[ad_1]
Restelli, şöyleki konuştu:
“Kazılara haziranda başladık. İlk iki ay depremden dolayı düşen toprağı temizlemek için çalıştık ve temizledik. Kazılara tepede devam ediyoruz. Kazılarımızı, tepeyi güvene almak için burada yürütüyoruz. Şu sebeple daha sert bir toprak bulmak istiyoruz. Buradaki tabakaları kazarak aşağı tabakalara iniyoruz. Kazdıkça ve yeni tabakalar buldukça eserleri de alarak eski tabakaları kaldırıyoruz. Burada ilk Orta Çağ mezarlığı bulduk. 60’tan fazla gömüt çalıştık, kazdık. Hem erişkin hem evlatların mezarları. Bazı mezarlarda süsleme objeler vardı. Ondan sonrasında mezarlığın altında Roma dönemine ilişik bir bina bulduk, boş maalesef fakat oldukça enteresan bir bina. Şu anda Orta Tunç tabakalara geldik. Bir emek harcama alanı bulduk, silolarla, ocaklarla dolu ve onu daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Başka bir açmayı tepenin şimal tarafında yaptık. Kuzeyde daha önceki kazı planımıza nazaran gidiyoruz. Orada Arslantepe’nin en eski tabakalarında çalışıyoruz ve şu an kerpiç evler bulduk. Ay sonuna kadar kazılarımız sürecek.”
KERPİÇ SARAY İÇİNDE RESTORASYON YAPILIYOR
Arslantepe’de bulunan dünyanın en eski kerpiç sarayının içinde restorasyon yaptıklarını özetleyen Restelli, depremden dolayı oldukça fazla toprağın en yüksek tabakalardan sarayın üstüne düştüğünü belirlediklerini söylemiş oldu.
Restelli, bu toprağın binaya hiçbir hasar vermediğini ifade ederek, “Toprağı kaldırdık ve altında bina sağlam kalmıştı. Bu oldukça iyi bir şey. Geç Hitit dönemine ilişik sur duvarı var tepenin şimal tarafında, burası birazcık hasar görmüş oldu. Onun bir parça taş temeli yıkıldı ve birazcık kerpiçte sorun var. Orada temelleri korumak ve sertleştirmek için çalışıyoruz. Ondan sonrasında restoratörler kerpiçte koruma yapacaklar. Yalnız en büyük hasarı bizim kazı evi görmüş oldu. Orada tamirat yaptık fakat hemen hemen bitmedi, devam ediyor” diye konuştu.
[ad_2]
İyi Haber
