[ad_1]
İSTANBUL (İGFA) – Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sulh Metin, imsonia (uykusuzluk) hakkında data vererek, imsonianın uykuya dalma, uykuyu sürdürme bozukluğu olarak tanımlanabildiğini söylemiş oldu.
Prof. Dr. Sulh Metin, imsoniaya yol açan onlarca hastalık bulunduğunu, bunlardan en sık görülenin ise gece gündüz uyanıklık ritminin bozulması bulunduğunu belirterek, “Düzensiz uyku ve uyanıklık saatleri var ise, bu insanların gece uykuya dalmalarını zorlaştırabilir. Bunun yanında huzursuz bacak sendromu da uykuya dalmayı güçleştirebilir. Gene bazı insanların uyumak ile ilgili aşırı endişesi var ise bu kaygı ve kaygı durumu da uykuya dalmayı zorlaştırıyor. Bunlar haricinde depresyon ve kaygı bozuklukları olan hastalar ruhsal problemlerinden dolayı uykuya dalma güçlükleri çekebiliyorlar. Uyku hijyeni dediğimiz uyku ile ilgili bazı genel kurallara dikkat etmemekten kaynaklı olan uyku bozuklukları da görülebiliyor. Mesela akşam saatlerinde aşırı çay kahve tüketimi uykuyu bozabiliyor.” dedi.
ELEKTRONİK CİHAZLAR DA UYKUYU OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİYOR
Uykusuzluğun fazlaca yaygın bir durum bulunduğunu da dile getiren Prof. Dr. Metin, “Uyku hijyenini etkileyen en mühim unsurlardan biri elektronik cihazlar. Elektronik cihazlar günlük yaşamımıza daha fazlaca girdi. Artık insanoğlu yatağa girmiş olduğu süre tablet ve telefon ile uğraşıyorlar. Bu da aşırı miktar ışık maruziyetine niçin oluyor ve uykuya dalmayı güçleştiriyor.” diye konuştu.
Uyku ve uyanıklık saatlerine daha azca dikkat edildiğini de kaydeden Prof. Dr. Metin, “Bu da gece uykuya dalmayı zorlaştırıyor. İyi ve kaliteli uyku uyumak için çoğu zaman aynı saatlerde yatıp aynı saatlerde kalkmak gerekiyor. Eğer bu düzeni bozarsak geceleri uykuya dalmakta zorlanabiliriz.” dedi.
Reçetesiz satılan uyku ilaçlarına değinen Prof. Dr. Metin, içlerinde zararsız olanların bulunduğunu sadece reçeteli yada reçetesiz uyku ilacı fazlaca önermediğini, hekim tavsiyesi olmadan uyku ilacı kullanılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Uyku problemlerine kalıcı çözüm getirmenin mümkün olmadığına vurgu icra eden Prof. Dr. Metin, “Eğer kişinin uykuya dalma yada sürdürmesini engellemiş olan fazlaca belli bir ruhsal yada psikiyatrik hastalığı yoksa, bu tip durumlar ilaç ile tedavi edilebiliyor. Bunların dışındaki uyku problemlerinde genel olarak ilaçlardan daha fazlaca uyku ve uyanıklık ritminin düzenlenmesi ve uyku hijyenini bozan faktörlerden kaçınılmasını öneriyoruz. Şundan dolayı uyku ilaçlarının tesiri kısa sürelidir, bugün uyumanıza destek olan bir ilaç 1-2 ay sonrasında sizi uyutmayabilir. O yüzden hayatınızı düzenlemek, belirli saatlerde uyumak ve uyanmak, akşam saatlerinde uyarıcı almamak, gündüz uzun uykulardan kaçınmak, öğlen geç saatlere kadar uyumaktan kaçınmak benzer biçimde seviye sağlayıcı etkenler uykuya dalmakta daha kalıcı çözümler sunuyor.” diye konuştu.
ÇOK FAZLA ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİNDEN KAÇINMAK GEREK
Uyku problemleri için alternatif tedavi modelleri bulunduğunu da söyleyen Prof. Dr. Sulh Metin, “Biz uyku problemi yaşayan hastalarımıza aslına bakarsak ilaçtan fazlaca ilk olarak davranışsal eğitimler veriyoruz. Kişiye destek olarak ilaç da verebiliyoruz fakat bunlar kısa süreli oluyor. Bir hastamıza ‘uyku ilacını al aylarca kullan’ dediğimiz fazlaca ender oluyor. Genel anlamda uyku hijyenine sebep olan sebepleri ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.” dedi.
Prof. Dr. Metin, fazlaca fazla çay ve kahve tüketiminden kaçınmak, yatakta uyku haricinde uykuyu bozabilecek tablet, telefon vb. elektronik cihazları kullanmaktan kaçınmak ve eğer uyuyamıyorsak yatakta fazlaca kalmamak icap ettiğini de söyledi.
[ad_2]
İyi Haber
