[ad_1]
Kaynak, Getty Images
TİP milletvekilleri, Haziran ayında TBMM Genel Kurulu’na Can Atalay’ın resmiyle gitmişti.
Yargıtay 3. Dairesi, Seyahat Parkı davasında aralarında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın da bulunmuş olduğu beş sanığın mahkumiyetini onadı.
Marmara (Eski adıyla Silivri) Cezaevi’nde bulunan Atalay, 14 Mayıs’taki seçimlerde milletvekili seçilmiş sadece tahliye edilmemişti.
Karşıcılık partileri ve Atalay’ın avukatları, bu tarihten itibaren Atalay’ın özgür bırakılması icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor.
Hakkaniyet Bakanı Yılmaz Tunç ise daha ilkin yapmış olduğu açıklamalarda TBMM Başkanlığı’nın Yargıtay’dan gelecek sonuca nazaran hareket edeceğini söylemişti.
Peki, Yargıtay’ın son sonucu, Atalay’ın durumunu iyi mi etkileyebilir?
AYM, Atalay’ın başvurusunu 5 Ekim’de inceleyecek
Atalay’ın avukatları, Anayasa’nın milletvekillerine yasama dokulnulmazlığı getiren 83. maddesine dayanarak, seçim sürecinin peşinden müvekkillerinin tahliyesi ve hakkında yargılamanın durması istemiyle Yargıtay’a başvuruda bulunmuş oldu sadece Yargıtay bu talebi reddetti.
Bunun üstünde Atalay, avukatları vesilesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunmuş oldu.
AYM, 27 Eylül’de yapmış olduğu açıklamada, Atalay’ın başvurusunun 5 Ekim’de yapılacak görüşmede değerlendirileceğini belirtti.
28 Eylül’de ise Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Atalay’ın da aralarında bulunmuş olduğu Seyahat Parkı davasında beş sanığın mahkumiyetini onadı.
BBC Türkçe’ye konuşan Atalay’ın avukatı Deniz Itina, Yargıtay’ın son kararının AYM’nin alacağı sonucu boşa düşürdüğü yönündeki yorumlara katılmadığını söylemiş oldu:
“Normalde aslına bakarsan Anayasa’nın 83. maddesi, 3. fıkrası uyarınca Yargıtay’ın daha dava sürerken Atalay’ı tahliye etmesi gerekiyordu. Yapmadılar. Son hükümle birlkte tahliye etmesi gerekiyordu onu da yapmadılar. Şimdi AYM’nin önündeki müracaat, Yargıtay’ın onama sonucu sebebiyle boşa düşmüş değil.
“AYM’nin vereceği ihlal sonucu eleştiri şundan dolayı bu ihlal sonucu, Can Atalay’ın milletvekili seçilmiş olması sebebiyle yargılamanın durdurulmamış olması sebebiyle verilecek. Doğrusu hükmün verilmiş olması bu durumu değiştirmiyor.”
Kaynak, Getty Images
2013’teki Seyahat Parkı protestoları
AYM’nin 5 Ekim’deki toplantısından hangi kararlar çıkabilir?
AYM’nin 5 Ekim’deki toplantının sonuçlarına dair üç olasılık bulunmuş olduğu anlaşılıyor.
Olasılıklardan biri, AYM’nin ihlal karar vermesi.
Avukat Itina, “Bugüne dek AYM’nin benzer başvurularda verdiği kararlar hep aynı yöndeydi ve yerleşik bir içtihadı var. Diyor ki ‘Madde 83 uyarınca milletvekili seçilen şahıs yasama dokunulmazlığına kavuşmuştur, dolayısıyla da tahliyesi zorunludur” diye konuşuyor.
Itina bu şekilde bir durumda Atalay’ın tahliye edilmesi icap ettiğini söylüyor.
İkinci olasılık, AYM’nin başvuruyla ilgili negatif karar vermesi. Bu durumda Atalay tahliye edilmeyecek.
Üçüncü olasılık ise AYM’nin dosyayı Genel Kurul’a sevk etmesi.
Itina bunu, “Değerlendirmeyi Anayasa Mahkemesi’nin ikinci kısmı meydana getirecek. Bu bölüm, Genel Kurul’a sevk sonucu verebilir ve ‘Dosyayı Genel Kurul, tüm üyelerin kararıyla tartışsın’ da diyebilir. O şekilde olursa başka bir toplantı günü belirlenir.”

Kaynak, DHA
Hakkaniyet Bakanı Yılmaz Tunç
Atalay’la ilgili süreçte bugüne dek neler yaşandı?
Avukat Can Atalay, Seyahat Parkı eylemleriyle ilgili dava kapsamında, 2019 senesinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlamıştı.
Dava kapsamında Atalay, 25 Nisan 2022’de ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya girişim suçuna yardım” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Karar peşinden tutuklanarak Marmara Cezaevi’ne (eski adıyla Silivri) gönderilmişti.
İstanbul Bölge Adalet sarayı Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, mahalli mahkemenin sekiz sanık hakkında mahkumiyet kararını hukuka uygun buldu.
Atalay, 14 Mayıs seçimlerinde TİP’ten milletvekili seçildi sadece hapisten çıkmadı.
Atalay’ın avukatları o dönem Yargıtay’a müracaat yapmış oldu.
Hem TİP hem de karşıcılık partileri duruma tepki gösterdi.
Atalay’ın durumuyla ilgili tartışmalar üstüne Hakkaniyet Bakanı Yılmaz Tunç, o dönem yapmış olduğu açıklamada “Atalay’la ilgili yargı sürecinin devam ettiğini ve TBMM Başkanlığı’na başvurular bulunduğunu” belirtti ve “Yargıtay’dan gelecek cevaba nazaran Meclis Başkanlığı hareket edecektir” dedi.
Anayasa’nın 83. maddesinde “Seçimden ilkin yada sonrasında bir kabahat işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin sonucu olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz” ifadesi içeriyor.
Aynı maddede, “Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden ilkin soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır” cümlesi de bulunuyor.
Anayasa’nın 14. maddesi ise şu şekilde:
“Anayasada yer edinen hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”
Hakkaniyet Bakanı Tunç söz mevzusu açıklamasında Seyahat davasının anayasal seviye ile ilgili bulunduğunu belirtti:
“Bildiğiniz gibi Seyahat davası anayasal düzenle ilgili bir mevzu. Anayasa’nın 14. maddesindeki dokunulmazlık kapsamı haricinde olan dosyalardan. Doğal ki bunun takdiri Meclis Başkanlığımızla Yargıtay arasındaki yazışma sonrası ortaya çıkacak hususlar.”
Atay’ın avukatı Itina ise AYM’nin bu mevzuda da içtihatları bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor:
“AYM, Enis Berberoğlu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu kararlarında Anayasa’nın 14. maddesini tartıştı ve dedi ki ‘Bu maddede muğlak bir ifade var, devletin bütünlüğüne karşı durmaları benzer biçimde bir ibare geçiyor, hangi kabahat tipinin bu madde kapsamına girmiş olduğu hangisinin haricinde olduğuna dair hiçbir yasal düzenleme yok’. Ve ihlal sonucu verdi. AYM’nin yerleşik içtihatı bu.”

Kaynak, Getty Images
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş
İlerleyen süreçte Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 13 Temmuz tarihinde, Atalay’ın tahliyesi ve hakkında yargılamanın durması istemini reddetti.
Bunun peşinden Atalay, avukatları vesilesiyle AYM’ye başvurdu.
Geçtiğimiz hafta Atalay’ın durumuyla ilgili bir izahat icra eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Atalay’la ilgili bir sual üstüne şunları söylemiş oldu:
“Can Atalay’la ilgili Meclis’in tavrı ortadadır. Milletvekillerinin yemin etmiş olduğu gün Can Atalay adı okunmuştur. Sonrasında Meclis’te insan hakları seyretme komisyonu kurulduğunda bağımsızlara düşen üyeliklerden birisi Can Atalay’a verilmiş, bu mevzuda partilerin tamamı bir anlayış birliği içinde olmuştur. Burada Meclis kendisini mahkeme yerine koyacak da değildir.
“Mahkeme kararını verecek, tutukluluk halini kaldıracak ve yemin etmesi ve sonraki yasal süreçlerin devam etmesi mümkün olabilecektir.”
[ad_2]
İyi Haber

