Linki 2023: Instagram’a Giriş Iyi mi Yapılır?

[ad_1]

Ekim 2010’da ilk kez piyasaya sürülen Instagram asla şüphesiz dünyanın en popüler toplumsal medya uygulamalarından birisi. Fotoğraf ve video paylaşım uygulaması Instagram, eklediği yeni özelliklerle uygulamasını keyifli hale getiriyor. 7’den 70’e 1 milyar insanoğlunun kullandığı Instagram’a kaydolmak isteynler de artıyor. Son dönemler toplumsal pazarlama aracı haline gelen Instagram’a giriş yapmak isteyenler e-posta yada telefon numaralarıyla Instagram giriş ekranından erişim sağlayabilir. Şifresini unutup Instagram hesabına giriş yapamayanlar parola sıfırlama işlemi ile hesaplarına yeniden giriş yapabilirler. Bu işlemi birkaç adımda tamamlayabilirler. 

INSTAGRAM GİRİŞ LİNKİ

Instagram Giriş Iyi mi Yapılır?

Daha evvel açılmış bir Instagram hesabınız var ise giriş yapmak için yapılması gerekenler oldukça kolay. Ilk olarak Instagram giriş sayfasına gitmeniz gerekiyor. Burada yer edinen “Hesabın var mı? Giriş yap” yazısında, ‘Giriş yap’ın üstüne tıkladığınızda kullanıcı adınız ve şifrenizi ilgili boşluklara girmeniz ve arkasından giriş yap butonuna tıklamanız kafi. Bunun yanı sıra hesabına, Feysbuk vesilesiyle da giriş yapmanız mümkün. Bunun için ise “Feysbuk ile Giriş Yap” butonuna tıklamanız gerekiyor.

Instagram Hesabıma Giremiyorum Problemi ve Çözümü

Instagram hesabına giriş hatası yaşayanların ilk olarak kullanıcı adı yada şifrelerini denetim etmesi gerekir. Kullanıcı adınızı, bağlı olduğu e-posta yada telefon numaranızı yazarak şifrenizle beraber yeniden girmeye çalışın. Hala giriş yapamıyorsanız ‘Şifremi Unuttum’ seçeneği ile parolanızı sıfırlamanız gerekiyor. Gizyazı sıfırlama işlemiyle beraber Instagram hesabınıza yeniden erişim sağlayabilirsiniz. Gizyazı sıfırlama işlemi bilgisayar yada akıllı telefon üstünden gerçekleştirilebilir.

Instagram Gizyazı Yenileme Şekilleri

Instagram şifremi unuttum ne yapabilirim diyorsanız akıllı telefonlardaki uygulama içinden yenileyebilir, eğer şifrenizi hatırlamıyorsanız şifremi unuttum seçeneği ile kolayca yapabilirsiniz.

Telefondan Instagram Gizyazı Yenileme

– Telefonunuzdan Instagram uygulamasını açın,

– Profil sayfanıza girin,

– Sağ üstte bulunan üç çizgiye tıklayın,

– Sırayla “Ayarlar>Güvenlik>Gizyazı” seçeneklerine tıklayın,

– Mevcut şifrenizi ve yeni şifrenizi girin,

– Sağ üstte yer edinen mavi tik simgesine tıklayın.

Bilgisayardan Instagram Gizyazı Yenileme

– Instagram web sitesine girin,

– Sağ üstte bulunan profil resminize tıklayarak profilinize girin,

– Ayarlar simgesine tıklayın,

– Şifreyi Değiştir seçeneğine tıklayın,

– Mevcut şifrenizi ve yeni şifrenizi girin,

– Şifreyi Değiştir butonuna tıklayın.

Instagram ‘Şifremi Unuttum’ Seçeneği İle Gizyazı Değişiklik yapma

-Telefonunuzdan Instagram uygulamasına girin,

-Giriş yapma ekranında “giriş yapmak için yardım al” seçeneğine tıklayın,

-Hesabınıza bağladığınız telefon numarası, e-posta yada kullanıcı adınızı girin,

Telefon numarası girildiği takdirde tek kullanımlık gizyazı gelir. Bu parolayı kullanarak yeni şifrenizi oluşturabilirsiniz. Eğer e-posta adresiniz yada kullanıcı adınız ile girerseniz kayıtlı mailinize gizyazı sıfırlama linki gönderilir. Bu bağlantıya tıkladığınız takdirde Instagram’ın gizyazı değişiklik yapma sayfasına yönlendirileceksiniz.

Telefondan Yeni Instagram Hesap Açma

Telefondan yeni Instagram hesabı açmak isteyenlerin ilk olarak uygulamayı indirmeleri gerekiyor. Android cihazlarda Play Store, IOS cihazlarda ise App Store uygulaması kullanılarak indirilebilir. Uygulamayı telefonda açtıktan sonrasında;

– Karşınıza gelen ekranda “Hesabın yok mu?” butonuna tıklayın

– E-posta yada numara ile kaydol butonuna basın ve detayları girin

– 1. satırda yer edinen kullandığınız e-posta yada telefon numarasını girin

– 2. satıra isim soyisim bilgisi yazın

– 3. satıra istediğiniz kullanıcı adını girin

– 4.satırda şifreniz yazarak “Kaydol” butonuna basın

Bilgisayarda Yeni Instagram Hesap Açma

– Instagram ana sayfasına gidin

-Alt bölümde kaydol yazan butona basım

– E-posta yada numaranızı girin

– Kullanıcı adı ve şifrenizi girin

– Kaydol tuşuna basın



[ad_2]

İyi Haber

Londra Tasarım Festivali’nde Türkiye’yi ödüllü “Açık Yapıt” eseri temsil ediyor

0

[ad_1]

Dönüşüm metaforlarının çevresinde şekillenen, performatif mekan ve tiyatral geçişler sergilemesi olan “Açık Yapıt”, insanlık zamanı süresince güç, sınırları belirleme, toplumsal sıradüzen temsili olan kavramların anlamları üstüne tartışmayı temel alıyor.

Londra Tasarım Festivali'nde Türkiye'yi ödüllü "Açık Yapıt" eseri temsil ediyor - 3

Halkbank’ın ana sponsorluğunu üstlendiği yaratı, Türk Hava Yolları taşıma sponsorluğu ve Kültür ve Gezim Bakanlığının resmi desteğiyle sergileniyor.

Londra Tasarım Festivali'nde Türkiye'yi ödüllü "Açık Yapıt" eseri temsil ediyor - 4

Çeşitli ülkelerden 40’tan fazla sanatçının eserlerinin sergilendiği Londra Tasarım Bienali 2023’te Türkiye’yi temsil eden “Açık Yapıt” projesi, haziranda düzenlenen halk oylamasında birinci olmuştu.


NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun

[ad_2]

İyi Haber

Andrea Pirlo iin iler iyi gitmiyor

0
Andrea Pirlo iin iler iyi gitmiyor

[ad_1]

Fatih Karagmrk’n eski teknik direktr Andrea Pirlo, Sampdoria kariyerine istedii balangc yapamad. 2022-2023 sezonunun bitimine 3 hafta kala Karagmrk ile yollarn ayran ve ardndan yaz aktarma dneminde talya Serie B ekibi Sampdoria’nn teknik direktrlk koltuuna oturan Pirlo, yeni takmyla kt 6 lig manda bir tek 1 yengi alabildi.

Sezona 2-1’lik Ternana galibiyeti ile balayan Pirlo’nun rencileri, ilk haftadan sonrasında oynad hibir ma kazanamad. Mavi-beyazllar, ligin 2. haftasnda Pisa’ya 2-0, 3. haftada Venezia’ya 2-1 malup oldu. Drdnc haftada Cremonese ile 1-1 berabere kalan Sampdoria, beinci haftada da Cittadella’ya 2-1 yenildi. Ligin son haftasnda Parma karsnda da 1-1’e raz olan talyan ekibi, toplad 5 puanla 15. srada yer ald. Andrea Pirlo’nun rencileri, bu malarda 6 gol atarken, kalesinde ise 9 gol grd.

KARAGMRK LE 34 MATA 11 GALBYET ALMITI

Geen sürem Fatih Karagmrk’n banda 34 resmi msabakaya kan Pirlo, bu malarda 11 yengi, 11 beraberlik ve 12 malubiyet almt. Pirlo ynetimindeki Karagmrk, bu karlamalarda 77 gol bulurken, filelerinde 70 gole ise engel olamad. 44 yandaki talyan altrc, stanbul temsilcisi ile ma bana 1.29 puan ortalamas yakalamt.

te taraftan geen sürem Fatih Karagmrk’te forma giyen ve sürem banda Sampdoria’ya aktarma olan Fabio Borini ile Matteo Ricci, beklenen katky salayamad. Mavi-beyazllarda 5 maa kan Borini, 2 asist yaparken, 4 karlamada oynayan Ricci ise gol ya da asist retemedi.

[ad_2]

İyi Haber

İBB Kent Tiyatroları sezonu “Bu Memleket Bizim” ile açtı

0

[ad_1]

İBB Kent Tiyatroları sezonu “Bu Memleket Bizim” oyunu ile açtı. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşan eserde, 300’ü aşkın oyuncu ile 20 kişilik dans ekibi sahne aldı.

Bu akşam da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda ikinci kez sahnelenecek oyun, Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’ün “Söylev” eseri ve Nazım Hikmet’in “Kuvayi Milliye Destanı” başta olmak suretiyle Erol Toy, İsmet Küntay, Samim Kocagöz ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun metinlerinden parçalarla birçok yazarın bir cümle ya da bir pasajıyla oluştu.

İBB Şehir Tiyatroları sezonu "Bu Memleket Bizim" ile açtı - 1

Tek perdelik 90 dakikadan oluşan oyunu Ali Gökmen Altuğ, Aslı Öngören, Yıldırım Fikret Urağ ve Yiğit Sertdemir yönetiyor.

[ad_2]

İyi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan F16 ve NATO mesajı

0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan F16 ve NATO mesajı

[ad_1]

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nahçıvan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ziyarete ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Haziran ayındaki Bakü ziyaretimizin peşinden bugün de Türk hayatına oluşturulan kapımız Nahçıvan’daydık. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev kardeşimle Iğdır-Nahçıvan Doğalgaz Boru Hattı’nın temelini attık. Toplam 80 bin 150 metrelik hattın günlük 2 milyon metreküp taşıma kapasitesine ulaşmasını hedefliyoruz. Projeyle Nahçıvanlı kardeşlerimizin doğalgaz ihtiyacının tamamı karşılanıyor. Bugün ek olarak Nahçıvan Onarım Üretim Askeri Kompleksi’nin açılışını gerçekleştirdik. Güncel gelişmeler müdafa sanayinde yerli ve ulusal kabiliyetlerin ehemmiyetini bir kez daha gösterdi. Bu kompleksin Azerbaycan ve Nahçıvan’ın müdafa kabiliyetine mühim katkı yapacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Habertürk TV Genel Gösterim Yönetmeni Mehmet Yeşilkaya’nın da aralarında bulunmuş olduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Enerji, ulaşım ve toplu konut alanlarında imzalanan üç anlaşmayla Nahçıvan ziyaretimiz adeta taçlanmış oldu. Yeni projelerle Azerbaycan’la iş birliğimizi her seferinde bir adım daha öteye taşımanın bahtiyarlığı içindeyiz” diye ekledi.

“AZERBAYCAN ORDUSU TERÖRİSTLERE TAVİZSİZ, SİVİLLERE MERHAMETLİ DAVRANMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Görüşmede ikili ve bölgesel birçok hususu ele alma fırsatımız oldu” derken Karabağ’daki duruma ilişkin olarak “Karabağ’daki son durum üstünde bilhassa durduk ve Azerbaycan’ın haklı davasında kuvvetli desteğimizi tekrarladık. Can Azerbaycan’ımızı, antiterör operasyonunda elde etmiş olduğu zamanı başarıdan dolayı bir kez daha kutlama ediyorum. Şehitlerimize Tanrı’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar arzuluyorum. Azerbaycan ordusu teröristlere karşı tavizsiz, sivillere ise son aşama merhametli hareket etmiştir. 30 yıl ilkin Karabağ’ın işgali esnasında yaşananlar ile işgal edilmiş toprakların kurtarılması sonrasında yaşananlar arasındaki büyük fark şimdiden hafızalara kazınmıştır. Sivillerin gereksinim duyduğu tüm malzemeler, ciddi manada tırlar dolusu besin ürünleri bölgeye ulaştırılıyor. Azerbaycanlı kardeşlerimizi harekat sonrasında sivillere yönelik sergiledikleri bu insani ve vicdani tutum dolayısıyla ek olarak kutluyorum. Türkiye olarak tüm süreçlerde Azerbaycan’ın yanında yer aldık. Desteğimizi, geçtiğimiz hafta BM Genel Kurulu’ndaki hitabımda kuvvetli bir halde vurguladım. Harekat neticesinde Azerbaycan’ın Karabağ’ın tamamındaki egemenliği perçinlenmiş oldu. Oldukca daha önemlisi 44 günlük vatan savunmasının peşinden bölgede kalıcı sulh ve istikrarın tesisi yolunda yeni bir fırsat penceresi açıldı. Bu imkanın değerlendirilmesi gerektiğine dair görüşümüz her insanın malumudur. Ermenistan’ın süreci uzatmak yerine artık kuvvetli bir irade sergilemesini bekliyoruz. Bu beklentimizi 11 Eylül’de telefonla görüştüğüm Ermenistan Başbakanı Sayın Nikol Paşinyan’a da ifade ettim. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve komşuluk hukukuna riayet edilmiş olduğu takdirde çözülemeyecek hiçbir problem görmüyoruz. Azerbaycan-Ermenistan sürecinde ilerleme sağlanması, bölgesel normalleşmeye de büyük ivme kazandıracaktır. Cenup Kafkasya’da istikrar, sulh ve refahın tesis edilmesi için Azerbaycan’la beraber emek harcamayı sürdüreceğiz. Ziyaretimizin, yalnız ikili ilişkilerimiz değil tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnü kabulden dolayı kardeşim Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.

SORU CEVAP BÖLÜMÜ

“ABD’DEN ARTIK NET BİR YANIT BEKLİYORUZ”

SORU: ABD’den ülkemize F-16 satışı ve modernizasyonunun önündeki en büyük engellerden biri ABD’li Senatör Bob Menendez, hakkında hazırlanan yolsuzluk iddianamesinden sonrasında geçici olarak görevini bırakmak mecburiyetinde bırakıldı. Beyaz Saray’dan gerek F-16 satışının Senato’ya sunulması, gerekse modernizasyonun onaylanmasıyla ilgili bir hareket bekliyor musunuz?

Bizim, F-16’larla ilgili bu mevzuda en mühim sıkıntılarımızdan biri de ABD’li senatör Bob Menendez’in ülkemiz aleyhine faaliyetleriydi. Dolayısıyla, Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan şu anda bu süreci yakından takip edecek. Aslına bakarsan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan üç-dört gün ilkin ABD’da görüştüler. Bu görüşmeler hala devam ediyor. Fakat şimdi bu durumu fırsata dönüştürüp kendisiyle yeniden görüşmekte yarar var. Bu sayede F-16 ile ilgili süreci de bir ihtimal hızlandırma fırsatımız da olabilir. Bir tek F-16 değil, öteki tüm mevzularda Menendez ve onun zihniyetindekiler bizlere karşı engelleyici etkinlik yürütüyor. Menendez’in devreden çıkması bizlere avantaj sağlıyor sadece F-16 meselesi yalnız Menendez’e bağlı bir mevzu değil. Yönetilmesi ihtiyaç duyulan alanları Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan yürütecek. Bu mevzuda ABD’den artık net bir cevap bekliyoruz. Temenni ediyoruz ki beklediğimiz pozitif yönde neticeyi fazla uzamadan alırız. Bu mevzu dahi bizlere müdafa sanayii noktasında kendi kendine yeten bir ülke olmanın ne kadar mühim bulunduğunu gösteriyor. Daha ilkin İHA-SİHA noktasında da aynı durumdaydık. O zamanlar Predatör meselesi vardı. İhtiyacımız olması durumunda müttefikimizden alamamıştık. Ne yaptık, kendi İHA’larımızı ürettik. Durmadık SİHA yaptık, TİHA yaptık, Kızılelma yaptık, Hürkuş yaptık, Atak yaptık… Şimdi de F-16’lara ihtiyacımız var fakat bir taraftan da yeni nesil cenk uçağımız Kaan’ı üretmek için çalışıyoruz.

“KORİDORUN AÇILMASI İÇİN ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERECEĞİZ”

SORU: Geçen yıl Azerbaycan’dan dönüşümüzde Zengezur Koridoru mevzusunun ilerlemesinde Ermenistan’dan daha fazlaca İran’ın problem çıkardığını söylemiştiniz. Azerbaycan’ın Karabağ’daki terörle savaşım operasyonlarından sonrasında Zengezur Koridoru’nda iyi mi bir süreç planlanıyor?

Kara ve demiryolu hatları ile Nahçıvan ve Azerbaycan’ın öteki bölgeleri ile direkt bağlantı kurmamız ilişkilerimizi daha kuvvetli hale getirecek. Bu kuvvetli bağ yardımıyla birçok mevzuda yürüyerek aldığımız mesafenin katbekat fazlasını önümüzdeki süreçte koşarak alacağız. Bundan dolayı bir an ilkin bu koridorun açılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Türkiye ve Azerbaycan için fazlaca mühim bu koridorun hayata geçmesi stratejik bir mevzudur ve muhakkak tamamlanmalıdır. Bu koridor açıldığında Bakü’den çıkan bir vasıta ya da tren direkt Kars’a gelebilecek. Türkiye-Azerbaycan kardeşliği fazlaca daha güçlenecek. İran’dan da bu mevzuda pozitif yönde sinyaller gelmesi sevindirici.

SORU: Hocalı, Karabağ işgalinin sembol şehirlerinden biri. 1992 senesinde burada yaşanmış olan kırım hala hafızalarda, acısı yüreklerde. Hocalı Katliamı’na şahit olup sonrasında binlerce Azerbaycanlı şeklinde topraklarından koparılmak zorunda bırakılan kız çocuğunun görüntüsü vardı kayıtlara yansıyan. Sembol görüntülerden biriydi. ‘Ermeniler bizi kovdu’ diye anlatıyordu. O süre 9 yaşlarında olan bu kızı TRT Haber olarak 31 yıl sonrasında bulduk. Bizlere hem o dönemde yaşananları hem de Hocalı özlemini açıkladı. Bizim için de fazlaca anlamlı hususi bir haber oldu. Hocalı’da artık Azerbaycan bayrağı dalgalanıyor. Hocalı’yı özlemle bekleyenler için yeniden evlerine dönme yolu açıldı. Bu gelişmenin sizde oluşturduğu hissiyatı paylaşmanız mümkün mü efendim?

Minimum o yavrumuz kadar ikimiz de o süreci yaşadık. O katliamın açmış olduğu yaralar var. Doğal o katliamı yaşayanlar için de biz için de Hocalı Katliamı unutulmaz. Hocalı katliamının şu anda Ermenistan bedelini ödüyor ve ödeyecek. Bundan dolayı 1 milyon Azeri Hocalı’dan ve öteki şehirlerden adeta hicret etti. Nereye? Azerbaycan’a. Şimdi ondan 10 seneler sonrasında Azerbaycan bu katliamın hesabını sordu. Oldukca fazlaca değişik bir halde sordu ve topraklarını geri aldı. Malum, ABD, Rusya, Fransa, Minsk Üçlüsü denilen bu ülkeler, senelerce Azerbaycan’ın bu hakkını tanımadılar. Sonunda Azerbaycan kendi göbeğini kendi kesti ve işi tamamlamış oldu. Şimdi Hocalı’da artık kim var? Hocalı’nın gerçek sahipleri… Tüm şehitlere Tanrı’tan rahmet diliyoruz. Azerbaycan ordusu Hocalı’ya kaos, kan ve ölüm değil, refah ve sulh getirmek için girdi. Seneler ilkin oraya Ermeni çetelerin girmiş olduğu şeklinde girmedi. İnsanları katletmek için girmedi. Hocalı’ya hak etmiş olduğu barışı ve huzuru sağlamak için girdi. Kendi öz toprağına ardındaki zaferlerin müjdesiyle girdi. Artık Hocalı için de Karabağ için de Azerbaycan egemenliği altında kalıcı sulh ve huzurun vakti gelmiştir. Ermenistan’a düşen de bu huzurun tesisi ve muhafazası için barışın yanında durmaktır.

“ALİYEV, KKTC BAYRAĞININ DALGALANMASINI İSTEDİĞİNİ ORTAYA KOYUYOR”

SORU: Karabağ meselesinin hallolmasıyla bununla beraber Kafkaslarda yeni bir iş birliği ikliminin de temelleri atılacak. Birleşmiş Milletler’deki son konuşmanızda KKTC’nin tanınması çağrısını yinelemiştiniz. Bu oluşan iklimde KKTC’nin Türk devletleri ile daha çok bir araya gelmesi yolunda yeni adımlar atılır mı, bu aşamada bir beklenti olmalı mı?

Önümüzdeki süreçte Türk Devletleri Teşkilatı’nın toplantısı var. Azerbaycan da bu toplantıya KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bey’in de çağrı edilmesini fazlaca istiyor. 3 Kasım’da Kazakistan’da toplantı yapılacak ve bu görüşmede inşallah gözlemci üye olarak Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de göreceğiz. Bu mevzuda sağ olsun Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de ciddi bir kararlılığı var. O da KKTC bayrağının oralarda dalgalanmasını istediğini ortaya koyuyor. Biz de KKTC ile ilgili atılan bu adımda beraberce el ele omuz omuza kararlılığımızı göstermeye inşallah devam edeceğiz. KKTC’nin tanınması Kıbrıs adasında kalıcı sulh ve huzurun sağlanmasını isteyen tüm ülkeler için en doğru seçenektir. Adanın gerçekleri ortadadır ve KKTC Kıbrıs’ın en somut gerçeğidir. Senelerce oradaki Türk varlığını görmezden gelmeye çalışanların denemediği yol kalmadı. Fakat giriştikleri her adım temelsiz olduğundan onlar açısından hüsranla sonuçlandı. Biz KKTC ile beraber çözüm için tüm yolları denedik. Federasyon formülü dahil tüm formüllere samimiyetle yaklaştık. Fakat bundan bu şekilde Kıbrıs’ta iki devletli çözüm haricinde seçeneğin kalmadığı açık ve net bir halde ortaya çıkmıştır. Kimse bizlerden KKTC’nin haklarını görmezden gelmemizi onları çiğnettirmemizi beklemesin. Biz KKTC’nin artık öteki ülkelerce tanınması için sesimizi daha fazlaca yükselteceğiz. Biz daha ilkin de “çözümsüzlük çözüm değildir” diyerek bu probleminin ortada bırakılmasının, görmezden gelinmesinin yanlış bulunduğunu anlatmıştık. Artık tüm yanlışları silecek doğru adımın vaktidir. KKTC’nin tanınması başta Avrupa Birliği olmak suretiyle birçok tarafın attığı yanlış adımların telafisi olacaktır. Kıbrıs adası artık gerilimlerle değil, sulh ve huzurla anılmayı hak ediyor.

SORU: Türkiye’nin, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar ile “Kalkınma Yolu Projesi” için görüşmeler içinde bulunduğunu söylemiştiniz. Projeyle ilgili somut adımlar ele alınmış oldu mu? Türkiye ve Irak içinde ara sıra terörle savaşım operasyonları sebebiyle çıkan gerginlikler bu projeye engel teşkil edebilir mi?

Kalkınma Yolu Projesi tamamen Basra Körfezi ülkeleri, Irak ve bizi kapsayan bir proje. Fakat bu mevzuda Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed’in fazlaca emin bir duruşu var. Hatta son olarak görüşmemizde projenin yazılı olarak ortaya konulmasından bahisle “60 günde içinde bu projeye yönelik hazırlıkları tamamlayalım” diye bir teklifi oldu. Doğal bu Kalkınma Yolu Projesi noktasında, ABD’nın, Japonya’nın, Hindistan’ın ve Çin’in kendilerince projeye yaklaşımları söz mevzusu. Projeyle Irak üstünden Türkiye ve Avrupa’ya geçiş söz mevzusu. O bakımdan bizim durumumuz fazlaca büyük ehemmiyet arz ediyor. Onun için de hızlıca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız muhataplarıyla görüşmeleri yapmış olup bu işi hayata geçirmenin gayreti içinde olacak. Bundan dolayı birileri anlaşmazlıkları kışkırtmanın gayreti içinde. Biz ise bu anlaşmazlıkları kışkırtmaktan fazlaca çözüme yönelik ne şeklinde adımlar atarız bunun gayreti içinde olacağız. Bundan dolayı Kalkınma Yolu bu coğrafyaya bilhassa çöreklenmiş tüm karanlık odakları yok edecek kalkınma aydınlığının inşallah ilk adımı olacaktır. Bundan dolayı fazlaca fazlaca büyük ehemmiyet arz ediyor. Türkiye de bu işin tam nirengi noktasında… İnşallah sonu hayır olur.

“NETANYAHU ZİYARETİ EKİM-KASIM GİBİ OLABİLİR”

SORU: ABD ziyaretlerinizde İsrail’le enerji sondaj emek harcaması başlatılacağını söylemiştiniz. Hatta yalnız Türkiye değil, Türkiye’den Avrupa’ya da enerji aktarımının yapılacağını söylemiştiniz. Bu emek harcama tam olarak Akdeniz’de nerede gerçekleşecek ve çalışmaya ilişkin bir takvim var mı? Bir de Netanyahu’nun bir ziyareti söz mevzusu onun zamanı belli oldu mu?

Ziyaret zamanı ile ilgili Dışişleri Bakanlığımızın emekleri devam ediyor. Zannediyorum Ekim-Kasım şeklinde Netanyahu’nun hastalık sebebiyle gerçekleştiremediği ve ertelenen Türkiye ziyareti yapılır. En uygun zamanda bu ziyaretin olması için görüşme trafiği devam ediyor. Bildiğiniz gibi bu işlerin sekreteryası Türkiye ve İsrail Dışişleri Bakanlarına ilişik. Ondan sonrasında da biz iade-i ziyaretimizi yapacağız. Türkiye ve İsrail olarak birçok alanda iş birliği yapıyoruz. Yeni iş birliği alanlarının varlığı da bir gerçek. Bilhassa Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası oluşan konjonktürün de tesiri ile sürdürülebilir enerji deposu arayışında. İsrail’in kaynaklarının Avrupa’ya taşınması mevzusunda arayışta olduğu da her insanın malumu. En akılcı rota ise Türkiye üstünden bu kaynakların Avrupa’ya ulaştırılması. Bunu son görüşmemizde de ele aldık, çalışmalara başladık. Öteki taraftan sondaj emekleri noktasında da iş birliği fırsatları bulunuyor. Bununla ilgili teknik çalışmaların yapılması talimatlarını ilgili arkadaşlarımıza verdik. En kısa sürede gerek Türkiye’de gerek İsrail’de yapacağımız görüşmelerde rota, takvim ve sondaj alanları şeklinde ayrıntıları da netleştiririz.

SORU: Türkiye bilhassa son dönemde küresel krizlerin çözüm noktasında merkez haline geldi. Kafkaslardan Balkanlara, Ukrayna’dan Şimal Afrika’ya, G20’de, NATO’da, BM’de inanılmaz dış ilişkiler yürütüyorsunuz. Küresel bir düzeltim hareketinin de öncüsü oldunuz aslına bakarsak. BM’deki düzeltim çağrınız sonrasında Afrika’da, Kafkaslarda yeni bir hareketlenme var. Iyi mi değerlendirirsiniz? Bir de İslam dünyası için de bu yapıdaki teşkilatların reforme edilmesi yönünde bir çalışmanız var mı?

Bilhassa G20 ülkelerinden öte Afrika ülkelerinin durumu bizim için fazlaca büyük ehemmiyet arz ediyor. Afrika ülkelerinin takip etmiş olduğu ülke biziz. Türkiye’yi takip ediyorlar. “Türkiye ne diyor, Türkiye iyi mi bakıyor?” diyorlar. Mesela, BM Genel Kurulu’na Afrika ülkeleri ile yaptığımız görüşmelerin hepsinde de “Türkiye ne diyor?” sorusunu işittik. Bilhassa Tahıl Koridoru meselesinde de gene Sayın Putin’in Tahıl Koridoruyla ilgili hedefinde Afrika ülkeleri var. “Biz Avrupa ülkelerine tahıl göndermeyiz. Eğer gönderecekseniz Türkiye-Katar-Rusya üçlü olarak bu işi yapalım, hatta 6 tane Afrika ülkesi belirleyelim buralara bunu gönderelim.” diyor. Ikimiz de “tamam” dedik. Şimdi telefon diplomasisi başladı. Dışişleri Bakanlarımızla bu süreci çalıştırıyoruz ve Afrika ülkeleriyle bunu en ideal şekilde sürdürelim istiyoruz. Bundan dolayı koridordan geçen tahılın yüzde 44’ü Avrupa ülkelerine gitti. Yüzde 14 bizlere geldi, yüzde 14 Afrika’ya, diğeri de değişik ülkelere ulaştı. Her yerde ifade ediyoruz, dünya değişiyor. Değişen dünyaya uyum sağlayamayan, kendini yeni şartlara uyduramayan, uygarlık yarışının peşinde kalanlar en iyi ihtimalle etkisizleşir. Biz attığımız adımlarda dinamik bir süreç yönetimi ortaya koyuyoruz. İslam dünyası da birlik olabilmek için kardeşliğine ekilen fitne tohumlarını temizlemeli ve samimiyetle kucaklaşmalıdır.

İslam dünyası birliğinin temelini oluşturan ilkeler çerçevesinde, değişen dünyaya uyum sağlamak, söz sahibi hale gelebilmek ve etkin bir güç olabilmek için reforma mecburdur. İslam Konferansı Örgütü’nün İslam İş Birliği Teşkilatı’na dönmesi mühim bir adımdı. Bunun şeklinde adımların atılması ve büyük meselelerde ağırlığını hissettirmesi gerekmektedir. Terör, göç problemi, iklim krizleri, İslam karşıtlığı, ırkçılık şeklinde meseleler ortada. Bunlara karşı ortak bir tavır geliştiremezsek İslam dünyasının etkinliğinden söz edemeyiz. Yüce kitabımıza karşı alçakça saldırılarda bile ihtiyaç duyulan şekilde kafi tepki veremeyen İslam dünyası hangi meselede ortaklaşabilir?

SORU: Efendim Nahçıvan ziyaretiniz aslına bakarsak bölgede tasarrufu olan tüm aktörlere de bir bildiri içeriyordu diyebiliriz. Karabağ’da operasyonun son bulmuş olduğu, Turan Yolu Projesi’nin yüksek sesle dillendirildiği bir dönemde gerçekleştirdiniz bu ziyareti. Karabağ Zaferinin peşinden 3 senedir beklenen işler vardı, bu ziyaretiniz sonrası onların önü açılıp daha da hızlanması beklenebilir mi? Nahçıvan ziyaretinizin peşinden koridorların açılması ile ilgili fazlaca ciddi beklentiler var.

Bizim dileğimiz buraları sulh koridoru haline getirerek açmaktır. Hala bir savaşın egemen olduğu bir koridoru düşünmek mümkün değil. Bundan dolayı gerek Zengezur gerek Laçin koridorlarını eğer sulh koridoru olarak düşüneceksek kavga gürültü olmadan bu işi çözmemiz gerekiyor. Hele hele bunlar raylı sistem bulunduğunu düşünürsek, Türkiye’den gelen tren Nahçıvan’dan, Ermenistan’dan geçerek Azerbaycan’a gidecek. Ermenistan’dan geçme mevzusuna erişince. Ermenistan bu işin önünü açmazsa nereden geçecek? İran’dan geçecek. İran şu anda buna pozitif yönde bakıyor, pozitif yönde bakmış olduğu için de İran’dan artık Azerbaycan’a geçiş imkanı olabilecek. Öteki taraftan bu ziyaretimiz Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin, iki devlet tek millet ruhunun bir kez daha tüm dünyaya ilanıdır. Bunu Birleşmiş Milletler kürsüsünde iyi mi haykırmışsak, Can Azerbaycan’ın öz toprağı Şuşa’da iyi mi duyurmuşsak, her yerde gerek sözlerimizle gerek uygulamalarımızla gösterdik, gösteririz. Biz iki devletiz sadece kaderi de ülküsü de bir milletiz. İki ülke arasındaki ilişkilerin düzeyi olabilecek en yüksek seviyeye ulaşacaktır. Yeni adımlarla kardeşliğimizi pekiştirmekte kararlıyız. Enerjiden müdafa sanayiine, tecim hatlarından bölgesel iş birliklerine kadar her alanda atılacak adımlar aşama aşama hayata geçirilecektir. İki ülkenin potansiyelleri beraber kazanma ilkesiyle atılacak bu adımlarla oldukça yüksek seviyelere ulaşacaktır. TANAP’ın kapasitesinin genişletilmesi ve Hazar’dan daha çok organik gazın Türkiye ve Avrupa’ya akması bu adımlardan biridir. Bu hem iki ülke çıkarlarına hizmet edecek hem de Avrupa’nın enerji güvenliğine de katkıda bulunacaktır.

Ulaştırma alanında, gezim alanında benzer adımlar atarak ortak çıkarlar temelinde ve bütüncül bir bakış açısıyla projeler ortaya koymaya devam edeceğiz.

SORU: Orta Vadeli Program’da enflasyonla savaşım ana hedeflerden biri. Enflasyonla ilgili pozitif yönde gelişmelerin önümüzdeki senenin ilk çeyreğinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Peki enflasyonla mücadelede önümüzdeki süreçte neler yapılacak? Fahiş fiyatlarla savaşım için iyi mi adım atılması planlanıyor?

Kıymetli dostlar, enflasyonla mücadelede şu an itibariyle arkadaşlarımızın yoğun bir takvimi var. Enflasyonun dizginlenmesi ve kalıcı olarak tek haneye inmesi amacıyla açıkladığımız Orta Vadeli Program bu yoldaki kilometre taşlarımızı oluşturuyor. Fiyat istikrarının sağlanması için parasal sıkılaşma ve kredi sıkılaşması tedbirleri iktisat yönetimimizce hayata geçiriliyor. Bu adımlar kaynaklarımızın üretken alanlara yönlendirilmesi ve bu sayede yüksek, sürdürülebilir ve dengeli büyümenin sağlanması amacını taşıyor. Maliye politikaları ile da bu amaçlar destekleniyor. Üretimi ve yatırımı teşvik ederek de enflasyonla mücadelemize güç aktaracağız. Bu süreçte vatandaşımızı enflasyona ezdirmemek için aldığımız tedbirler ve attığımız adımlar devam edecek.

“SİZİN KONGRENİZ VARSA BİZİM DE PARLAMENTOMUZ VAR”

SORU: Sayın Cumhurbaşkanım 1 Ekim’de Meclis açılıyor. Gündem fazlaca yoğun doğal ki. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteriyle de görüştünüz. Pek fazlaca görüşme yaptınız New York’ta. İsveç mevzusunda da pek fazlaca sanıyorum ifade duydunuz. Acaba Ekim takvimi içinde Meclis’e İsveç var mı yoksa daha sonraki bir tarihe mi kalır?

Meclis’in bir yapısı var, başkanı var… ABD’nın bildiğiniz gibi parlamentosu var, bizim de bir parlamentomuz var. Parlamentomuzun içinde de bir yapı var. Cumhur İttifakı olarak bizim de bir yapımız var. Cumhur İttifakı olarak aramızda doğal ki görüşmelerimizi yapacağız. Ona gore de parlamentoya müracaatımızı da ayrıca yapmış olup, parlamentomuz iyi mi bir takvim belirlerse, onu da orada takip edeceğiz. Bu mevzuyla ilgili olarak da Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’la da bazı görüşmeler yaptılar. Temenni ederim ki onlar da verdikleri söze sadık kalırlarsa bizim parlamentomuz da verilen söze sadık kalacaktır. Adımını da buna gore atacaktır.

SORU: Acaba onların verdikleri söz F-16 mevzusu mu? İkincisi Sayın Bahçeli’yle döndüğünüzde karşı karşıya bir görüşmeniz mi olacak?

Aslına bakarsan İsveç’i F-16 ile bağlı hale getiriyorlar. Doğrusu diyorlar ki bunu halledin. Kanada aynı şeyi yapıyor, ABD da aynı şeyi yapıyor. Ikimiz de diyoruz ki, “sizin kongreniz var ise bizim de parlamentomuz var.” Biz parlamentomuzu geri plana atamayız ki. Doğrusu bizim şu anda Cumhur İttifakı olarak bir birlikteliğimiz var. Bu birlikteliğimiz içinde ikimiz de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Netice itibariyle İsveç’in NATO üyeliği ile ilgili sonucu artık Türkiye Büyük Millet Meclisi verecektir. Meclisimiz bu mevzu ile ilgili her gelişmeyi en ince ayrıntısına kadar takip etmektedir. O sonucu ne süre vereceği de kararın nasıl sonuçlanacağı da meclisimizin takdirindedir. Meclis’in gündemine mevzu vardığında kararın iyi mi olacağını hep beraber görürüz.

SORU: Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin artık darbe anayasasını kaldıramayacağını, bununla beraber Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir sivil anayasa çalışmasına ilişkin talebinizi ve bununla ilgili girişimlerde bulunacağınızı ifade ettiniz. Meclis açıldığında öncelikli gündeminiz ne olacak?

Anayasayla ilgili davetimizi biz 12 Eylül’ün yıldönümünde Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde esasen yaptık. Bunu yaparken de bilhassa şunu söyledik, dedik ki ‘Gelin bir sivil anayasayı bu zamanda yapalım’ Bu mevzuyla ilgili olarak da AK Parti meclis grubumuz parlamentoda grubu olan öteki partilerle görüşmek suretiyle “gelin bir sivil anayasayı birlikte yapalım” davetimizi iletecek. Kabul ederler etmezler, fakat biz şu anda kapıları çalacağız. Kim çalacak Ak Parti’nin TBMM Grubu. Bundan dolayı da herhangi bir nazlanmaya filan gerek yok. Arkadaşlarıma da ihtiyaç duyulan talimatları verdim. Grup Başkanımız Abdullah Güler Bey’e “derhal ihtiyaç duyulan suretle görüşmeleri yapın” dedim. Doğrusu 1 Ekim’den itibaren Meclis konuşmamızda da lüzumlu vurguyu buna gore yaparız, lüzumlu adımları da buna gore inşallah atarız. Türkiye artık darbe anayasası ayıbından kurtulmalıdır. Benim milletim son zamanların şartlarına uygun, sivil, özgürlükçü, dili ve bütünlüğü ile milleti kucaklayan bir anayasa ile yönetilmeyi sonuna kadar hak ediyor. Vakit içinde meydana getirilen müdahalelerle belli bir mesafe alınsa da mevcut anayasa Türkiye Yüzyılı’na yakışmayan bir yapıdadır. Hedefimiz tüm yurttaşlarımızın “benim anayasam” diyeceği bir anayasa ortaya koymaktır. Ümit ederim uzlaşı içinde Türkiye’ye yakışır birlikteliği ortaya koyarak anayasa metnimizi ortaya çıkartırız. Çağrımız tüm siyasal partilerimizin vaadi olan yeni anayasa konusunu bizlere yakışır bir şekilde neticelendirmek ve millete verdiğimiz sözü tutmak içindir.

* Haberin görselleri Anadolu Ajansı ve Associated Press’ten servis edilmiştir.

[ad_2]

İyi Haber

Arslantepe Höyüğü’nde Orta Tunç dönemine ilişik emek harcama alanı bulunmuş oldu

0

[ad_1]

Restelli, şöyleki konuştu:

“Kazılara haziranda başladık. İlk iki ay depremden dolayı düşen toprağı temizlemek için çalıştık ve temizledik. Kazılara tepede devam ediyoruz. Kazılarımızı, tepeyi güvene almak için burada yürütüyoruz. Şu sebeple daha sert bir toprak bulmak istiyoruz. Buradaki tabakaları kazarak aşağı tabakalara iniyoruz. Kazdıkça ve yeni tabakalar buldukça eserleri de alarak eski tabakaları kaldırıyoruz. Burada ilk Orta Çağ mezarlığı bulduk. 60’tan fazla gömüt çalıştık, kazdık. Hem erişkin hem evlatların mezarları. Bazı mezarlarda süsleme objeler vardı. Ondan sonrasında mezarlığın altında Roma dönemine ilişik bir bina bulduk, boş maalesef fakat oldukça enteresan bir bina. Şu anda Orta Tunç tabakalara geldik. Bir emek harcama alanı bulduk, silolarla, ocaklarla dolu ve onu daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Başka bir açmayı tepenin şimal tarafında yaptık. Kuzeyde daha önceki kazı planımıza nazaran gidiyoruz. Orada Arslantepe’nin en eski tabakalarında çalışıyoruz ve şu an kerpiç evler bulduk. Ay sonuna kadar kazılarımız sürecek.”

Arslantepe Höyüğü'nde Orta Tunç dönemine ait çalışma alanı bulundu - 3

KERPİÇ SARAY İÇİNDE RESTORASYON YAPILIYOR

Arslantepe’de bulunan dünyanın en eski kerpiç sarayının içinde restorasyon yaptıklarını özetleyen Restelli, depremden dolayı oldukça fazla toprağın en yüksek tabakalardan sarayın üstüne düştüğünü belirlediklerini söylemiş oldu.

Arslantepe Höyüğü'nde Orta Tunç dönemine ait çalışma alanı bulundu - 4

Restelli, bu toprağın binaya hiçbir hasar vermediğini ifade ederek, “Toprağı kaldırdık ve altında bina sağlam kalmıştı. Bu oldukça iyi bir şey. Geç Hitit dönemine ilişik sur duvarı var tepenin şimal tarafında, burası birazcık hasar görmüş oldu. Onun bir parça taş temeli yıkıldı ve birazcık kerpiçte sorun var. Orada temelleri korumak ve sertleştirmek için çalışıyoruz. Ondan sonrasında restoratörler kerpiçte koruma yapacaklar. Yalnız en büyük hasarı bizim kazı evi görmüş oldu. Orada tamirat yaptık fakat hemen hemen bitmedi, devam ediyor” diye konuştu.

[ad_2]

İyi Haber

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone