Abone OlTürk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, 2022’nin sonundan itibaren önemli bir salgınla karşı karşıya kalındığını vurgulayarak, bu salgının İstanbul kaynaklı olduğunu ifade etti. Yavuz, salgınla ilgili önemli uyarılarda bulunarak aşılamaya özel bir dikkat çekti. Bu yazımızda sizler için kızamık visürü (measles virüsü) ile ilgili bilgiler vereceğiz. Keyifli okumalar dileriz…
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kızamık vakalarındaki artış hakkında konuşan Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, “2022’nin sonu ve 2023 Ocak’tan itibaren ciddi bir salgınla karşılaştık. Türkiye genelinde kızamık vakalarının artışı, özellikle İstanbul kaynaklıydı.” şeklinde belirtti ve hastalıkla mücadelede aşılamaya özel bir vurgu yaptı.
“AŞILAMA SALGINI ÖNLÜYOR”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2023 yılı ocak ve ekim ayları arasında Avrupa bölgesinde kızamık vakalarında bildirilen 30 binden fazla vaka hakkında bilgi vererek, bu sayının 2022’nin tamamında sadece 941 vaka görülen döneme kıyasla 30 katından fazla olduğunu açıkladı. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, kızamık, boğmaca gibi birçok hastalıkta aşının önemine vurgu yaptı.
Yavuz, Türkiye’deki kızamık vakalarıyla ilgili olarak, “2022’nin sonunda ve 2023 Ocak’tan itibaren ciddi bir salgın yaşandı. Türkiye genelinde kızamık vakalarının artışı, özellikle İstanbul kaynaklıydı. İstanbul’da çok sayıda vaka görüldü, hatta erişkin vakaları dahi yaşandı. Kızamık için etkili bir aşımız bulunuyor. Grip, COVID gibi aşıları da düzenli olarak değiştirerek kullanmalıyız; çünkü sürekli yeni aşılar beklemek zorunda değiliz. Kızamıkta, temaslılara dahi yapılan aşılarla bağışıklık kazanabiliyoruz. Tek ya da iki doz aşı ile istenilen bağışıklığı elde edebiliyoruz. Bu nedenle kızamıkta aşılama seviyelerimizi belirli eşiklerin üzerinde tutarsak, aslında salgınları engelleyebiliriz.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
“AŞISIZ GRUPLARDA YAYILIYOR”

Salgınların kaynağı, bazı grupların aşı konusunda çekimser olması olabilmekte, çünkü Türkiye’nin aşılamada sağlam bir sistemine sahip olması, güçlü bir altyapısının bulunması dikkat çekiyor. Ülkemiz, aşılamada önemli bir başarı elde etmiş bir ülke olarak öne çıkıyor. Ancak aşı karşıtı olan belirli gruplar bulunabiliyor. Bu gruplar içindeki bireylerin aşılanmaması durumunda, salgınlar bu gruplarda yayılabiliyor. Ancak aşılanmış bireyler, yeterli oranda aşılandıkları takdirde, bir kişide salgının başlamasına rağmen yayılacak birini bulamadıkları için korunmuş oluyorlar. Bu durum, özellikle yüzde 95’in üzerinde bir aşılama oranının sağlandığı durumlarda geçerli olabiliyor.
Kızamık salgınına yönelik alınan önlemler hakkında konuşan uzmanlar, aşısız kişilerin aşılanması ile virüsün yayılma potansiyelinin azaltılabileceğini vurguluyor. Türkiye’de aşılamada elde edilen büyük başarılar, kızamık gibi hastalıkların kontrol altına alınmasına önemli bir katkı sağlamıştır. Bu sayede, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre kızamık vakalarında belirgin bir azalma gözlemlenmiştir. Küçük çocuklarda bağışıklık sistemi baskılanmış olan durumlar dikkate alınarak, aşılama stratejileriyle bu riskin minimize edilmesi hedeflenmektedir.
“0-6 AYLIK GRUP BOĞMACA AÇISINDAN ÇOK TEHLİKELİ”

