Amerikalı meşhur popçu Taylor Swift’in Eras turnesinin konser filmi sinemalara çıkmadan yedi gün ilkin gişe rekoru kırdı.
Filmin dağıtıcısı AMC, küresel ön bilet satışlarının 100 milyon doları aştığını belirterek, “ilk duyurulduğu andan itibaren talebin inanılmaz bulunduğunu” söylemiş oldu.
AMC, filmin bir günlük en yüksek satış rekorunu kırmasının 24 saatten azca sürdüğünü belirtti.
Swift’in 2024’ün sonlarına kadar devam etmesi planlanan dünya turnesi, gelmiş geçmiş en popüler gezim olma yolunda aşama kaydediyor.
Stadyum bilet satışları 1,4 milyar dolara ulaşabilir, bu da Elton John’un veda turnesinde elde etmiş olduğu rekoru kırabilir.
Elton John’un turnesinde bilet satışları 900 milyon dolara ulaşmıştı.
Eras turnesinin filmi önümüzdeki Cuma günü 100’den fazla ülkede sinemalarda gösterime girecek.
Film, Türkiye’de 3 Kasım’da gösterimde olacak.
Analistler, ön bilet satışlarına ek olarak filmin açılış hafta sonunda Şimal ABD’da 100 milyon dolarlık bir gişe kazancı daha elde edebileceğini tahmin ediyor.
Bu yıl Şimal ABD’da ilk gösterimlerinde bilet satılmasında 100 milyon doları aşan filmler içinde Barbie, The Super Mario Bros. Movie ve Spider-Man: Across the Spider-Verse bulunuyor.
AMC hem de Beyonce’nin Aralık ayında gösterime girmesi planlanan Rönesans turnesinin filminin de dağıtımını yapıyor.
Geçtiğimiz yıl Taylor Swift, ABD’deki ‘en iyi 10 şarkı’ listelerinin tümünde şarkıları bulunan tarihteki ilk sanatçı oldu.
Swift, Eylül 2021’de dokuz şarkı rekoruna haiz olan Drake’i geride bıraktı.
Beatles da 1964’te ilk 10’da 8 şarkı rekoruna sahipti.
Ağustos ayında Spotify, Swift’in bir başka rekoru daha kırdığını ve platform tarihinde aylık 100 milyon dinleyiciye ulaşan ilk hanım sanatçı bulunduğunu söylemiş oldu.
Swift, Temmuz ayında ABD ve İngiltere listelerinde zirveye çıkan Speak Now (Taylor’s Version) adlı üçüncü tekrardan kaydedilen albümünü yayınladı.
Bu ayın sonunda ise Swift, tekrardan kaydettiği 1989 (Taylor’s Version) adlı albümünü yayınlayacak.
Swift, şarkılarının telifine haiz olmak için tüm albümlerini tekrardan kaydetme girişiminde bulunmuş oldu.
Fenerbahe Bakan Ali Ko, aramba gecesi canl yaynda yapt aklamalar sebebiyle PFDK’ye sevk edildi.
te PFDK’nin aklamas:
“FENERBAHE A.. Kulb Bakan YILDIRIM AL KO’un 04.10.2023 tarihinde medyaya yapm olduu aklamalarnda yer edinen “yargıcı ve dier msabaka grevlileri hakknda aklamalar” sebebiyle Futbol Disiplin Yönerge’nn 38. maddesi ve “sportmenlie aykr hareketi” sebebiyle Futbol Disiplin Yönerge’nn 36. maddesi uyarnca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmitir.
Buzz Aldrin 1969’da orijinal uzay giysilerinden birini giyiyor
Haber bilgisi
Yazan, Jonathan Josephs ve Antoinette Radford
Unvan, BBC News
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) astronotları, 2025 Ay misyonunda lüks moda tasarımcısı Prada’nın tasarladığı uzay giysilerini giyecek.
İtalya merkezli tasarımcı, giysileri tasarlamak için Axiom Space adlı uzay şirketiyle beraber çalışacak.
Axiom Space, insanlı uzay uçuşu hizmetleri ve insanlara uygun uzay altyapısı geliştiriyor.
Axiom Space yapmış olduğu basın açıklamasında Prada’nın projeye araç-gereç ve üretim mevzusunda uzmanlık katacağını söylemiş oldu.
BBC’ye konuşan bir astronot, Prada’nın tasarım deneyimi sebebiyle giysileri tasarlamaya hazır bulunduğunu düşündüğünü söylemiş oldu.
Prada’nın tasarımları yalnızca Milano’daki podyumlarda değil, hem de ABD Kupası yelken yarışması şeklinde etkinliklerde de kullanıldı.
Beş NASA görevinde yer edinen ve dört uzay yürüyüşü gerçekleştiren Profesör Jeffrey Hoffman, “Prada’nın çeşitli kompozit kumaş türleri mevzusunda hatırı sayılır bir deneyimi var ve aslen yeni uzay giysisinin dış katmanlarına mühim katkı yapabilir” ifadelerini kullandı.
Sadece Prof. Hoffman, insanların astronotları aniden “desenli uzay giysileri içinde görmeyi beklememesi icap ettiğini” söylemiş oldu.
Hoffman, kıyafetin doğru vücut sıcaklığını koruması icap ettiğini altını çizdi ve şöyleki devam etti:
“Uzay giysisi aslen minyatür bir uzay aracı şeklinde. Kıyafetin tazyik ve oksijen sağlaması, sizi makul bir sıcaklıkta tutması gerekiyor.”
Mart ayında Axiom, yaklaşan Artemis 3 görevinde giyileceğini söylediği bir uzay giysisi daha tanıtmıştı.
Tanıtımda kıyafetin ağırlığının 55 kilogram olduğu ve hanım astronotlar için daha uygun olduğu belirtilmişti.
Ortak bir basın açıklamasında Axiom ve Prada, “Ay yüzeyinin her zamankinden daha çok keşfedilmesine” olanak sağlamak için “yenilikçi teknolojiler ve tasarımlar” kullanacaklarını söylemiş oldu.
Artemis 3 misyonu, 1972’deki Apollo 17’den bu yana ilk kez bir mürettebatın Ay’a inişi olacak ve mürettebatta Ay’a inen ilk hanım olan Christina Koch bulunacak.
Beşiktaş, Demokratik Kongolu oyuncusu Arthur Masuaku’nun UEFA Avrupa Konuşma Ligi’nde Lugano ile oynanan maçta bir sakatlık geçirdiğini deklare etti.
Kulüpten meydana getirilen açıklamada oyuncunun sağ uyluk arka adalesinde gerilme ve ödem tespit edilmiş olduğu ifade edildi.
İşte Beşiktaş’ın Arthur Masuaku için yapmış olduğu izahat;
“Futbol A Takımımızın UEFA Konuşma Ligi’nde Lugano ile oynadığı maçta sağ uyluk arka adalesinde ağrı hisseden futbolcumuz Arthur Masuaku’nun Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde meydana getirilen MR görüntülemesinde, uyluk arka adalesinde (semimembranozus) gerilme ve ödem tespit edilmiştir.
Arthur Masuaku’nun tedavisine sıhhat ekibimiz tarafınca başlanmıştır.”
Mardin Artuklu niversitesinden yaplan aklamaya gre, şehir mutfana ilişkin yemeklerin korunmas, gelitirilmesi ve dnyaya tantlmas amacyla Gezim Fakltesi tarafndan yrtlen “Kadim Mardin Yiyecekleri Sahne Alyor Projesi” devam ediyor.
Proje kapsamnda gerekletirilen alma sonucu yresel lezzet “Irok”, corafi iaret ald.
Aklamada grlerine yer verilen Rektr Prof. Dr. brahim zcoar, yresel tatlar Alluciye ve Frkiye’nin ardndan ehrin gastronomik bir deeri olan Irok yemeinin de corafi iaret almaya hak kazandn belirtti.
Mardin’in kadim yiyecekleri iin corafi iaret bavurular halletmeye devam edeceklerini özetleyen zcoar, niversitenin giriimleriyle ehrin gastronomi alannda hak ettii yerde olacan vurgulad.
Beşiktaş, deneyimli teknik direktörü Şenol Güneş’in görevinden çekilme ettiğini duyurdu.
Beşiktaş, yedi haftası oynanan Süper Lig’de toplamış olduğu 13 puanla dördüncü sırada.
UEFA Avrupa Konuşma Ligi’nde ise oynadığı iki maçta bir beraberlik ve bir yenilgi elde etti.
Dün UEFA Avrupa Konuşma Ligi’nde İsviçre temsilcisi Lugano’ya evinde 3-2 yenilen siyah beyazlı ekip yönetimi, maç sonunda muhteşem toplantı yapmıştı.
BBC Türkçe‘ye konuşan Tivibu Spor Editörü Rezzan Yetiş, Güneş’in istifasıyla ilgili “Ben, taraftarın isteğinin bu yönde bulunduğunu sanmıyorum. Tribünlerden direkt olarak Ahmet Nur Çebi ve yönetimine karşı bir tavır vardı. İstifa sesleri aslına bakarsak tamamen onlar için yükselmişti” dedi.
İstifanın Beşiktaş’ın bu sürem başından beri Avrupa ve Türkiye’deki başarısızlığına çözüm getirip getirmeyeceğine dair, “Başarısız gidişatın sebebi bir tek Şenol Güneş değildi ki onun gidişi buna %100 bir çözüm olsun” ifadesini kullandı.
Spor yorumcusu Bağış Erten ise BBC Türkçe‘ye yapmış olduğu açıklamada, “Kimse şu an probleminin bir numaralı sorumlusu olarak Şenol Güneş’i görmüyor. Bir numaralı görevli yönetim, iki numaralı görevli yönetimin aktarma politikası. Bu kadroyla başka bir teknik direktörün gelmesiyle buradan mucize beklemek kolay olmayacak” ifadesini kullandı.
Şenol Güneş’in istifası sonrası Beşiktaş’ta muhteşem genel kurul sonucu alındığını hatırlatan Yetiş, “Bu karar, Güneş’in istifasının bir sonucu muydu, bilemiyorum. Gitmesi ihtiyaç duyulan kişinin Şenol Güneş bulunduğunu da düşünmüyorum. Bence yandaş, sadece ve sadece (Kulüp Başkanı) Ahmet Nur Çebi yönetimi değişirse mutlu olacaktır” sözlerini ekledi.
Beşiktaş taraftarı bir süredir Başkan Ahmet Nur Çebi’nin istifasını istiyordu. Dün meydana gelen maçın peşinden uzun süre stadyumdan ayrılmayan siyah-beyazlı taraftarlar, başkan Ahmet Nur Çebi ve yönetim kurulu üyelerini istifaya çağrı etmişti.
Yetiş, Ahmet Nur Çebi’nin tekrardan aday olma ihtimalinin hala masada bulunduğunu, karşısında da yüksek ihtimalle Hasan Arat’ın bulunacağını belirtti.
“Kan değişikliğine gereksinim var”
Kulüpten meydana getirilen yazılı açıklamada Şenol Güneş’in dün oynanan Lugano maçının peşinden Ahmet Nur Çebi’yle görüştüğü belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:
“Lugano maçının peşinden bir araya gelmiş olduğu Başkanımız Ahmet Nur Çebi’ye, Beşiktaşımızın menfaatleri doğrultusunda bir kan değişikliğine gereksinim bulunduğunu, kulübümüzün ve takımımızın önünü açmak adına alınacak her türlü karara saygı duyacağını ifade eden teknik direktörümüz Şenol Güneş, bugün itibarıyla görevinden ayrılmıştır.”
Kaynak, Getty Images
Tek bir şeyi değiştirerek sorunların çözülmediğini ifade eden Erten, yalnızca teknik direktör değişikliğinin ilaç olmadığını belirtti ve ekledi:
“Tüm bu kararları sürem başlangıcında almış olsalardı, bu süreçteki tıkanmayı daha evvelinde sezmiş olsalardı, bu süreç daha kolay olacaktı. Şimdi bir mutlak başarısızlığın sürem ortasında telafi edilemeyeceği aniden ortaya çıkması söz mevzusu oldu.
“Şu açıdan takdir ettiğimi söylemeliyim, aktarma sezonunun başlangıcında kriz başladı fakat Türkiye’deki futbol pratiklerine nazaran beklediğimden süratli çözüldü. Doğal bunda mutlak başarısız skorlar da, taraftarın net hali de etkili.
“Fakat ne kadar süratli olsa da, sürem ortasında birini değiştirip öbürüne geçmenin ne kadar matematiği olacağından güvenli değilim.
Yeni teknik direktör Sergen Yalçın olur mu?
Güneş’in istifasının peşinden Beşiktaş’ta yeni teknik direktörün kim olabileceği sorusu derhal akıllara geldi.
“Her insanın aklına gelen ilk isim Sergen Yalçın. Kuruldan sonrasında netlik kazanacaktır; sadece büyük bir yabancı hocanın getirilme durumu da var” diyen Yetiş, “Bu şartlarda en doğru karar, kulüple büyük başarı yaşamış Sergen Yalçın olacaktır. Sadece Yalçın eğer olmazsa, gene Türk bir hoca tercih edilmeli diye düşünüyorum. Burada da öteki seçenek olarak Rıza Çalımbay ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu.
Genel kurula kadarki belirsizlik sürecinin Beşiktaş’ın lig ve Avrupa yarışından erken kopması anlamına gelip gelmediğine dair, “Beşiktaş taraftarı halihazırda takımlarını aslına bakarsanız ligde havlu atmış olarak görüyor. Oysa daha bunu söylemek için oldukca erken; sadece camiada bir umutsuzluk havası hakim” diyen Yetiş, “Güneş’in yokluğunda geçici olarak Burak Yılmaz’ın görevde olması planlanıyor. Bu şekilde olursa ben Beşiktaş’ın oldukca büyük bir hasar alacağını düşünmüyorum. Sadece teknik direktör belirsizliği derhal çözülmeli” sözlerini ekledi.
Erten ise belirtisizlik döneminde kimin “care taker” olacağı ve iyi mi performans göstereceğine nazaran Beşiktaş’ın Avrupa’da ve Türkiye’deki gidişatının değişebileceğine dikkat çekerek şunları açıkladı:
“Eğer başarıyla doğru yere götürürse ekibi dönem arasına kadar büyük bir zelzele olmaz. Fakat bundan sonrasında Beşiktaş’tan ligde bir şey beklemek zor. Avrupa hedef olabilir. Fakat ligdeki öncesiz iki rakibinin de aşırı iyi olması durumu iyice karikatürleştiriyor. Lige oldukca erken bir havlu diyebiliriz Beşiktaş için.
“İki tür care taker var, bir geleceğinden ümit edilen, ‘yaparsa ne ala seneye de devam eder yapamazsa da göz kulak olur’ denilen şahıs; bir de bildiğimiz yeni bir teknik direktör bulana kadar göz kulan şahıs. Türkiye’de ikincisini yandaş da, futbolcu da, kulüp de sevmez. Potansiyel olması lazım. Topluluğun potansiyel görmüş olduğu kişilerin aday olacağını düşünüyorum.
“Sergen Yalçın’ın doğru isim bulunduğunu düşünmüyor, geleceğini de sanmıyorum.”
Beşiktaş Destek Antrenörü Burak Yılmaz, görevinden ayrılan teknik direktör Şenol Güneş için veda mesajı yayımladı.
Burak Yılmaz, kişisel toplumsal medya hesabından yayımladığı mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Bu satırları yazmak hakikaten zor. Bugün Burak Yılmaz buralardaysa emeğiniz büyük hocam; hem bana hem Beşiktaş’a hem de Türk futboluna oldukca şey kattınız. Hayatım süresince yeriniz kalbimin en müstesna yeridir. Yolunuz açık olsun hocam. Öğrenciniz Burak Yılmaz.”
Dışişleri Bakanlığı, Suriye’de düşen SİHA’ya ilişkin yapmış olduğu açıklamada, “Söz mevzusu hadise, (PKK/YPG’ye karşı) devam eden operasyonun icrasını ve tespit edilen hedeflerin vurulmasını hiçbir şekilde etkilememiştir” ifadelerini kullandı
Dışişleri Bakanlığı’ndan Suriye’de düşen SİHA’ya ilişkin meydana getirilen açıklamada, operasyonun hiçbir şekilde etkilenmediğini altını çizdi.
Ulusal İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) dün Suriye’de düzenlemiş olduğu operasyonda PKK/YPG’ye ilişik tabanca ve cephane depoları ile hücum ve sabotaj birimlerinin yer almış olduğu binalar SİHA’larla vuruldu.
Dışişleri Bakanlığı’ndan Irak ve Suriye’de PKK/YPG terör hedeflerine yönelik operasyonlara yönelik meydana getirilen yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi;
“1 Ekim 2023 tarihinde gerçekleşen terör saldırısı sonrasında, meşru savunma haklarımız doğrultusunda Irak ve Suriye’de PKK/YPG terör hedeflerine yönelik olarak Silahlı Kuvvetlerimiz ve İstihbarat Teşkilatımız tarafınca kapsamlı operasyonlar başlatılmıştır.
“ÇOK SAYIDA HEDEF İMHA EDİLMİŞTİR”
Bu çerçevede, dün (5 Ekim) Suriye’nin kuzeyindeki Tel Rıfat, Cizire ve Derik bölgeleri başta olmak suretiyle bölücü terör örgütüne ilişik oldukça sayıda hedef imha edilmiştir.
Operasyon esnasında üçüncü taraflarla işletilen çatışmasızlık mekanizmasındaki değişik teknik değerlendirmeler sebebiyle bir Siha kaybedilmiştir. İlgili taraflarla çatışmasızlık mekanizmasının daha etkin işletilmesi yönünde lüzumlu tedbirler alınmaktadır.
Sözkonusu hadise, devam etmekte olan operasyonun icrasını ve tespit edilen hedeflerin vurulmasını hiçbir şekilde etkilememiştir.
Irak’ta yapıldığı benzer biçimde, terör örgütünün Suriye’de geliştirdiği tüm kabiliyet ve gelir kaynakları sistemli bir halde yok edilmeye devam edilecektir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’ın öteki bölgelerine bağlayacak Zengezur Koridoru projesiyle ilgili İran’dan da “pozitif yönde sinyaller gelmesinin sevindirici” bulunduğunu söylemişti. Sadece İran tarafınca meydana getirilen üst düzey açıklamalarda projeye destek gelmedi.
İran Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen son açıklamada projenin “bölgede NATO varlığı için zemin hazırlayacağı” açıklandı.
Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Halaf Halafov, 4 Ekim’de İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de dahil olmak suretiyle üst düzey İranlı yetkililerle Tahran’da ayrı ayrı görüşmelerde bulunmuş oldu.
Görüşmelerin arkasından toplumsal medya hesabından bir izahat meydana getiren İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Siyasal İşlerden Görevli Yardımcısı Muhammed Cemşidi, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin Zengezur Koridoru’nun “bölgede NATO varlığı için zemin hazırlayacağını” söylediğini aktardı.
Buna nazaran Reisi, her iki ülkeyle görüşmesinde Zengezur’un “Bölgedeki ülkelerin ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olduğundan İran’ın şiddetle karşı çıkmış olduğu” bir proje bulunduğunu altını çizdi.
Reisi ek olarak Tahran’ın Bakü ile Erivan arasındaki diyaloğu kolaylaştırmaya hazır bulunduğunu açıkladı ve İran’ın Cenup Kafkasya’da “yabancıların varlığına” karşı bulunduğunu yineledi.
İran’ınYüksek Ulusal Güvenlik Kurulu Sekreteri Ali Ekber Ahmedian, 1 Ekim Pazar günü Ermenistan Güvenlik Kurulu Sekreteri Armen Grigorian ile “ikili ilişkileri, Kafkasya bölgesindeki gelişimleri ve internasyonal meseleleri görüşmek suretiyle” Tahran’da bir araya gelmişti.
İran’ın Tasnim haber ajansına nazaran, Ahmedian görüşmede, “Bölgede jeopolitik her türlü değişiklik, güvenliği tehdit edecek, istikrarı bozacak ve [bölgesel] krizi tırmandıracaktır.” ifadelerini kullandı.
Ajansa nazaran, Ermenistan Güvenlik Kurulu Sekreteri, iki ülke tarafınca ortaklaşa yürütülecek ekonomik, ticari ve endüstriyel projelerin hızla hayata geçirileceğini vurgulamıştı.
‘Türkiye’nin İran şeklinde bölgesel rakiplerinin nüfuzunun azalmasına yol açabilecek bir gelişme’
BBC İzleme Servisi‘ne nazaran İran Gazetesi’nde27 Eylül’de piyasaya sürülen “Dış Müdahale Olmadan Cenup Kafkasya’daki Sorunları Çözmek” başlıklı makalede Ankara’nın, “Tahran’ın Kafkasya’daki çıkarlarını korumak mevzusundaki ciddi mesajını işittiği” belirtilmişti.
Gazete, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki askeri operasyonunun hedeflerinden birinin “Zengezur Koridoru fikrini hayata geçirmek” bulunduğunu belirtti.
Analizde, Ankara’nın bu “geniş çaplı gerilime”, Zengezur Koridoru “hayalleriyle” müdahil olduğu yorumu yapılmış oldu ve bunun öne sürülen sebebi şöyleki açıklandı:
“Bu koridor, Türkiye’yi demir yolu hatları ve otoyollar üstünden Londra ve Pekin’e bağlayan ve bu ülkenin transit enerji merkezinden faydalanmasını elde eden bir halka olabilir mi? Özünde Türkiye’nin İran şeklinde bölgesel rakiplerinin nüfuzunun azalmasına yol açabilecek bir gelişme.”
Koridorun İran için neticelerini ele alan makalede, Zengezur Koridoru’nun, İran ile Ermenistan arasındaki toprak bağlantısını ortadan kaldıracağı kaydedildi ve buna ek öteki negatif görülen sonuçlar şöyleki sıralandı:
“İran’ın şimal ve kuzeybatıda Avrupa’ya ihracat ve ithalat için kullandığı rotalar, Azerbaycan ve Türkiye’nin eline geçecek.
“Bakü’nün Ermenistan’ın Sionik vilayeti üstündeki kontrolüyle İran ile Ermenistan arasındaki coğrafi birlikteliğin kırılmasına, İran’ın Gürcistan’a ve Karadeniz kıyısındaki Batum Limanı’na erişiminin kesilmesine yol açacak ve İran’ı jeostratejik bir ikilem içinde bırakacaktır.”
Gazete, İran’ın pozisyonuyla ilgili olarak, Eylül başlangıcında Tahran’ı ziyaret eden Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a da “net mesajlar” verildiğini ve Ankara’nın bu mesajları duyduğunu belirtti:
“(İran Cumhurbaşkanı) İbrahim Reisi, Türk hükümetinin elçisiyle yapmış olduğu görüşmede, bölgenin jeopolitik sınırlarının bütünlüğüne ilişkin İslam Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgilerinden açıkça söz ederek Bakü’ye, Ankara’ya ve gerekirse Tel Aviv’e daha ciddi bir ileti vermeye hazır bulunduğunu gösterdi.
“Dolayısıyla Türkiye Cumhurbaşkanı’nın son dönemde Nahçıvan ziyaretindeki tutumu, Tahran’ın Kafkasya’daki ulusal çıkarlarını koruma yönündeki ciddi mesajının Ankara tarafınca işitilmiş olmasından ayrı düşünülemez.”
Makalede, “Erdoğan’ın pozisyonunun, Bakü’nün Zengezur’un yapımı için Ermenistan’la artan gerginliği sürdürme mevzusundaki kararlılığını ne kadar sarsacağını vakit gösterecek” ifadeleri yer aldı.
Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı,
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 3 Eylül’de İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile Tahran’da görüşmüştü.
‘Erdoğan’ın teklifinde bir yanlışlık var’
Öteki taraftan Zengezur Koridoru projesiyle ilgili endişelerini açıkça dile getiren İranlılar, koridorun nezaretinin mühim bir problem bulunduğunun altını çizdi.
Cenup Kafkasya Analisti Saeed Saffari, düzeltim yanlısı günlük gazete Doğu’a verdiği demeçte, İran’ın, projede sınır bütünlüğünün bozulmamasını güvence altına almış olduğu ve “koridoru nezaret altında tuttuğu” sürece yarar sağlayacağını belirtti.
Koridorun nezaret altında tutulması gerektiği fikri Erdoğan’ın niyetini sorgulayan tutucu Farhiktegan gazetesi tarafınca da vurgulandı.
Gazete, Azerbaycan’ın Türkiye’nin desteğiyle koridorun güvenliğini sağlamak için Ermenistan’la muharebeye girmeyeceğini savundu.
Buradan hareketle gazete, “Erdoğan’ın teklifinde bir yanlışlık var” ifadelerini kullandı.
Kaynak, @RTEDIJITAL
Fotoğraf altı yazısı,
Erdoğan, Nahçıvan ziyareti dönüşü uçakta, Zengezur Koridoru’nun bir an ilkin açılması için elinden gelen gayreti göstereceğini söylemişti.
Azerbaycan ve Türkiye’nin İran topraklarını halen geçiş koridoru olarak kullandığını söyleyen Farhikhtegan, Erdoğan’ı “düzenbazlıkla” suçladı ve şunları yazdı:
“Erdoğan ve Aliyev, Ermenistan’da bir koridor oluşturmak istiyorlarsa kurabilirler sadece problem, koridorun tam kontrolünde ısrar etmeleridir.”
Farhikhtegan’ın analiziyle aynı fikir görünen Kafkasya Uzmanı Mahmud Karimi, Doğu gazetesine verdiği röportajda İran’ın Erdoğan’ın önerisini kabul etmesi durumunda “topraklarının Azerbaycan’ın eline geçtiğine tanık olacağını” belirtti.
Zengezur Koridoru projesi nedir?
Ermenistan’ın en güneyinde yer edinen eyalet, Syunik adını taşıyor.
Azerbaycan’da ise bu bölge için Zengezur adı kullanılıyor.
Bu bölgenin doğusunda Azerbaycan, güneyinde İran, batısında ise Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti yer ediniyor.
Zengezur Koridoru projesi ise bu bölgeden açılacak kara ve demir yolu ulaşımıyla Azerbaycan’ı direkt Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne bağlamayı hedefleyen projenin adı.
Daha geniş anlamda ise proje Azerbaycan’ı direkt Türkiye’ye bağlamayı amaçlıyor.
Azerbaycan ve Ermenistan, projeye değişik yaklaşıyor.
2020 yılındaki 2. Dağlık Karabağ Savaşı, Rusya’nın arabuluculuğunda imzalanan bir ateşkes anlaşmasıyla sona ermişti.
Anlaşmanın 9. maddesinde Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan içinde ulaşım yollarının açılması öngörüldü.
Bu maddede, “Bölgedeki tüm iktisat ve ulaşım bağlantıları açılacaktır. Ermenistan Cumhuriyeti; insanların, araçların ve malların her iki yönde engelsiz hareketini organize etmek için Azerbaycan Cumhuriyeti’nin batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki ulaşım bağlantılarının güvenliğini güvence eder” ifadelerine yer verildi.
Metinde ek olarak, “Tarafların mutabakatı ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’ın Batı bölgelerine bağlayan yeni ulaşım bağlantılarının inşası gerçekleştirilecektir” cümlesi yer aldı.
Azerbaycan bu madde ile iki ülkenin Zengezur Koridoru mevzusunda anlaşmış bulunduğunu öne sürüyor.
Ermenistan ise ulaşım yollarının açılmasını desteklediğini sadece bu maddede Zengezur adının kullanılmadığı şeklinde Bakü’nün talep etmiş olduğu şekliyle bir koridor projesinden de bahsedilmediğini belirtiyor.
Azerbaycan son askeri operasyonuyla, 20 Eylül’de Dağlık Karabağ’da kontrolü sağlamıştı. Dağlık Karabağ’daki Ermeni ayrılıkçılar, tabanca bırakmayı ve Bakü yönetimiyle “bölgenin Azerbaycan’la tekrardan entegre olması” için görüşmeler yapmayı kabul etmişti.
Dağlık Karabağ’daki Ermeni ayrılıkçıların lideri Samvel Şahramanyan, bağımsızlık mücadelesine resmen son verdi. Şahramanyan, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin 1 Ocak 2024’te feshedilmesini öngören kararnameyi imzaladı. Azerbaycan’ın askeri operasyonu sonrası, bölgede yaşayan Ermenilerin bir çok Ermenistan’a geçti.
Sovyetler Birliği kurulurken, Azerbaycan’ın ana karası ile Nahçıvan arasındaki toprak parçası olan Zengezur bölgesi Ermenistan’a bırakılmıştı. Böylece Nahçıvan’ın Azerbaycan’ın öteki bölgeleriyle kara bağlantısı kesilmişti.
Nahçıvan, Türkiye ile Sovyetler Birliği içinde 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması’yla özerk yapıya haiz oldu ve başka bir devlete terk edilmemesi şartıyla Azerbaycan’a bırakıldı.
Türkiye 13 Ekim 1921’de Sovyetler Birliği, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile imzaladığı Antlaşması’yla, Nahçıvan’ın Azerbaycan’a bağlı özerk cumhuriyet olarak kalmasının garantörü olmuştu.
Beşiktaş’ta Şenol Güneş’in görevi bırakmasının arkasından takımın sorumluluğu Burak Yılmaz’a verildi.
Pazar günü 16.00’da İstanbulspor ile karşılaşacak olan Beşiktaş’ta Lugano maçı sonrası hazırlıklar başladı.
Kulüpten meydana getirilen açıklamada, “Futbol Takımımız, İstanbulspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına, Destek Antrenörümüz Burak Yılmaz’ın yönetiminde yapmış olduğu antrenmanla başladı.” denildi.
Futbolu 5 Haziran 2023’te bırakan 38 yaşındaki deneyimli isim Burak Yılmaz daha sonrasında başarı göstermiş teknik direktör Şenol Güneş’in yanında destek alıştırmacı olarak vazife yapmış oldu. Burak Yılmaz İstanbulspor karşısında çıkacağı maçta ilk kez teknik direktör olarak vazife meydana getirecek.