[ad_1]
- Yazan, Mark Lowen
- Unvan, BBC Roma Muhabiri
-
Afrika ve Ortadoğu’dan deniz kanalıyla İtalya’ya geçen göçmenler, sıkıntılı bir yolculukla Fransa ve oradan İngiltere’ye gitmek için tüm tehlikeleri göze alıyor.
İtalya Alpleri’nin bir köşesinde Oulx adlı kasabadayız.
Bigün içinde 150 civarında Sudanlı ve Afgan sığınmacı, sandaletlerini çıkarıp dağ botları giyerek hedeflerine ulaşmak için sıkıntılı bir yürüyüşe başlıyor.
Dağ koşullarında hayatta kalabilmeleri için bağışlanan giysileri giyiyorlar.
Afrika ve Ortadoğu’dan İtalya’ya gelebilen gruplar, çoğunlukla genç erkeklerden oluşuyor.
Bu yıl 130 binden fazla göçmen İtalya’ya girdi. 2021’in aynı periyodunun neredeyse iki katı.
Sınırı geçmeyi bekleyen göçmenler
Geçtiğimiz aylarda Fransa sınırına doğru hareket edenlerin sayısı da iki katına çıktı. Sadece Fransız yetkililer düzensiz göçmenleri yakalayıp sınırın dışına itiyor.
Avrupa Hakkaniyet Divanı, Fransa’nın bu politikasının AB yasalarını ihlal etmiş olduğu görüşünde.
Fransa’ya geçmeye çalışanlardan birisi, Nijeryalı Omar. Lampedusa adasına tehlikeli yolculuğa çıkmak için insan kaçakçılarına 800 dolar ödemiş. Öncesinde aylarca Libya’da bu yolculuğu beklemiş.
İtalya’da iki değişik yerde konaklamış. Amacı ise İngiltere’ye ulaşmak. “Bir tek iyi bir yaşamımın olmasını ve orada eğitim almayı isterim” diyor.
Denizi geçerken yaralanan bacağındaki sargı dikkatimi çekiyor.
Ekonomik gerekçelerle gelen sığınmacıların Fransa ve İngiltere’de geri çevrildiğini bilip bilmediğini soruyorum. “Evet biliyorum” diyor sadece bu durumda bile yeniden deneyeceğini ekliyor.
“Nijerya’ya dönersem akrabalarım oldukca üzülecek. Bundan dolayı hayalleri gerçekleşmemiş olacak.”
Bazıları daha erkenden bırakmak zorunda kalıyor. Bir İtalyan polis ekibinin Mısırlı bir göçmeni durdurduğunu görüyoruz.
Sadece sınırın bu tarafında kontroller daha seyrek.
Gönüllülerden Elena, aylardır iki ya da üç kez denetim gördüğünü söylüyor.
Peki İtalyan polisi görmezden mi geliyor? Elena, “Burada ne işe yaradığını doğal ki biliyorlar. Bu bir oyun benzer biçimde. Bilmiyor benzer biçimde davranıyorlar” diyor.
Bazılarının gönüllüleri “yasa dışı göçü teşvik etmekle” suçladığını söylüyorum. Geçen hafta İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya hükümetini, İtalya’da göçmenlere yardım eden vakıflara destek vermekle suçladı.
Elena, “Umrumda değil” diyor: “Bu dağlardaki tehlikeleri biliyorsanız bu insanların bu şekilde yürümesine izin verir misiniz? Bu tüm Avrupa’nın sorumluluğu.”
Claviere nahiyesine kısa bir otobüs yolculuğunun arkasından göçmenler sınıra ulaşıyor. Fakat polisten korktukları için birçoğu aslolan geçiş yolunu kullanmıyor. Bunun yerine ormana girip gizleniyorlar.
Sisin içinde ve hızla düşen sıcaklıklarda, kullandıkları kayalık yolda daha ilkin yaşamını kaybedenler oldu.
Kimileri ise Nice civarlarındaki İtalyan şehri Ventimiglia’yı tercih ediyor.
Burada sınırı geçen trenlerde şanslarını deniyorlar. Sadece Fransa’nın kontrolleri oldukça sıkı. Fransız polisi tüm trenleri durdurup yolculardan belgelerini istiyor.
Burada hızla artan göçmen nüfusu, aşırı sağcı Lig Partisi üyesi belediye başkanı Flavio di Muro’yu öfkelendiriyor: “Avrupa Birliği işlemiyor, her ülke kendi göçmen sınırını belirliyor ve İtalya tüm yükü tek başına çekmek zorunda kalıyor.”
Kızılhaç çalışanları da soğuk havada dağ koşullarında hayatta kalmaya çalışan göçmenlere su ve yiyecek dağıtıyor. Bir göçmenin soğuk yüzünden parmaklarının kesildiğini aktarıyorlar.
[ad_2]
İyi Haber

