[ad_1]
Kaynak, Reuters
- Yazan, Paul Kirby
- Unvan, BBC News
Azerbaycan ordusunun 120.000 Ermeni’yi barındıran Dağlık Karabağ’ı teslim olmaya zorlaması bir tek 24 saat sürdü.
Cenup Kafkasya’nın bu bölgesinde yaşayan insanlara bundan sonrasında nasıl biteceği sorusu giderek artan bir kaygı deposu.
Azerbaycan’ın tüm vaatlerine karşın, buradaki Ermeniler geleceklerinden, bölgeyi terk etmeye zorlanıp zorlanmayacaklarından ya da başlarına daha fena bir şey gelmesinden korkuyorlar.
Gazeteci Siranuş Sargisyan bölgenin başkentinde (Stepanakert/Hankendi) birkaç sığınma merkezini ziyaretinden sonrasında gönderilmiş olduğu mesajda “yiyecek hiçbir şey olmadığını” söylemiş oldu.
“Burada kalmak isteyen kimseyi görmedim. Oğullarını önceki savaşlarda kaybeden yaşlı akrabalarım var; onlar burada ölmek istiyor. Fakat bir çok insan için, benim kuşağım için, bu aslına bakarsanız dördüncü savaşları.”
Petrol zengini Azerbaycan sivil halkı rahatlatmak için elinden geleni yapıyor; besin, yakıt ve “tekrardan entegrasyon” sözü veriyor.
Bölgede yaşayanlar ayrılmaya zorlanmayabilir fakat kalmak için de pek istekli değiller.
Bu hafta Azerbaycan ordusu, Azerbaycan’ın Hankendi, Ermenilerin Stepanakert adını verdiği şehre doğru ilerlerken pek fazlaca sivil köylerden firar etti. “Akrabalarına ne işe yaradığını bilmiyorlar” diyor Sargisyan.
Sovyetler Birliği’nin çöküşünden bu yana buradaki savaşlarda on binlerce insan yaşamını yitirdi. İlk harp Ermenistan’ın bölgeyi işgal etmiş olduğu 1992-94 yılları aralığında yaşanmıştı.
Internasyonal kamuoyu Dağlık Karabağ’ı Azerbaycan’ın bir parçası olarak görüyor.
Bu hafta Azerbaycan ordusunun bölgeye girmesiyle minimum 200 şahıs daha yaşamını yitirdi.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ Ermenilerinin artık “nihayet rahat bir nefes alabileceklerini” söylüyor. Sadece bu şimdilik fazlaca uzak görünüyor.
Karabağ’da, 30 senedir tek bir aile tarafınca sıkı bir halde yönetilen ve cumhurbaşkanının bölge liderlerini “kan emici sülükler” olarak adlandırdığı bir ortamda Bakü hükümetine karşı itimat problemi var.
Geçen senenin sonunda Azerbaycan, Dağlık Karabağ ile Ermenistan’ı birbirine bağlayan ve Laçin Koridoru olarak malum tek yola kuşatım uyguladı.
Karabağ’dan ayrılmak isteyen Ermenilerin sayısı artarsa bu yol önümüzdeki süreçte kilit ehemmiyet kazanacak.
On seneler süresince kendi tv kanalları, üniversitesi ve diliyle ayrılıkçı bir bölge olan Karabağ, şimdi kendisini çevreleyen Azerbaycan’a dahil olacak.
Azerbaycan bir tek 50.000 kişinin etkileneceğini korumak için çaba sarfediyor, sadece Sarkisyan gerçek sayının şu anda 110.000 bulunduğunu tahmin ediyor.
Ortalama 5.000 şahıs mahalli havaalanı yakınındaki Rus sulh gücü üssüne sığınmış durumda.
Internasyonal fikir kuruluşu Carnegie Europe’dan Kafkasya uzmanı Thomas de Waal bu insanların akıbeti mevzusunda giderek daha çok endişelendiğini belirtiyor ve ister barışçıl ister kanlı olsun, gerçek bir etnik temizlik tehdidi olduğuna inanıyor.
Waal, “Hanımefendiler ve çocuklar için hiçbir mesele olmayacak. Sadece aslolan sual, tabanca altında olan ya da Azerbaycan’a karşı savaşmış olan erkeklerle ilgili” diyor ve bunların muhtemelen Karabağ nüfusunun çoğunluğunu oluşturduğunu belirtiyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 40.000 aileyi yerleştirmek için planlar yapmış oldu bile. Paşinyan Azerbaycan’ı Dağlık Karabağ’da etnik temizlik yapmakla suçlasa da, şimdilik sivil halkın “direkt bir çekince” ile karşı karşıya olmadığı değerlendirmesi yapıyor.
Azerbaycanlı yetkililer, silahlarını bırakan savaşçıları yargılamama sözü vererek bir tür af çıkarmayı düşünüyor.
Sadece cumhurbaşkanı yardımcısı Hikmet Hacıyev BBC’nin Azerice servisine yapmış olduğu açıklamada “Bu, Birinci Karabağ harbinde kabahat işleyenleri kapsamayacak” dedi.
Azerbaycan’ın elinde 2020 ve öncesinde harp suçlarından görevli tuttuğu kişilerin listeleri olduğu düşünülüyor.
Ameliyat için Ermenistan’a giden 68 yaşındaki bir adam, Temmuz ayında Kızıl Haç tahliyesi esnasında 1992’de harp suçu işlediği şüphesiyle tutuklandı. Ailesi bu iddiaların gerçek dışı bulunduğunu söylüyor.
Cuma günü toplumsal medyada paylaşılan görüntülerde, Karabağlıların 2020 harbinde ölenlerin portrelerini bir açık hava sergisinden kaldırdıkları görüldü.

Kaynak, RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞI
Binlerce Karabağlı Rus sulh gücü üssüne sığındı
İki caydırıcı unsur
Waal iki mühim caydırıcı unsurun etnik Ermenilerin göçünün ölümcül bir hal almasını engelleyebileceğine inanıyor.
Bunlardan biri iki internasyonal grubun ihtimaller içinde müdahalesi: Kızıl Haç ve 2002 savaşından sonrasında Karabağ’da konuşlandırılan 2000 kişilik Rus sulh gücü.
Siranuş Sarkisyan sulh güçlerine pek güvenmiyor: “Rusların hiçbir şey yapmayacağını biliyorum. Evlatların yaşamını kurtarıyormuş şeklinde yapacaklar fakat bizi korumak için hiçbir şey yapmayacaklar.”
İkinci unsur ise Azerbaycan’ın Batı’daki imajını fazlaca önemsemesi.
Azerbaycan, mahalli nüfusu göçe zorlamak şeklinde bir planları olmadığı mevzusunda ısrar ediyor ve Perşembe günü mahalli liderlerle yapmış olduğu ilk görüşmelerde bölgede yaşayan Ermenilerin topluma “tekrardan entegrasyonu” mevzusuna odaklandığının altını çiziyor.
Azerbaycan’ın İsveç Büyükelçisi Zaur Ahmadov, 1990’ların başlangıcında yurttaşlarının evlerinden sürüldüğünü hatırlatıyor ve “Biz hiçbir süre etnik temizlik istemedik” diyor.
Sovyetler Birliği dağılırken Ermenistan’da yaşayan yüz binlerce Azeri bu ülkeden kovulmuş ve her iki tarafta da katliamlar yaşanmıştı.
Büyükelçi, Karabağ halkının daha geniş nüfusa dahil edilmesinin tamamen mümkün olduğuna ve kültürel, eğitimsel ve dini haklarının sağlanabileceğine inanıyor.
Halihazırda 30.000 Ermeni’nin Karabağ haricinde evlilikler yapmış olup Azerbaycan’da yaşadığını söylüyor.
BBC’ye demeç veren büyükelçi, “Tam normalleşme birazcık süre alacak. Sadece besin dolu kamyonlar Hankendi’ye çoktan nakledildi; gelecek günlerde yakıt ikmali ve anaokulları şeklinde altyapının restorasyonu yapılacak” dedi.
Azerbaycan güçlerinin bölge başkentinin dış mahallelerinde konuşlandığı ve Karabağ ordusunun silahsızlandırılmasının hemen hemen tamamlanmadığı bir dönemde bu iyimser bir perspektif.
Bu gerçekleşir gerçekleşmez Azerbaycanlılar devreye girecektir.
Bölgesel Araştırmalar Merkezi Başkanı Richard Giragosyan, işte o noktada mahalli halkın tamamen Azerbaycan’ın vaatlerine bağlı hale geleceğini söylüyor.
“Karabağ Ermenileri için aslolan mesele, bir tek Azerbaycan’ın değil, Rusya’nın sulh güçlerinin de güvenlik garantisi vermemesi” diyor.
Sonucunda Karabağ’ın adam nüfusunun ayrılmasına izin verileceğine inanıyor bundan dolayı internasyonal kamuoyunun gözü bölgenin üstünde.
Sadece o da herhangi birinin Azerbaycan toplumuna entegre olmaya ikna edileceği mevzusunda oldukça kuşkulu.
Siranuş Sargisyan, “Bizi entegre etmek istediklerini iddia ediyorlar. Fakat bizi buradan silmek istiyorlar” diyor.
[ad_2]
İyi Haber

