[ad_1]
Kaynak, Getty
Can Atalay
Anayasa Mahkemesi (AYM), 14 Mayıs’ta meydana getirilen genel seçimlerde Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili seçilen avukat Can Atalay’ın tahliye ve hakkında yargılamanın durdurulması istemini görüştü.
Mahkeme AYM, Atalay’ın başvurusunu Genel Kurul’a sevk etti. Genel Kurul’un ne süre toplanacağı ve dosyayı ele alacağına dair izahat yapılmadı.
TİP, Yargıtay tarafınca Seyahat Parkı Davası’nda almış olduğu 18 yıl hapis cezası onanan, Can Atalay için hakkaniyet yürüyüşü başlatmıştı.
Yürüyüşe; Atalay’ın anası Şükran Atalay, babası Mustafa Atalay, amcası Abdurrahman Atalay ile aile üyeleri katılmıştı.
Atalay’ın yakınları, topluma, “demokrasiye, cumhuriyete ve Seyahat’ye haiz çıkma’ çağrısı yapmıştı.
Atalay’ın babası Mustafa Atalay, Hakkaniyet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek “Siyasiler artık elini bu davadan çeksin, yargıyı bağımsız bıraksınlar” demişti.
Karşıcılık partileri ve Can Atalay’ın avukatları, Marmara (Eski adıyla Silivri) Cezaevi’nde bulunan Atalay’ın milletvekili seçildiği tarihten itibaren özgür bırakılması icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor.
Atalay’ın avukatları, Anayasa’nın milletvekillerine yasama dokunulmazlığı getiren 83. maddesine dayanarak, seçim sürecinin peşinden müvekkillerinin tahliyesi ve hakkında yargılamanın durması istemiyle Yargıtay’a başvuruda bulunmuş sadece Yargıtay bu talebi reddetmişti.
Bunun üstünde Atalay, avukatları vesilesiyle AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu.
Anayasa’nın 83. maddesinde “Seçimden ilkin yada sonrasında bir kabahat işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin sonucu olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz” ifadesi içeriyor.
Aynı maddede, “Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden ilkin soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır” cümlesi de bulunuyor.
Anayasa’nın 14. maddesi ise şu şekilde:
“Anayasada yer edinen hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”
Hakkaniyet Bakanı Yılmaz Tunç ise daha ilkin yapmış olduğu açıklamalarda, TBMM Başkanlığı’nın, Yargıtay’dan gelecek sonuca gore hareket edeceğini söylemişti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise Atalay’la ilgili bir soruya şu yanıtı vermişti:
“Can Atalay’la ilgili Meclis’in tavrı ortadadır. Milletvekillerinin yemin etmiş olduğu gün Can Atalay adı okunmuştur. Sonrasında Meclis’te insan hakları seyretme komisyonu kurulduğunda bağımsızlara düşen üyeliklerden birisi Can Atalay’a verilmiş, bu mevzuda partilerin tamamı bir anlayış birliği içinde olmuştur. Burada Meclis kendisini mahkeme yerine koyacak da değildir.
“Mahkeme kararını verecek, tutukluluk halini kaldıracak ve yemin etmesi ve sonraki yasal süreçlerin devam etmesi mümkün olabilecektir.”
[ad_2]
İyi Haber
