[ad_1]
Kaynak, Getty Images
Hamas, İsrail’e yönelik son yılların en büyük saldırısını gerçekleştirmiş oldu. İsrail ordusu “cenk durumu alarmı” duyuru etti. Saldırıda Gazze’den İsrail tarafına binlerce roket atılırken, oldukça sayıda silahlı militan da İsrail topraklarına girdi.
İsrail Başbakanı Binmyamin Netanyahu “Savaştayız ve biz kazanacağız” dedi. İsrail ordusu, saldırılar esnasında asker ve sivillerin rehin edildiğini söylemiş oldu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlemiş olduğu saldırılar da da yüzlerce şahıs öldü.
Bu sertlik, onlarca senedir devam eden mücadelenin son dışa vurumu oldu.
İsrail-Filistin çatışması iyi mi başladı?
Kaynak, Getty Images
20. yüzyıl başlarında Beytüllahim şehri
Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmesinin peşinden Filistin toprakları olarak malum bu bölgenin kontrolü İngiltere’nin eline geçti.
Burada Arap çoğunluğun yanı sıra, Yahudi azınlık da yaşıyordu.
Internasyonal cemiyet Filistin’de Yahudiler için bir “ulusal yurt” kurma görevini İngiltere’ye verdiğinde iki halk arasındaki gerilim arttı.
Yahudiler buranın kadim toprakları bulunduğunu savunurken, Filistinliler buna karşı çıkıyordu.
1920’ler ve 40’lar içinde, birçoğu Avrupa’daki zulümden kaçan ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki soykırımdan sonrasında bir vatan arayan Yahudilerin sayısı arttı.
Yahudiler ve Araplar arasındaki şiddetin yanı sıra İngiliz yönetimine karşı da sertlik arttı.
1947’de Birleşmiş Milletler (BM), Filistin’in ayrı Yahudi ve Arap devletlerine bölünmesini ve Kudüs’ün BM nezaretinde hususi statülü ayrı bir kent olmasını oyladı.
Bu plan Yahudi liderler tarafınca kabul edildi, sadece Araplar reddettiğinden hiçbir süre uygulanmadı.
İsrail’in kuruluşu ve ‘Nakba’

Kaynak, Getty Images
Yahudi yeraltı örgütü Haganah üyesi bir militan 1948’de “İsrail Bağımsızlık Savaşı” başlamadan ilkin
Problemi çözemeyen İngiliz yönetimi 1948’de ülkeyi terk etti. Yahudi liderler İsrail devletinin kurulduğunu duyuru etti.
Karar, son İngiliz birliklerinin bölgeyi terk etmiş olduğu 15 Mayıs’ta yürürlüğe girdi.
Birçok Filistinli buna karşı çıktı ve cenk başladı.
Yüz binlerce Filistinli topraklarını terk etmek mecburiyetinde bırakıldı ya da evlerinden zorla çıkarıldı.
Harbe komşu Arap ülkeleri de dahil oldu ve askeri birlikleri bazı bölgeleri işgal etti.
Çatışmalar ertesi yıl ateşkesle sona erdiğinde İsrail bölgenin çoğunu denetim ediyordu.
İsrail’in kurulması, Avrupa’dan ve Yahudilerin yaşamış olduğu Arap ülkelerinden bu topraklara büyük bir Yahudi göçüne yol açtı.

Kaynak, Getty Images
Mart 1948’de Arap birlikleri Yahudi Haganah savaşçılarına karşı savaşırken
İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi nedir?
Ürdün, batısında yer edinen ve Batı Şeria olarak malum toprakları işgal etti. Burası Ürdün Nehri’nin batı kıyısında yer ediniyor ve şimal, batı ve güneyden İsrail ile çevrili bir bölge.
Mısır ise sınırında ufak bir kıyı bölgesi olan Gazze Şeridi’ni işgal etti.
Kudüs şehri, Batı’da İsrail kuvvetleri ve Doğu’da Ürdün kuvvetleri içinde bölünmüştü.
Hiçbir süre bir sulh anlaşması yapılmadığı için sonraki yıllarda daha çok cenk ve çatışma yaşandı.

Kaynak, Getty Images
İsrail birlikleri 1967’deki 6 Gün Savaşı’nda ele geçirdiği Doğu Kudüs’e girerken
1967’de İsrail, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’nın yanı sıra Suriye’ye ilişik Golan Tepeleri, Gazze ve Mısır’a ilişik Sina yarımadasının büyük bölümünü işgal etti.
Filistinli mültecilerin bir çok ve onların evlatları Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra komşu Ürdün, Suriye ve Lübnan’da yaşıyor.
İsrail, bu insanların topraklarına dönmelerine izin vermedi – İsrail bunun Yahudi devleti olarak varlığını tehdit edeceğini söylüyor.
İsrail hala Batı Şeria’yı işgal altında tutuyor. Gazze’den çekilmesine karşın, BM bu toprak parçasını hala İsrail tarafınca işgal edilmiş toprakların bir parçası olarak görüyor.

Kudüs Filistin’in mi İsrail’in mi?
İsrail, Kudüs’ün tamamının başkenti bulunduğunu iddia ederken, Filistinliler Doğu Kudüs’ün gelecekteki bir Filistin devletinin başkenti bulunduğunu söylüyor.
ABD, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan azca sayıdaki ülkeden biri olmakla beraber, şehrin nihai statüsünün görüşme edilmiş bir antak kalma yöntemiyle belirlenmesi icap ettiğini söylüyor.
Geçtiğimiz 50 yıl içinde İsrail, 600.000’den fazla Yahudi’nin yaşamış olduğu bu bölgelerde yerleşim bölgeleri inşa etti.
Bir çok devlet ve internasyonal müessese tarafınca desteklenen Filistinliler bu yerleşimlerin internasyonal hukuka aykırı bulunduğunu söylerken, İsrail bunu reddediyor.

Kaynak, Getty Images
Filistin bir ülke mi?
BM 2012 senesinde Filistin’i “üye olmayan gözlemci devlet” olarak tanıma sonucu aldı.
“Gözlemci tüzel yapı” statüsünden “gözlemci devlet” statüsüne geçiş, Filistinlilerin Genel Kurul tartışmalarına katılmalarını ve BM kuruluşlarına ve öteki organlarına üyelik şanslarını artırmalarını sağlamış oldu.
BM oylaması bir Filistin devleti yaratmasa da, 193 BM Genel Kurul üyesinin yüzde 70’inden fazlası Filistin devletini tanıyor.
İsrail ile Doğu Kudüs, Gazze ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler içinde gerilim çoğu zaman yüksek seyrediyor.

Kaynak, Getty Images
Gazze Şeridi’nde İsrail sınırına yakın bir yerde protestocular üstüne İsrail askerleri göz yaşartıcı kapsüller fırlatıyor – 2018
Gazze’yi kim yönetiyor?
Gazze, İsrail’le birçok kez savaşmış olan Hamas tarafınca yönetiliyor.
İsrail ve Mısır, Hamas’a tabanca sevkiyatını engellemek için Gazze sınırlarını sıkı bir halde denetim altında tutuyor.
Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinliler İsrail’in eylemleri ve kısıtlamaları sebebiyle problem yaşıyor. İsrail ise kendisini Filistinlilerin sertliğinden korumaya çalıştığını söylüyor.
Temel problemler neler?
İsrail ile Filistinliler içinde ihtilaf sebebi olan birçok mevzu var: Filistinli mültecilere nasıl sonuçlanacağı, işgal altındaki Batı Şeria’da Yahudi yerleşimlerinin kalıp kalmayacağı, iki tarafın Kudüs’ü paylaşıp paylaşmayacağı ve – kim bilir en zor olanı – İsrail’in yanında bir Filistin devletinin kurulup kurulmayacağı benzer biçimde problemler.
Sulh görüşmeleri ortalama otuz senedir aralıklarla devam ediyor, sadece şimdiye kadar çatışmayı çözemedi.
Gelecek ne getirecek?
Sorunların öngörülebilir bir gelecekte çözüleceğine dair hiçbir işaret bulunmuyor.
Donald Trump’ın başkan olduğu dönemde ABD tarafınca hazırlanan son olarak sulh planını İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “yüzyılın anlaşması” olarak nitelendirmişti.
Sadece Filistinliler bunu İsrail lehine tek taraflı bir antak kalma olarak görmüş oldu ve hiçbir süre hayata geçemedi.
Gelecekte yapılacak herhangi bir sulh anlaşması için her iki tarafın da karmaşık sorunları çözme iradesini göstermesi gerekecek.
[ad_2]
İyi Haber

