[ad_1]
Kaynak, NASA
Jonathan Amos | BBC Bilim Muhabiri
NASA’nın Osiris-Rex kapsülü, bir asteroitten almış olduğu toz örnekleriyle Pazar günü merminin 15 katından daha süratli bir halde Dünya atmosferine girecek.
Bu sırada gökyüzünde bir ateş topu oluşturacak kapsül, ısı kalkanı ve paraşütlerle inişi yavaşlatılarak ABD’nin Utah eyaletinde Batı Çölü’ne yumuşak iniş meydana getirecek.
Dağ büyüklüğündeki asteroit Bennu’dan almış olduğu bir avuç tozu getirecek kapsülün, en derin sorulara cevap vermesi planlanıyor: Nereden geliyoruz?
Misyonun baş araştırmacısı Profesör Dante Lauretta, “Asteroit Bennu’dan 250 gramlık numuneyi Dünya’ya getirdiğimizde, gezegenimizden ilkin mevcud malzemeye, hatta kim bilir Güneş Sistemimizden ilkin mevcud bazı taneciklere bakıyor olacağız” diyor.
“Başlangıcımızla ilgili ipuçlarını bir araya getirmeye çalışıyoruz. Dünya iyi mi oluştu ve niçin yaşanabilir bir dünya haline geldi? Okyanuslar suyunu nereden aldı; atmosferimizdeki hava nereden geldi; ve en önemlisi, Dünya’daki tüm yaşamı oluşturan organik moleküllerin deposu nedir?”
Bilim adamlarının genel kanısı, mühim bileşenlerin birçoğunun aslen gezegenimize erken dönemlerinde çarpan asteroit yağmuru ile taşındığı yönünde.
Osiris-Rex uzay aracının yörüngesiyle ilgili son ayarlamalar yapılmış oldu. Bir tek kapsülü bu hafta sonu Dünya’ya düşmesi için özgür bırakıp bırakmama sonucu verilecek.
Rock yıldızı astrofizikçinin görevi
Efsaneleşmiş İngiliz rock grubu Queen’in gitarcısı ve astrofizikçi Brian May de projede mühim bir rol oynadı
Bennu 500 metre genişliğinde bir asteroit. Buradan parçalar getirme arayışı 2016’da NASA’nın Osiris-Rex sondasını fırlatmasıyla başladı. Cisme ulaşmak iki yıl sürdü. Vazife ekibinin asteroit yüzeyinden “toprak” örneği almak için güvenli bir yer belirleyebilmesi için de iki yıl daha haritalama yapılması gerekti.
Bu mevzuda kilit isim efsaneleşmiş İngiliz rock grubu Queen’in gitaristi Dr. Brian May oldu. May astrofizikçi ve stereo görüntüleme mevzusunda uzman.
May ve ekip arkadaşı Claudia Manzoni Bennu’daki ihtimaller içinde alanların yerlerini belirlediler.
Brian May BBC’ye verdiği demeçte şunları söylemiş oldu:
“Daima bilimin yanı sıra sanat da gerekir. Uzay gemisinin düşme ihtimalinin olup olmadığını ya da nihai olarak seçilen Nightingale adlı bölgenin derhal kenarında bulunan ‘kıyamet kayasına’ çarpıp çarpmayacağını bilmek için araziyi hissetmeniz gerekir. Böyle bir durum olsaydı yıkım olurdu.”
Kapsül güvenli bir halde yere indiğinde, örnekleri çözümleme etmek için Teksas’taki Johnson Uzay Merkezi’ne götürülecek.
Londra Tabiat Zamanı Müzesi’nden Dr. Ashley King ilk analizi icra eden ekipte olacak.
“Bir asteroitten örnek getirmek fazlaca sık yaptığımız bir şey değil. Bu yüzden ilk ölçümleri hakikaten iyi yapmak mühim. Bu inanılmaz derecede coşku verici” diyor.

Kaynak, NASA
Bennu asteroidi, gezegenlerin oluşumundan arta kalan maddelerden oluşuyor
Su eşleşmesine bakılacak
NASA, Bennu’yu Güneş Sistemi’ndeki en tehlikeli kaya olarak görüyor. Uzayda izlediği yol sebebiyle, malum asteroidler içinde Dünya’ya çarpma olasılığı en yüksek olanı.
Sadece çarpma ihtimali fazlaca düşük; yazı tura atıp arka arkaya 11 kez aynı yüzün denk gelmesi ihtimali kadar. Ve herhangi bir çarpışmanın önümüzdeki yüzyılın sonlarına kadar gerçekleşme ihtimali görülmüyor.
Bennu muhtemelen minerallerine bağlı fazlaca oranda su içeriyor (ağırlık olarak %10 kadar). Bilim adamları bu sudaki değişik hidrojen atomu türlerinin oranının Dünya okyanuslarındakine benzer olup olmadığına bakacaklar.
Bazı uzmanlar Dünya’nın ilk dönemlerinde fazlaca sıcak olduğundan suyunun çoğunu kaybettiğine, daha sonraki göktaşı yağmurlarının okyanusların hacminin genişlemesinde mühim rol oynadığına inanıyor. Bennu ile su eşleşmesi bulunursa (2 Hidrojen ve 1 Oksijen atomu – H₂O) bu düşünce desteklenmiş olacak.

Osiris-Rex’in Bennu asteroidinden parça örneği almış olduğu an
Karbon
Bennu muhtemelen ağırlıkça ortalama % 5-10 oranında karbon da içeriyor. Aslolan ilgi de burada yatıyor. Gezegenimizdeki yaşam organik kimyaya dayanıyor. Dünya’nın ilk dönemlerinde yaşamı başlatmak için suyun yanı sıra karmaşık moleküllerin de uzaydan gelmesi mi gerekmişti?
Londra Tabiat Zamanı Müzesi’nden Profesör Sara Russell, “Örnek üstünde yapılacak ilk analizlerden biri, ihtiva ettiği tüm karbon bazlı moleküllerin sıralaması olacak” diyor.
“Meteoritlere bakarak asteroitlerin fazlaca sayıda değişik organik molekül içerdiğini biliyoruz. Sadece meteoritler çoğu zaman fazlaca kirlidir ve bu yüzden bu numune dönüşü bizlere Bennu’nun bozulmamış organik bileşenlerinin ne işe yaradığını hakikaten bulma şansı veriyor.”
Profesör Lauretta da şunu ekliyor: “Aslen bu kirlenme problemi sebebiyle meteoritlerde proteinlerde kullanılan amino asitleri asla aramamıştık. Bundan dolayı, dışsal dağıtım hipotezi olarak adlandırdığımız, bu asteroitlerin proteinlerin deposu olduğu fikrine ilişkin anlayışımızı hakikaten ilerleteceğimizi düşünüyoruz.
[ad_2]
İyi Haber

