[ad_1]
Kaynak, Ziraat-Sen
Agrobay Seracılık’ta işten çıkarılan ziraat işçisi hanımefendilerin sera önündeki eylemi 35 gündür sürüyor. BBC Türkçe’ye konuşan şirket yetkilisi Arzu Şentürk Salık, toplu işten çıkarmaların sendikal faaliyetlerle ilgisi olmadığını korumak için çaba sarfediyor ve “Burada birileri kahraman olmak, birileri de kolaydan para almak istiyor” diyor.
İzmir Bergama’daki ziraat işletmesi Agrobay’ın büyük çoğunluğu hanım işçilerden oluşuyor.
Agrobay’da bir ay ilkin işten çıkarılan 39 işçinin 31’i, Kod 46 maddesiyle tazminatsız işten çıkarıldı.
Kod 46 maddesiyle Agrobay, “işverenin itimatını kötüye kullanmak, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar” gerekçelerini öne sürdü.
İşçiler ise işyerinde dizgesel amir baskısına maruz kaldıklarını, ağır işlerde tamamlanmamış ekipmanlarla çalıştıklarını, maaşların düzensiz ödendiğini, iş kazalarının gizlendiğini ve bunlar karşısında sendikalaştıkları için işten çıkarıldıklarını söylüyor.
18 senedir Agrobay’da çalıştığını belirten 61 yaşındaki Naime Tekkahraman, emekliliğine 1,5 yıl kala sendikalı olduğundan işten çıkarıldığını söylüyor:
“İşten çıkarılan sendikalı arkadaşlarımıza destek verdik diye bizi de işten attılar. Çoluk çocuğumuzun geçimi için bunca yıl fena muameleye sustuk. Bazı günler mühendisler bizlere bir bağırıyordu ki oturup ağlıyorduk. Son birkaç senedir baskı oldukca artmıştı, ihtiyacımız var diye sesimizi çıkaramıyorduk.”
İşçiler, Ziraat-Sen’e üye olduktan sonrasında sendikal gerekçelerle işten çıkarıldıklarını söylerken, şirket ise işten çıkarmaların sera içinde sendika faaliyetleriyle ilgili olmadığını korumak için çaba sarfediyor.
BBC Türkçe’ye konuşan Agrobay Seracılık Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Şentürk Salık, “Marjinal grupların gölgesi altında tamamen bir karalama kampanyası sürüyor” diyor.
‘Hanımefendiler sıcaktan can verecek duruma geliyordu’
İşten çıkarılan ziraat mühendisi Mehmet Aksoy, Ağustos ayında birkaç gün içinde sendikalı işçi sayısının 30’lara çıkmasıyla beraber işverenin durumu fark ettiğini ve işlerine son verdiğini korumak için çaba sarfediyor.
10 senedir Agrobay serasında çalışan 42 yaşındaki Behice Karabulut, “Sendikaya üye olduktan yedi gün sonrasında kapının önüne konduk” diyor.
Karabulut, 15 Ağustos’ta sendikaya üye bulunduğunu, 24 Ağustos’ta işten çıkarıldığını konu alıyor:
“Genel anlamda burada çalışan bayanlar bizim şeklinde orta yaşlı, gerekseme sahibi bayanlar. Biz o şekilde varlıklı insanoğlu değiliz, kendi halinde, elimizin emeğiyle karnımızı doyuran gariban insanlarız.”
“Bir sigortamız, işimiz olsun, çoluk çocuğumuza ekmek götürelim diye girmiştik fakat bu tarz şeyleri hak etmedim. Mühendisler ne derse yaptım, bayramlarda resmî tatillerde bile yeri geldi çalıştım.”
Haziran maaşını Ağustos’ta aldıklarını söyleyen Karabulut, işçileri banka promosyon parasına da el konduğunu korumak için çaba sarfediyor:
“Yoğun ayak üstünde kalmaktan dolayı ayak bileğim şişmişti, topallıyordum fakat çalışıyordum, ilaç içmiştim, koridorda ayağımı çarptım ve ön dişim hala kırık.”
“Klor, asit… Her çeşit zorlukta korumasız çalıştık. İlaç atımında eldiven, ayakkabı yoktu, üstümüze ince giyim veriliyordu. Geçen yıl ip atımında yanımdaki dostum düştü, iş kazası dedirtmediler, evde düştü diye kaydettiler.”
“Bu yıl hastalıktan dolayı seraların üstüne kireç (gölge tozu) atmamışlardı, seralar inanılmaz sıcaktı ve direkt sıcağa maruz kaldık. Servisler eski ve bozuktu, her gün kazayla burun buruna geliyorduk, haftada 1-2 gün iş çıkışı otuz dakika mazot esnasında bekliyorduk.”
Aksoy ise “Hanımefendiler artık sıcaktan can verecek duruma geliyordu, muntazam bir fan sistemi yoktu. Biz orada hiçbir iş güvenliği olmadan çalıştık” diyerek konu alıyor.
Kaynak, Ziraat-Sen
‘İşçiye parmak salladılar’
Ziraat-Sen Genel Başkanı Ümit Kocagöz, 23 Ağustos’ta işten çıkarmaların başlamasıyla beraber bir grup işçi eşliğinde insan kaynaklarıyla görüşmeye gittiklerini, sadece fena muameleyle karşılaştıklarını söylüyor:
“İnsan kaynakları müdürü parmak sallayarak, ‘derhal servislere binin’ dedi. Ikimiz de sendika olarak, ‘işçilerle bu şekilde konuşamazsınız’ dedik. Onlar da ‘işçi de benim, işyeri de benim, istediğim şeklinde kovarım, siz buna karışamazsınız’ dediler.”
“İşveren işçileri sendikalı oldukları için işten çıkaramaz, bu Anayasal bir kabahat. O yüzden bu şekilde söylemiyorlar. Küçülmeye gidildiğini, performans sebebi öne sürülerek çıkarıldıklarını söylüyorlar.”
“‘İşçi aslına bakarsan bu ülkede 1-0 önde başlıyor’
İşçilerin iddialarını yönelttiğimiz Agrobay Seracılık Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Şentürk Salık, en önce 23 Ağustos’ta bir ziraat mühendisi ve bir ziraat teknikerini tüm haklarını vererek işten çıkarttıklarını, aynı günün akşamında kalabalık bir işçi grubunun işletmenin çıkışını kapattığını söylüyor.
İşten çıkarmaların sendikalaşma ile ilgili olmadığını iddia eden Salık, fiil yaparak iş yeri giriş çıkışını kapatan kişilerin kameradan tespit edilerek işten çıkarıldığını aktarıyor:
“Bu dostlar işletmemizin giriş çıkışını kapatarak, ortalama 2 saat buradan servislerin çıkmasını engellediler, içerideki misafirlerimizin dışarı çıkmasını ve dışarıdan girişleri engellediler. Ikimiz de bir sonraki gün bunların işlerine son verdik. Bugün gene benim işletmemin önü kapatılsın, ben onları da çıkarmak zorundayım, burada her aklına esen giriş çıkışı mı kapatacak?”
“Videoda kim işletmenin giriş çıkışını kapattıysa, kim kabahat işlediyse yalnız o insanları çıkarttık. Hatta videoda isim benzerliğinden bir bayanı yanlışlıkla çıkarmışlar, onu geri aldık, videoda olanı çıkardık. Biz orada kim sendikalıydı, kim değildi bilmiyoruz.”
Ziraat ve hayvancılıkta bin çalışanı olan Agrobay için “39 kişinin tazminatına göz koyacak kadar minik bir şirket değil” diyen Salık, mevzunun hukuka taşındığını ve 46. Maddeyi kaldırarak tazminatların ödenmesi sonucu çıkarsa, tazminatların ödeneceğini belirtiyor.
İş yeri önündeki eylemde 1,5 yıl ilkin tüm haklarını alarak işten çıkarılmış bir kadının da bulunduğunu söyleyen Salık, “sorun işçi hakları değil” diyor:
“Marjinal grupların gölgesi altında tamamen bir karalama kampanyası sürüyor. Gelen grupların içinde iki tane işçi var, geri kalanların hepsi başka insanoğlu. Bu işçi meselesi değil.”
İş yerinde güvencesiz emek harcama iddialarını yalanlayan Salık, işçilerin tertipli sıhhat kontrolünden geçtiğini ve tüm iş kazalarının kayıt altına alındığını belirtiyor:
“Hak bu şekilde aranmaz, yargıya gidilir. Çoğumuz biliyoruz ki işçi aslına bakarsan bu ülkede 1-0 önde başlıyor. İyi niyetli bir insan arabulucuya gider, sizinle konuşur, eğer olmazsa davaya gider. Fakat bunların niyetleri oldukca başka. Burada birileri kahraman olmak istiyor, birileri de kolaydan para almak istiyor fakat bu işler o şekilde kolay değil. Biz burada gece gündüz çalışıyoruz.”
İçeride halen 400 mavi yakalı ve 70 beyaz yakalı çalışan bulunduğunu söyleyen Salık, “Burası 22 senedir çalışan, oldukca fazla emekli vermiş bir işletme. Ben burada büyüdüm, benim çocukluğumdan beri hala burada çalışan bayanlar var” diyor.

Kaynak, Ziraat-Sen
Kod 46 ne anlama geliyor?
Kod 46 ile işten çıkarılan işçiler İşkur’dan işsizlik maaşı alamıyor; işverenin kıdem ve suç duyurusu tazminatı ödemesi gerekmiyor.
Ek olarak Kod 46 ile işten çıkarılan bir işçi, başka bir yerde iş aramak istediğinde türlü zorluklarla karşı karşıya kalıyor.
Karabulut, yalnız içeride kalan haklarını ve kod 46’nın düzeltilmesini istediğini söyleyerek, “Psikolojim oldukca bozuldu, çıktığımda kendime geldim. İşe asla dönmek istemiyorum” diyor.
Agrobay işçileri, Kod 46’nın geri çekilmesini talep ederken, işveren ise bu sonucu mahkemenin vereceğini söylüyor.
[ad_2]
İyi Haber

