[ad_1]
Kaynak, Getty Images
- Yazan, Fundanur Öztürk
- Unvan, Ankara, BBC Türkçe
- Twitter,
-
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) dün Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında asgari faiz zorunluluğunu kaldırdı. Bankaların Türk Lirası (TL) dönüşümlü kur korumalı hesaplara düşük faiz vermesinin önü açıldı. Peki bu düzenleme, KKM’ye ilgiyi azaltacak mı?
Bankaların KKM hesaplarına minimum siyaset faizi kadar faiz vermeleri zorunluydu.
Yeni kararla beraber bankalar kur korumalı hesaplara siyaset faizinin (%30) altında faiz verebilecek.
Bu hamleyle standart TL mevduat desteklenirken, KKM’ye verilen faiz artık eskisi kadar cazip olmayacak.
TCMB, standart TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmayı hedefliyor. KKM’den çıkışın ise zaman içinde gerçekleşeceği öngörülüyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine gore KKM büyüklüğü 15 Ağustos’ta 3 trilyon 410 milyar TL ile zirvesine ulaştı.
Aradan geçen bir ayda ise KKM büyüklüğü 101,4 milyar TL azalarak, 15 Eylül itibarıyla 3,31 trilyon TL oldu.
Yeni düzenlemeyi BBC Türkçe’ye değerlendiren Başkent Üniversitesi Internasyonal Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şenol Babuşçu, “Bankalar bu saatten sonrasında KKM’ye yüksek faiz vermez” diyor.
Babuşçu sözlerini şu şekilde sürdürüyor:
“Bankalar KKM’ye siyaset faizinin (% 30’un) altında faiz veremiyordu. Şimdi %30’un altında verebilme hakları dünyaya geldi…
“Diyelim ki banka yeni kararla beraber %15 faiz oranı belirledi sadece kur artışı % 25 oldu. Bu durumda %25’in tamamını banka ödeyecek. Sadece eğer siyaset faizinin üstünde kur artışı olursa, siyaset faizi üstündeki farkı Merkez Bankası ödeyecek.”
Babuşçu’ya gore bir döviz krizi yaşamamak için KKM’ye ilginin azalması gerekiyor.
Babuşçu, KKM kapsamında devletin vatandaşlara 130 milyar dolarlık bir döviz borcu bulunduğunu sadece rezervlerin bunu karşılamadığını hatırlatıyor:
“130 milyar dolarlık KKM sahipleri vade ulaştığında paralarını dolar olarak istedikleri takdirde, Merkez Bankası 130 milyar dolar ödemek zorunda. Fakat 130 milyar ödeyecek bir döviz rezervi yok, biriki ekside aslına bakarsan. Bir döviz krizine girmemek için, ‘Bizlerden döviz istemeyin, TL isteyin verelim’ diyorlar.”
“MB döviz rezervleri eksi değil de 300 milyar dolar olsa, yarın sabah çıkarır ödersiniz, rezervler 300’den 170’e düştü dersiniz fakat bu şekilde bir biriki olmayınca, çeşitli yöntemler bulup vatandaşların TL’ye dönmesini sağlamak gerekiyor.”
Hafize Amaç Erkan döneminde 1650 baz puan faiz artırımı
Merkez Bankası Hafize Amaç Erkan başkanlığında daha ilkin de KKM’ye ilginin azalmasına yönelik adımlar atmıştı.
Ağustos ayında menkul kıymet ve mecburi karşılık uygulamalarında KKM hesapları aleyhinde düzenleme yapılmış oldu, Eylül ayında TL oranı artış hedefi yükseltildi.
KKM hesaplarının TL mevduat sayıldığı komisyon uygulaması bitti ve bu düzenlemelerin etkisiyle KKM’lerin oranı geriledi.
Öte taraftan Merkez Bankası geçen hafta siyaset faizini 500 baz puan artırarak yüzde 30’a yükseltti.
Böylece Hafize Amaç Erkan’ın Merkez Bankası Başkanı olduğu dönemde toplam 1650 baz puan faiz artırımına gidildi.
Eski iktisat yönetimleri, TL mevduatı artırmaya yönelik bir hamle olarak görülen faiz artışına şiddetle karşı çıkıyordu.
Prof. Dr. Şenol Babuşçu, faiz artırarak bir tek döviz mevduatı azaltmanın değil, bununla birlikte enflasyonu düşürmenin de hedeflendiğini söylüyor:
“Mevduatın TL’ye dönüşümü için çaba gösteriyorlar. Bir tek TL mevduatı artırıp dövizi azaltmak için değil bununla birlikte enflasyonu düşürmek için de faiz artırıyorlar.”
‘Alınan kararlar doğru fakat fazlaca yavaş’
Merkez Bankası Başkanı Hafize Amaç Erkan dün İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Sürekli Komitesi Merkez Bankaları Forumu’nda konuştu.
Erkan, Merkez Bankası’nın son dönemdeki düzenlemelerinin TL mevduat payının artırılmasını hedeflediğini söylemiş oldu:
“Öncü göstergeler, yerli ve yabancı yatırımcıların portföylerindeki Türk Lirası varlıkların payını artırmaya başladığına işaret etmektedir. Türk Lirası varlıklara yönelik mahalli ve internasyonal talebi arttırmaya kararlıyız.”
Babuşçu ise “Bence idrak yönetimini fazlaca iyi yapıyorlar, varlıklarda fazlaca ciddi bir değişim yok” diyor:
Öte taraftan 2024-2026 periyodunu kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) gelişme beklentilerindeki düşüş, enflasyon beklentilerinde artış yaşandı. 2024 enflasyon tahmini % 13,8’den % 33’e terfi etti.
“Atılan adımlar doğru sadece fazlaca yavaş” diyen Babuşçu’ya gore, 2024 senesinde %33 enflasyon hedefine varılması olanaksız:
“Faizler arttıkça insanoğlu tüketime değil tasarrufa yönelecek. Fakat enflasyon almış başını gitmişken, faiz fazlaca yavaş artırılıyor. Adımlar yavaş atılınca enflasyona deva olmuyor.
“Ben olsam faizi Haziran ayında 8,5’dan 30-35’e çekerdim. Fakat onların önünde önlerinde bir engel var: mahalli seçimler. Seçimler sebebiyle birazcık yavaş gidiyorlar. Doğal ki eski yönetime gore Mehmet Şimşek ve Hafize Amaç Erkan’ın liyakatleri de fazlaca iyi.”
“Bana gore 6 ay yavaş gidecekler fakat Nisan 2024’ten itibaren enflasyon tedbirlerini fazlaca sert uygulayacaklar. Enflasyon yıl sonunda % 75’i geçecek, Haziran 2024’te % 90’ı geçecek. Tahminen, 2024 sonunda 90’dan 45-50’lere düşürecekler. % 33 hedefini gerçekleştirmeleri imkânsız.”
[ad_2]
İyi Haber
