[ad_1]
Kaynak, Reuters
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkesinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmeye yakın bulunduğunu söylemiş oldu. Bin Selman, “Her gün normalleşmeye daha oldukça yaklaşıyoruz” dedi. Veliaht Prens, İran’ın nükleer tabanca sahibi olması halinde, Suudi Arabistan’ın da aynı yolu izlemesi icap ettiğini belirtti.
Amerikan Fox News televizyonuna konuşan bin Selman, Filistin problemininin, İsrail ile müzakerelerinde önemini koruduğunu altını çizdi.
Bin Selman, “Bizim için Filistin meselesi oldukça mühim. O kısmı çözmemiz lazım. Filistinlilerin yaşamını kolaylaştırmamız gerek” dedi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ek olarak İran’ın nükleer tabanca sahibi olması halinde, ülkesinin de nükleer tabanca sahibi olması icap ettiğini altını çizdi.
“Herhangi bir ülkenin nükleer tabanca elde etmesinden kaygı duyuyoruz” diyen bin Selman, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Nükleer silahlara haiz olmanın anlamı yok şu sebeple kullanılamıyorlar fakat eğer herhangi bir ülke bu tarz şeyleri kullanırsa, yeni bir Hiroşima’ya tahammülü olmayan dünyanın tüm ülkeleriyle cenk halinde olur.”
İran, Suudi Arabistan ve İsrail’in ortak hasmı konumunda.
İran: Suudi Arabistan, Filistin davasına ihanet ediyor
Muhammed bin Selman’ın Fox News’a verdiği mülakat sonrası, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi Suudi Arabistan’ı, İsrail ile ilişkilerini normalleştirmeye emek vererek Filistin davasına ihanet etmekle suçladı.
Reisi, “Siyonist rejim ile bölgedeki herhangi bir ülke içinde, Siyonist rejimin güvenliğini sağlamak amacıyla bir ilişki başlatılması kesinlikle işe yaramayacaktır. Bölge ülkeleri ile Siyonist rejim arasındaki bir birlikteliğin, Filistin halkının ve Filistin direnişinin sırtından bıçaklanması anlamına geleceğine inanıyoruz” dedi.
ABD uzun süredir İran’ın nükleer programını denetim altına almaya ve Orta Doğu’daki müttefikleri Suudi Arabistan ile İsrail’in zamanı bir antak kalma imzalamalarını sağlamaya çalışıyor.
Daha ilkin Mısır ve Ürdün’le sulh anlaşmaları imzalayan İsrail, 2020’den itibaren Arap ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas’la da ilişkilerini normalleştirmişti. Sadece bu ülkelere Suudi Arabistan’ın da iştirak etmesi, Orta Doğu için oldukça mühim bir gelişme olacak.
Suudi Arabistan’ın, nükleer tabanca sahibi olduğu malum İsrail ile ilişkilerini normalleştirme karşılığı, ABD’den güvenlik garantileri istediği hatta bunun için ayrı bir antak kalma imzalanması talebinde bulunmuş olduğu bildiriliyor.
Amerikan ABC News televizyonuna konuşan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da, Suudi Arabistan-İsrail ilişkilerinin normalleşmesinin, Orta Doğu’yu “dönüştürecek” bir gelişme olacağını söylemiş oldu.
Blinken, “Bilhassa bu iki ülkeyi bir araya getirmek, bölgenin istikrara kavuşmasında, bütünleşmesinde; insanların bir araya gelmesinde ve artık birbirlerinin boğazına sarılmamasında kuvvetli bir tesir yaratacaktır” dedi.
Kaynak, Reuters
ABD Başkanı Joe Biden ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Birleşmiş Genel Kurulu toplantılarının sürdüğü New York’ta yaptıkları görüşmede de mevzu gündemdeydi.
Biden ve Netanyahu, Orta Doğu’da diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi için beraber çalışacaklarını söylemiş oldu.
Biden, İsrail-Filistin sorununa iki devletli bir çözüm olmasına desteğini yineledi.
ABD’de bazı çevreler ise Amerikan yönetiminin Suudi Arabistan ile İsrail içinde antak kalma imzalanmasını sağlamasının, Washington’un İsrail’in aşırı sağcı hükümetini ve Suudi Arabistan’ın otoriter yönetimini ödüllendirmesi anlamına geleceğini korumak için çaba sarfediyor.
ABD’de ek olarak İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi karşılığında Suudi Arabistan’la yeni bir antak kalma imzalanmasına, Muhammed bin Selman’ın, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi emri vermesi sebebiyle karşı çıkan oldukça sayıda Kurultay üyesi var. Bazı Kurultay üyeleri bin Selman’a ek olarak, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki iç muharebeye müdahalesi ve petrol fiyatlarının artmasında rol oynaması sebebiyle öfkeli.
Muhammed bin Selman’a, Fox News’a verdiği mülakatta, Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim 2018’de, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesiyle ilgili de sorular soruldu.
Bin Selman, tekrar böylesi bir “hatanın” tekrarlanmaması için Suudi Arabistan’ın güvenlik sisteminde düzeltim yaptığını söylemiş oldu.
ABD istihbaratının 2018’de hazırladığı ve kamuoyuna 2021’de açıklanan raporda, Kaşıkçı’nın öldürülmesini onaylayan kişinin Muhammed bin Selman olduğu belirtilmişti.
[ad_2]
İyi Haber

